Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '19

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
74
 

Gitmek mi Zor Yoksa Kalmak mı

MB blogerlerinden genç bir hanımın yazısını okudum. Yazı evlilik üzerineydi. ''Bir taraf sussun mu yoksa susmasın mı'' Adeta kadın ve erkeğin birbirleri üzerindeki sabrın sınanışı (sınarır) gibiydi. Ah sabır, zerresinde kime göresin? Kimimizde Hz. Eyyüp sabrı kimimizde ise yok denecek kadar azsın! 
 
Yazıyı okuduğumda kadınlarımızın acizliği adına  üzüntüm daha da arttı, bizim zamanımızda hep bir alttan alma, saçma sapan tehditlere boyun eğme, hatta ileri boyutlarda dayak vs. vardı. Avrupa işte, diyesim var, memlekette fakir ailelerin kızları Avrupa da bir nevi ziyanı rezil. Salt çocuklarını ''evlenmek için evlendiren'' ebeveynler, masum kızlarının ve dahi doğacak torunların günahını, vebalini nasıl çekecekler, onlara göre kırsal bölgeden Avrupa'ya gelin gitmek hemde anlı şanlı, çok önemsenirdi! Peki aşk, sevgi? Biraz sıkıştırdığınızda ise biz ,aşık olarak mı gittik derlerdi.
 
Avrupa'daki Türkler arasındaki evlilikler, örneğin; Aileler kendi doğdukları memlekete giderek hısım, dost, akrabasından kızı beğenip nişan takarak işi bağlar bir müddet sonrada kızı Avrupa'ya yanlarına gelin olarak getirirlerdi. Bu evliliklerde maalesef sağlam temel olmadığından da, şimdi bir çoğu boşanmayla noktalandı. Şimdilerde kızlar ve erkekler daha seçici ve ilkeli rahatlıkla da baş kaldırıp; Bu hayatın kendi hayatları olduğu eş seçiminde en az yarı yarıya karışmama yetkisiydi. elbette haklılar sonuçta sevgi ile kurulan evlilik kolay kolay yıkılmaz, yıkılamaz.
 
Türkiye'den gelen ''ısmarlama gelin'' üzülerek bu tabiri kullanacağım. Kaynana ve kayın babanın yanında nasıl rahat edilecekse, üstüne üstlük 9 ay sonra gelen bir bebek genç baba ve genç annenin ısmarlama evlikleri genç babanın yabancı bir sevgili bulması, ev huzursuzluğu, kaynana dırdırı, kayın babanın kahve alışkanlıkları, kısa bir süre sonra da çevreden ''şikayet bildirimleri'' Alışılmışın dışında olan bu bildirimler. Devlete şikayet edildiğinde, derhal kadını kocasından çocuğu ile alıp önce kendi sığınma evlerinde misafir ederler daha sonrada anne ve çocuğunun güvenceli bir yere taşınmalarını sağlanır. Türkiye ve Avrupayı her ne kadar aynı kefeye koymasam da Türkiye'deki durumu daha da vahim görüyorum. sebebi ise aşırı kıskançlık, erkekler kadınlarını benim diye sahiplendiğinde tabanca kurşunları kadının vücuduna saplanmış oluyor bile, cehalet bunun adı!
 
Kuşkusuz evlilikte sadakat ve güven ön planda. Hiç bir kadın ve erkek ayrılmak için evlenmez. Avrupa da köklü evlilikleri pek duyamazsınız, aynı evi paylaşır ve de sevgili olup çocuk sahibi olurlar, tabiri caizse bizdeki imam nikahı! Onlara göre gayet normal üstüne üstlük her sevgiliden bir çocuk, fakat bu onların öz kültürü. Türkiye de boşanmalar önemli derece de arttı bunu bariz bir şekilde görüyoruz. 
Öyle ki, Avrupa şekline bir özenti söz konusu. Bunu ben değil Avrupalı söylüyor, bizi bu denli namusu bilmez sanan Türkler neden bizlerle sevgili, evde karısı varken neden bizi tercih ediyor? Türk erkeklerin Bundan 40 yıl öncesi, bırakın onu 20 yıl öncesinden bunları sayısı belirsiz yuvaların sevgisizlik, zoraki evliliklerin bitişini hatırlıyorum. 
 
Yine başa dönmem gerekirse, yani uzun lafın kısası; Türkiye deki boşanan kadın veya erkek birbirlerine nispet yaparak çabuk yoldan sevgili bulurlarsa olan yine çocuklara olacak, yabancı bir adama baba veya yabancı bir kadına anne demek! İşin birde başka boyutları var ki, iş bıçaklı tabancalı tehditlere varıyor. Bulunduğumuz çağ İnternet çağı ve de oldukça tehlikeli, sözüm meclisten dışarı, kendini ve evlatlarını koruyup gözetenlere eyvallah. Gözü açılmayan İnternet dünyasını bir matah sanıp sazan gibi atlayıp, kendini ve çocuklarını ziyan edenlere yürekten acırım. Düşenin dostu olmadığı gibi, bir de kaldıran vurur. Sevgi yüreğinizden eksik olmasın, saygılarımla..
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"ısmarlama gelin" sözünüze takıldım...

Kerim Korkut 
 16.08.2019 12:14
Cevap :
Merhaba Kerim bey. Ismarlama gelin; ebeveynlerin kendi beğendikleri gelin adayını Danimarka'ya getirip oğluna etten kemikten bir kız, sevginin olmadığı, anne baba ne derse onu dinleyeceği, ev işi yapacağı lep demeden leblebiyi anlayacak bir gelin. Şimdilerde yok denecek kadar az. Bazı örümcek kafalı despot anne babalara karşı gelemeyen problemli gençler de yok değil, hapse girip çıkmış, tek çare Türkiye'den evlendirip ev bark sahibi yapmak, iyide ya ana vatandan gurbete düşen gelin? O garip çocuk doğurarak, çalışarak ömrünü bu modern hapishanede (Avrupa) da gelgitleri ile çürütecek! Bu filmi yaşayanları çok gördüm. Allah cc ıslah etsin Kerim bey, saygılarımla..  16.08.2019 17:40
 

Yıllar önce bir eczacı ablamız anlatmıştı. Adamın üç dört cocuğu var, eşi vefat ediyor. Yanlış hatırlamıyorsam, aklımda Belçika'lı diye kalmış bir hanımefendiyle evleniyor. Çocuklar küçük. O kadıncağız bir yabancı olmasına rağmen anne şefkatiyle çocukları büyütüyor, evlendiriyor. Yıllar sonra yaşlandığında o çocuklar anne diye etrafında pervane olmuşlar. Saygılarımla.

Mehmet Emin Yolsal 
 13.08.2019 0:32
Cevap :
İnanması güç olsa da bu tür yazılar beni çok sevindirir.. Sanırım ilk unsur İnsan olabilmek hocam.. Yabancı kadın dediniz ya, birde ben anlatayım! Avrupa devletine ilk gelen 1.jenerasyon Türk erkeklerinin hepsi Danimarkalı kadın ve kızları ile evlenmişler, sonra da Türkiye'de ki hanımlarını getirmek için boşanmışlar, hatta boşamak istemeyeni mi ararsınız, 2 kadınla beraber yaşayanı mı? Velhasıl benim anlattığım ayrı bir versiyon ayrı bir problem.. Rezil olan çocuklar, hem Danimarkalı kadına anne demek, hem Türk anneye. Çocuklarda bir ikilem sormayın gitsin, Adam evden çıkıp soluğu yabancı dostunun yanında almalar, Türk hanımının nereden geliyorsun sorusuna cevap hazır - Kahvehaneden geliyorum nereden olacak!! Sizinde bahsettiğiniz Belçikalı hanım gibi, bazı Danimarkalı hanımlarında kaldıkları Türklerin çocuklarına baktıkları bazı çevrelerce söylenir.. Yabancı bile olsa baktıkları çocuklar tarafından anne bilinip saygı görmeleri taktire şayan.. Selam ve saygılarımla Mehmet Emin bey..  14.08.2019 22:45
 

Sevgili Gülsen kardeş! Yabancılarla evliliğe karşıyım. Zira çocuk olduktan sonra çok sorunlar çıkıyor.Sevgilerimle öptüm sizi.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 12.08.2019 10:31
Cevap :
Merhaba Nahide hanımcığım. Yabancılarla genelde erkeklerimiz evleniyor, yazıda ki yabancılarla olan evlilikte bunu vurgulamıştım. Evde Türk hanımı varken birde yandan tutma eş diyelim, hiç normal değil. 4. jenerasyon biraz tehditkar şekliyle bir baş kaldırışta. 2. Jenerasyon nasılsa ya öyle olup düzeni devam ettiririz veya istediğimiz yabancı gelini alırız gibi. Türk kızlarının Avrupa da evlilikleri fazla değil, olsaydı gözardı edilmez mutlaka duyulurdu, ama evli bir çok Türk erkeğinin bara yabancı kızlarla gittiği, Danimarkalı kadınlardan çocuk sahibi oldukları, erkeklerin iki kadın arasında kaldığı, doğan çocukların problemleri yüksek boyutlarda. Son jenerasyon yabancı kızlarla resmi olarak evleniyorlar, en azından bu daha da namuslu bir davranış. Fazla olmasa da Türk veya başka uyruklu kızların kadın sığınma evlerinde olduğunu okuduğumda elbette üzülüyorum. Kızlar ebeveynlerden yabancı damat konusunda onaysız, nasıl bir cesaretse evden kaçıyorlar. Sonuç ise, evlatlıktan reddetmek!  13.08.2019 0:15
 

Sevgili Tunçkal bu güzel yazınızla bilgilendim teşekkürler selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 11.08.2019 15:22
Cevap :
Ben teşekkür ederim sevgili hocam ;) selam ve sevgilerimle, tekrardan iyi bir bayram dileklerimle..  13.08.2019 0:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 422
Toplam yorum
: 817
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 374
Kayıt tarihi
: 24.02.13
 
 

37 Yıldır  yurtdışında yaşıyorum , 1000 den fazla şiirim var,  çeşitli edebiyat sitelerinde, derg..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster