Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '20

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
43
 

Gerginlik..

   Gerginlik… 

 

Şu sıralar insanlara tahammül etmeniz ve

sabır göstermeniz iyice zorlaşıyor.

Çevreniz gergin ve kavgacı insanlarla dolu.

Yanlışlıkla dokunsanız bile patlıyorlar, kavga hazır.

Nerede o geçmişin nazik kibar ,hatırsayan insanları.

Kariyerinizde ilerlerken herkesle

arkadaş olmaya çalışmanız normal bir şey.

Müşterilerle, iş arkadaşlarınızla, patronunuzla…

Fakat herkesle anlaşmak mümkün değildir.

Sizin davrandığınız gibi karşılık göremediğinizde

hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.

Bu yüzden herkesle iyi geçinmek için zorlamayın kendinizi.

Bu dönem kendinizi zorlamaktan daha çok

sakin olmanız gereken bir dönemdir.

Şu hali hazırdaki sokak terörüne aman dikkat edin.

Herkes silahlı..Maganda..

Yan baktın bahanesiyle silahını size üzerinizde deniyor.

Kazalara, öfke patlamalarına ve gerginliklere…

Bir küçücük öfkenin ne gibi sonuçlar doğuracağını bilemezsiniz.

Birine bağırırsınız, bağırdığınız için onun ailesi

yanına gelmeye çalışırken trafik kazası geçirir.

Sizin öfkeniz başka birinin felaketi olabilir.

TOPLUMUN ruh haletini irdelemek her zaman kolay olmuyor.

Genellikle algılamalarımızın ve izlenimlerimizin kaynağı

yazılı ve görsel medya.

( Bende bir gazetenin 16 yıllık köşe yazarıyım. )

Fakat medyanın topluma atfettiği eğilimlerin

ne ölçüde gerçekleri aksettirdiği her zaman belli değil.

Diğer taraftan toplumun hiç değilse bir kısmının medyanın yayınlarının,

haberlerinin ve yorumlarının etkisi altında kalması da doğal.

Sık sık yapay bir gündemle gereksiz yere gerginlik ve

huzursuzluk yaratıldığı görmezlikten gelinemez.

Türkiye’de bugün toplumun karşılaştığı başlıca tehdidin

terör ve onun karşılıklı şiddeti tahrik eden

yansımaları olduğu kuşkusuzdur.

Siyasi ortamda zaten var olan gerginlikler yetmiyormuş gibi

son zamanlarda tarihi tartışmalar sanki geçmiş olaylar

bugün cereyan ediyormuş derecesinde kutuplaşmalara yol açıyor.

Tarihle yüzleşmek kuşkusuz gerekir, fakat bunu toplumda travmaları

tahrik edecek bir şekilde yapmanın, ille bir suçluluk duygusu

yaratmaya çalışmanın bir faydası yok.

Tarihçiler hiç şüphesiz bilimsel araştırmalarını

rahatlıkla sunabilmelidirler,

ancak tartışmalar konunun politize edilmesiyle

yeni bir gerginliğe götürmemelidir.

İlk defa böyle bir durumla karşılaşmıyoruz

Bugün, birçok güçlüklere rağmen, Türkiye’de karamsarlığı ve

toplumsal huzursuzluğu haklı gösterecek bir durumdan bahsedilemez.

Aksine son politik  gelişmeler bizi iyimserliğe sevk etmelidir.

Evhamları ve saplantıları bir tarafa bırakalım, mazi ile

uğraşmayalım ve gözlerimizi ileriye çevirelim.

 

ozcanvural33@hotmail.com

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 427
Toplam yorum
: 217
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 1052
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1933 Kayseri'de doğdum. Kayseri Lisesi Ankara Veteriner Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Diş Heki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster