Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
329
 

Gençlerimizi geleceğimizi kurt-aralım!

Bizler 80 kuşağıyız. Bir zamanlar esen sağ-sol rüzgarı; eserken şiddet, kan, ölümler getirmişti.Kardeşi kardeşe düşüren bu rüzgar son yıllarda yeniden esmeye başladı. Hayatımız diziler oldu. Akşamları dizi dizi diziler hangi dizi bizim hayatımızı gizler bilinmez.Ama bildiğim şu ki;geçen yıllarda "Kurtlar vadisi"ile başlayan her biri ayrı bir Polat Alemdar havasıyla gezen gençler yetişti. Şiddet, ölüm, çatışma. kim daha güçlü,kim daha yürekli gibi boş düşünceler dolaşır oldu kafalarda.

Kim bilir kaç kişinin canı yanıyor bu düşünceler uğruna duyduğumuz duymadığımız. Sonuçta acı çekenler ve cebini dolduranlar gibi taraflar oluşuyor. Yaptıkları bu dizilerden ,bun unla da yetinmeyip olayı beyazperdeye taşıyarak,gişe rekorları kıran filmlerden cebini dolduranlar sorumlu değil mi?

Bu konuda tek suçlu diziler dizi kahramanları filmler mi?Çocuklarıyla birlikte hiç tereddüt etmeden bu dizi ve filmleri izleyen ve izleten aile büyüklerinin hiç suçu yok mu sizce?Dizilerdeki şiddeti onayladığım düşünülmesin sanki, ama onaylamadığım bir diğer konu ailelerin,okul idaresi ve devlet büyüklerinin tutumu.

Çocuklarımızın okula gidiş gelişleri,giyim tarzları,ceplerindeki kelebek bıçakları dizi kahramanlarını örnek alan tavır ve konuşmaları yaparlarken aile büyükleri neredeler?

Okul yönetimi çocukları ve aileleri uyarma açısından acaba kaç aileye daha öncesinde uyarıda bulundu?Ama aynı idare bir ölüm olayı sonrasında aileye ve çocuğa ikazda bulunarak “çocuğunuzu 3-4 gün okula göndermeyin” diyebiliyor. Bunun için geç kalınmadı mı?Neden öncesinde uyarmadılar,hem ölen tarafın hem öldüren tarafın canları yandı.Okullardaki rehberlik öğretmenleri bu konuda çocuklarımıza eğitim veremez mi?

Bizim dönemimizde sağ-sol çatısmasını anımsıyorum da...Evlerin duvarları ideolojik yazılarla dolardı.Sağ sol hakkında çeşitli bilgi ve konular konuşulur tartışılırdı. Şimdilerde gençlerin aşk sözcükleri ve kalp resimleri süslüyor duvarlarımızı. Sev-Gençler yetiştiriyoruz. Hani o özlemini duyduğumuz umut bağladığımız gençlerimiz nerede? Hayatı sorgulayan,topluma yön veren,bizi ileriye götürecek gençliğimiz, çocuklarımız ,geleceğimiz nerede?

Bugün bu yazıyı bana yazdıran sebep son zamanlarda yakın arkadaşlarımın yaşadıklarıydı. Geçen yıl arkadaşım oğlunu okulun kapanmasına iki ay kala başka şehire gönderdi, dün de uzaktan akraba sayılan yakınımın 20 yaşındaki oğlu öldü.

Soruyorum suçlu kim?Aile çocuğuna fazla mı rahat davrandı,yayınlanan dizilerle tv.mi, izin veren yayıncılar mı ?Avrupa da bu tür filmlere yaş sınırı getirmelerine rağmen bizim çocuklarımızın elinden tutup t bu filmlere götüren gitmelerine göz yuman, önemsemeyen aile veya büyüklerimiz mi?

Suçlu kim olursa olsun bu konuda elele vererek biran önce geleceğimiz çocuklarımız ve canı yanmış aileler için geç kalınmadan bir şeyler yapmalı, önlemler almalıyız.

Geleceğimizi kurtlara yem etmeyelim......

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Eylül, seksen öncesini özetleyerek bugünlere bir bakış açısı sunan bu yazınız, son birkaç yıldır ülkemizde yayın hayatında olan gazetelerin her nüshası gibi bir tarih sayfası olarak ele alınacak. Bir tarih sayfası çünkü herşey çok kötü. Gazeteler bu kötü gidişi hayattan, yaşananlardan aldıklarını haber yaparak ve bazı kalemler de yorumlayarak veriyor. İdealini kaybetti bu millet. Gençler kimi örnek alacak, herekes para peşinde. Bir o kadar da yapanın utanmadığı sözde özel hayat rezaletleri... Hangisine göre şekillenecek gençlik?.. Bir yakınınızın yirmi yaşındaki oğlunun bu dünyadan, hayattan koparılması kanıksanmış bir olağanlıkla karşılanıyorsa; bizi idare edenlerce, ağlayacak günler hepimizi bekliyor demektir. Hangi sevgi, hangi ideal ve hangi önderlik bu vatan evlatlarını kaybedilmiş bir nesil olmaktan kurtaracak bilmiyorum, bilen de yok. Sizlere ve yakınlarınıza başsağlığı diliyorum. Esen kalınız... Sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 26.03.2007 21:00
Cevap :
Cemal Bey tesekkurler duyarlı ve bılınclı bır toplumu en ıyı sız ogretmenler yetıstırırsınız basarılı oldugunuza emınım.Okuyan ınsandan zarar gelmez der eskıler artık bızde eskıdık ama:)Yorumunuz ıcın tesekkurler ve basarılar.  28.03.2007 9:36
 

Eylül, Kaygılarını anlıyor ve paylaşıyorum. Şiddetin tek sorumlusunun medya, filmler, diziler vb. olmadığına ben de katılıyorum. Bu tür şiddet içerikli filmler, kitaplar, oyunlar hep vardı ve var olacaklar. Bence önemli olan, çocuklarımıza film ile gerçek yaşamı birbirinden ayırma beceri ve tutumları verebilmek. Sorunlarla başa çıkma yollarını öğretebilmek. Ve bu, hepimizin görevi...

Bülent Avcı 
 19.01.2007 14:21
Cevap :
Yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil ama yapacağımız ne olabilir çaresiz olmak beni korkutuyor inanın....  19.01.2007 15:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 850
Kayıt tarihi
: 09.10.06
 
 

İç Anadolu doğumlu olup bütün okulları İzmir fakat lisenin 2 yılını asker olan babamın yüzünden Eski..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster