Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1595
 

Gidememek

Gidememek
 

Kalbin kopmuştur yaşadığın yerden. Ama ayakların oradadır. Onlar bir şeyle bağlıdır çünkü yaşadığın yere. Gün geçer; kalbinle ayakların arasındaki mesafe uzadıkça uzar. Bir türlü bir araya gelemezler ondan sonra. Oradasındır ama bir geçicilik yerleşir bütün hareketlerine. Taşınmak için toparlanan ama yeni bir yer bulunamadığı için bir türlü taşınamayan evler gibisindir. Eşyaların bir kısmı denklerde bir kısmı orada burada. Aradığını bulamazsın. Bulduğunu yerine koyamazsın.

Etrafındaki renkler değişmiştir. Zihninden şimdiden silinmeye yüz tutmuştur burası. Her şey bir eskilik duygusu verir. Herşeyin, herkesin üstünü görünmez bir toz tabakası kaplamıştır sanki, sen hariç. Sen gidecek olansın çünkü... Her gün geçtiğin sokak yabancılaşmıştır. “Bıktım buradan gideceğim!” demişsindir her gördüğüne... Herkes önce üzülmüş ama sonra kabullenmiştir müstakbel yokluğunu. Kimileri “gitme” demiştir; kimileri “git, kurtul buradan”... Ama günler geçer sen yine oradasındır. Artık onlar da gitmeni ister. Seni gördükçe kendi gidemeyişlerini de hatırlayıp kızarlar. Artık seni hesaplarından düşmeye başlamışlardır. Borçlanmaya korkarsın, borç vermek istemezsin. Emanet bir valiz gibi beklersin.

Gitmeyi kafana koyduğun yerle yaşadığın yer siyahla beyaz gibidir artık. Ya da biri cennet biri cehennem... Buradaki insanlardan yorulmuşsundur, bu sokaklarda yürümekten yorulmuş. Gitsen sanki hep meleklerle karşılaşacaksındır, sanki bacaklarına yeni bir derman gelecek.

Belki hep sıcaktır burası; sıcaktan nefret edersin. Hep soğuktur ya da; soğuk, buraya duyduğun nefretle birleşir. Oysa gitmeyi planladığın şehirde ne sıcaktan bunalacaksındır ne de soğuktan titreyecek. Sonsuz bir bahar iklimi yaşar orası... Hep uzaktaki bir sevgiliden söz eder gibi konuşursun gideceğin yerden.

Otobüsler, trenler, uçaklar, senden önce gidenler... Gözün hep onlardadır. “Bir gün ben de katılacağım size” dersin. "Hele birkaç sefer daha yapın. Belki bir sonrakinde"...

Oysa gidip kurtulacağın bir yer yok. Ama gitmenin kurtuluş olmadığını ancak gidince göreceksin. Bildiğin her şeyi burada bırakacaksın. Tanıdığın herkes burada kalacak. Yeni yüzler göreceksin, gittiğin yerde. Yeni caddeler, yeni aşklar... Onlar da eskiyecek bir zaman sonra. Aslında gideceğin bir yer yok.

“Yeni bir ülke bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir”*

Her şehir bir ötekinin taşrasıdır. Olduğun yer bir başkasının taşrasıdır. Gideceğin yeni bir taşra. Zamanla oradan da gitmek isteyeceksin. Söylemez mi kitaplar?:Bu dünyanın kendisi kocaman bir taşra.

Bir kez gittin mi artık vatanın “hiçbir yer”dir.

“Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda. Başka bir şey umma” *

Yine de bir yerden kopup da gidememek kadar kötüsü yoktur. Kurtulamayacaksın ama git. Dönersin sonra...

* Konstantin Kavafis - Şehir

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhaba... uzun zaman oldu yazmayalı... bu arada ben sizinde yazdığınız gibi gittim... insan gittiğinde en çok yanlızlıktan üşüyor....

Selime 
 29.03.2011 13:28
Cevap :
Merhaba. Tahmin edebiliyorum yalnızlıktan üşümeyi...  31.03.2011 13:58
 

Bir gün ben de gideceğim, belki dönmem bir daha ordan oraya göçebe kuşlar gibi yersiz yurtsuz bir hayat düşü benim ki...Sevgiler

Meyman 
 07.03.2008 15:19
Cevap :
Bütün düşlerini gerçekleştirmeni dilerim. Ulaşılacak bir yer olmasa bile yolculuğun kendisi de yeter sanırım. Sevgiler...  10.03.2008 9:32
 

Gidememek ancak bu kadar güzel anlatılır, aslında herkes gidememekten şikayetçi ve herkes yıllardır kendi yerinde...umarım çok sevmediğin biryerde değilsindir.

Esra İdil 
 07.08.2007 22:21
Cevap :
Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim Esra Hanım. Evet, önceleri benim de çok düşündüğüm bir şeydi "gidememek" ama artık vazgeçtim. Nereye gitsem aynı eksikliği yaşayacağımı çoktan anladım. Maalesef pek sevemediğim bir yerdeyim. Sevgiler selamlar...  08.08.2007 9:33
 

Çok hüzünlü ve o ölçüde de gerçek. Gitmek isteyip de gidilemeyen yer elbette kendimiz. İnsan bazen yaftalandığı ölçütlerden kurtulmak, sorumlulukları atmak, bilinç altında yaşayan bambaşka bir iklimin insanı olmak ister bilinçsizce. Yapabilen o gitmek istenilen yere ulaşabilen çok azdır kanımca. Gidecek olanlar da bir daha asla geri dönmemeyi seçmişlerdir emin olun. Can Yücel'den Kayıp Çocuk ne güzel anlatır bu isteği: "Birden işitilmez olsun ayak seslerim; Gölgem bir başka sokağa sapıversin; Unutayım bir anda her şeyi, Nerde oturduğumu, Bir tuhaf adem olduğumu Can adında. " Dostlukla sevgiyle esen kalın. ezgi umut

Ezgi Umut 
 18.07.2007 21:22
Cevap :
Çok teşekkür ederim Ezgi Hanım, yorumunuz çok güzel, üstüne ekleyecek bir şey bulamadım. Elinize sağlık. Çok selam.  19.07.2007 9:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3800
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster