Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '14

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
900
 

Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi Öğrencisi Muhammed Kesimal ile..

Gazi Üniversitesi  Kamu Yönetimi Öğrencisi Muhammed Kesimal ile..
 

Muhammed Kesimal


GAZİ ÜNİVERSİTESİ   KAMU YÖNETİMİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ MUHAMMED  KESİMAL “ BEN KİTAP OKUMAKLA   GELİŞTİĞİMİN FARKINA VARDIM” 

SORU- Bize kısaca  kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?   

MUHAMMED KESİMAL- 1993 Yılında Rize’nin Ardeşen ilçesinde doğmuşum. İlkokulu Seslikaya ilköğretim okulunda okudum. Liseyi Pazar Necat Sağbaş Anadolu Lisesinde okuyup  2011 yılında mezun oldum. 1 sene çeşitli alan ve dallarda kendimi geliştireceğim çeşitli sosyal faaliyetlerle uğraştım. Bu çabaların meyvelerini de 2012 yılında Gazi Üniversitesini kazanarak elde ettim.

SORU- Üniversiteyi kazandığınız zaman neler hissetiniz ?

MUHAMMED KESİMAL -Üniversiteyi kazandıktan sonra kendimle daha fazla iletişim kurmaya ve kendimi geliştirmeye başladım.Boş zamanlarımı genelde kitap okuyarak ve yürüyüş yaparak geçiririm.

SORU- Kitap okur musunuz ? Kitap okumanın sizin gelişiminize ne katkısı oldu?

MUHAMMED KESİMAL- Kitap okumanın insanın değerini karşı tarafa iletmesini sağlayan en güzel yol olduğunu öğrendim..Kendi kültürümü Ankara’ya anlatıyorsam bunun sebebi kitaptır...

SORU- Kendinizi geliştirme konusunda ne gibi çaba harcamaktasınız ?  

MUHAMMED  KESİMAL- Benim için öncelik hayallerimin içinde yaşayan durumları kendi hayatımda gerçekleştirmek... Bu ilk yolu Üniversite olduğu için ilk seçimimi doğru yaptım.. İstediğim,düşündüğüm,tavsiye aldığım her şeyin ortak noktasıdır.

SORU – GAZİ Üniversitesi öğrencisi olmak nasıl bir duygu?

MUHAMMED KESİMAL- Gazi Üniversitesi.Benim için kitap eşittir dildir. Beni bu görüş iteleyen ecdadımdır. Ecdadımızın bize bıraktığı en büyük mirastır.

SORU- Gazi üniversitesi kazanınca kitap okuma isteğiniz daha da arttı öyle mi ?

MUHAMMED  KESİMAL- Durum böyle olduğu zaman kitap okumayı sevmemek mümkün mü? . Onlar gibi büyük zaferlere imza atmak istiyorsak kitap ve kitap okumaya benzer aktivitelere yönelmek zorundayız. Tarih mirasımızı binlerce kitaplara sığdıramıyorsak, kitabı okumama gibi bir lüksümüz olabilir mi?. Bilgi dağarcığımız genişleyip bize etkisi olmama gibi bir istisna olamaz. Olayları çözümlememiz daha kolay ve çözümlememizi daha çok tat alarak yaparız.

SORU- hangi yazarları okursunuz?

MUHAMMED KESİMAL- Bu yolda kitabın yanında örnek alıp uyguladığımız kişiler ve yazarlarımız var. Başta Turan Yalçın olmak üzere Mümin Sekman, Erdal Demirkıran vs.. eğer başarmak , inanmaktan geçiyorsa olaya da böylede yaklaşabilirim. İnanmak, güvendir. Güvende bilgisiz olanın içinde değil bilgisi içinde kıpır kıpır dışarı çıkmak için can atanda olur. Bunlara sahip olmak istiyorsam kitap okurum ve kendimi ifade etmekte içimdekileri dışarı net bir şekilde yansıtabilirim.

SORU – Arkadaşlık   seçiminde neye dikkat edersiniz ?

MUHAMMED KESİMAL- Arkadaşın  kelime anlamından yola çıkacak olursak arkanda duran mert canın pahasına feda edebileceğin birçok şeyin olduğu yoldaşlıktır arkadaşlık. Son bir yarım kuru ekmeğini düşünmeden verebilendir arkadaş.  imtiyaz gösteren, şüphe duymadan düşüncelerini veren ,şüphesizce düşüncelerimi alan kişidir arkadaş. İmana sadık,  vatan için göğsünü yanında siper edebilen ,boş vakitlerle kendini avutup beni boşluğa iten değil , sonsuzluğa ulaştırmak için beraber çabalamak isteyendir. En zor yolda ; çevrilmesi güç ,düşünülmesi zor, elinin kolunun bağlı olduğu bir anda tutunabileceği bir dal arıyor insan… bilgi paylaştıkça artar. Para paylaştıkça tadı çıkar. Eğer bu ikisini doğru bir şekilde yaparsak arkadaşlığımız dostluğa dönüşür

SORU- Lise  ve Üniversite arasında ne farklar gördün? .

MUHAMMED KESİMAL- Lise, hayatımızın bazı dönemlerini göremediğimiz bir evreydi.  Bu zorunluluklara sebep olan en büyük problem aile baskısıdır. Farkında olmadan kendimizi olgunlaştırır ya da olgunlaştığımızı zannettiğimiz bir dönemdir. Üniversite aslında hayata ikinci kez başladığımızı hissettiren başka bir evredir. Rahatlık bilgi peşinde koşmayı açık yüreklilik ve cesurca olaylara yaklaşmamızı sağlar. Şöyle bir sözle bitirmek istiyorum veya farkı bir kelimeyle anlatmak istiyorum. Lise, hayata dahi bilgileri elimize verir. üniversite ise lise de verilen bu bilgiyi uygulamamızda bir araçtır . insanın doğum büyüdüğü yer üniversite tahsilini gördüğü yerden tamamen farklıdır.

SORU-Memleketiniz Rize ile Ankara arsında ne gibi farklar gördünüz?

MUHAMMED KESİMAL-  Rize yaşanılması kolay kazanılması zor bir şehirdir. İnsanlar dışa bağlı kalmayıp kendi ihtiyaçlarını kendi ürettikleriyle karşılarlar. Havası serttir. İnsanı merttir. Farklı bir pencereden bakacak olursak fıkralarıyla , tulumuyla kemençesiyle doğal hal ve hareketleriyle özgün düşünceleriyle misafirperverlikleriyle Türkiye’nin kardeşliğine kardeşlik katar. Ankara’nın o güzelim misket havaları , ayazıyla insanları dinç tutan , gelişmişliğiyle üstünde yaşayan insanlara başka yerleri özendirmeyen bir efsanedir Ankara . Rize memleketim olmasına rağmen, Ankara memleket havası vermektedir bana. Sonuç olarak Ankara’nın kültürel zenginliğine benimsememle beraber Ankara bende hoş bir kültürel canlılık oluşturmuştur. Ankara’yı severim ama Rize aşığıyım .

Teşekkür ederim 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1083
Toplam yorum
: 342
Toplam mesaj
: 293
Ort. okunma sayısı
: 1517
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1967 Tokat'ın  Pazar ilçesi doğumluyum. İşitme engelliyim. İstanbul Üniversitesi iktisat Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster