Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '10

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
636
 

Gerçekte neler oluyor?

Gerçekte neler oluyor?
 

Hükümet yetkililerinin ağzından düşmeyen sözlerin başında krizden çıktık, çıkıyoruz gibi iyimser sözler. Çarşıda pazarda ise konuştuğumuz insanlar hiç de öyle bir iyimser hava içinde değil. Nedense ekonomik gösterge dendiğinde yetkililer hemen borsayı gösteriyor. Birincisi bu borsadaki paraların ne kadarı bizim? Edilen kar nereye gider? Bunları incelediğimizde ülke halkı olarak amiyane deyimle “ütüldüğümüzü” görüyoruz.

Japon kredi derecelendirme kuruluşu JCR, Türkiye'nin kredi notunu, BB(-)'den, BB'ye yükseltti. Kuruluş, kredi notu artırımına esas olarak, Türkiye'nin, küresel mali krizde, dış şoklara karşı gösterdiği dayanaklılığı gösterdi... Belirledikleri durum “durağan”. Yani yükselme, çıkış falan yok.

Ziraat Bankası, bir yıl içinde toplam 1 milyon 630 bin 494 çiftçiye 12 milyar 61 milyon 974 bin TL kredi kullandırdı. Banka, Türkiye genelinde 132 bin 549 çiftçiye verdiği 1 milyar 979 milyon 800 bin TL'lik kredinin vadesini uzatırken, 4 bin 347 çiftçinin de talebi üzerine toplam 45 milyon 343 bin TL'lik borcunu yeniden yapılandırdı. Bu durum çiftçinin ne durumda olduğunu göstermiyor mu?

Türk ekonomisine ilişkin 2009 yılındaki daralma tahminleri kötüleşiyor. İngiliz The Economist dergisi, Türkiye'nin GSYİH'sının 2009 küçülme tahminini gözden geçirerek yüzde 5.7'den yüzde 6'ya yükseltti.

Prestijli The Economist dergisi, Türk ekonomisinin geçen yıl yüzde 6 küçüldüğü tahmininde bulundu. Dergi daha önce daralmayı yüzde 5.7 olarak tahmin etmişti. 2009 yılı için daha derin bir küçülmeyi bekleyen dergi, 2010 yılındaki büyüme tahminini ise yüzde 3'ten yüzde 3.2'ye yükseltti. Böylece, Türkiye, The Economist'in, 2009 büyüme rakamları veya tahminlerini yayınladığını 43 ülke arasında ekonomisinin en çok küçüldüğü sanılan dördüncü ülke konumunda bulunuyor. Mevcut işsizlik, üretim düşüklüğü derginin iddiasını destekler nitelikte.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss Kahn, hükümetin boykot ettiği Davos toplantılarında Türkiye ile ilişkilere yönelik "IMF'ye ihtiyacınız yok" açıklaması Ankara'yı harekete geçirdi. Ekonominin patronu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan açıklamaların tüm ayrıntılarını öğrenmek için röportajın orjinal dilde çözümünü istedi.

Bakarmısınız nasıl da telaşlandılar. Bir yılı aşkın bir zamandır bir yandan IMFnin kapısında yatarken diğer taraftan “bizim istediğimiz şartlarla olmazsa kredi istemeyiz” efelenmesinin getirdiği nokta bu. Bıktı adamlar.

IMF kimseye zorla kredi veren bir kuruluş değildir. İhtiyacınız varsa, durumunuz kötüyse başvurursunuz. Onlarda şartlarını koyar kredi verir. Ekonomik kriz ile birlikte IMFe yirmi ülke başvurmuş. Bunların onaltısının ihtiyacı bir milyar doların altında. Yani çok önemli değil. Sadece dört ülkenin ihtiyacı onar milyar dolar civarı. Böyle yüksek bir rakama talip olan beşinci ülke biziz.

Ekonomimiz ne kadar iyiye gidiyor değil mi? Yani başbakan haklı. Şu tabloyu görünce gerçekten kriz teğet geçmiş gitmiş diyeceğiz ama…

02/02/2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

güneşi balçıkla sıvamaya çalışıyorlar ama sıvanmaz!

Gülden Işık 
 02.02.2010 14:54
Cevap :
Merhaba, Bunu bir gün onlarda anlayacak. Umarım çok geç olmaz. Saygı ve selamlar...  02.02.2010 18:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1668
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster