Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '07

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
976
 

Google bir "Yazım kılavuzu" değildir

Google bir "Yazım kılavuzu" değildir
 

Yazı yazmak özel bir tutku... Aslında her iş tutkuyla yapılır ve tutkuyla başarılır.

Yazmaya meraklı olanların öncelikle dikkat etmeleri gereken şey, kelimeleri imlâsına uygun şekilde yazmak, cümleyi doğru kurmak olmalıdır. Bu şekilde herkes bir düşüncesini ya da bir fikri, bir olayı, karşısındakine aktarabilir, anlatabilir ve bir iletişim sağlayabilir.

Konuşurken de yaptığımız şey budur. Aslında konuştuğumuzu aynen yazıya aktarabilsek, ortaya düzgün ifade edilmiş bir metin çıkabilir. Tek dikkat edilmesi gereken şey, kelimelerin yazılışıdır. Çünkü konuşma sırasında, bir kelimeyi bölgesel ağızla, farklı bir lehçeyle de telaffuz etsek, karşımızdaki kolayca anlar.

Ancak iş yazmaya gelince, bu kelimenin doğru yazılması gerekir.

Türkçe'nin yazıldığı gibi mi okunduğu, okunduğu gibi mi yazıldığı durmadan tartışılır. İstisnaları çıkarırsak, Türkçe okunduğu gibi yazılan, yazıldığı gibi okunan bir dildir. Bazı arkadaşlarımız konuşma sırasındaki harf ve hece düşmelerini, bir nevi okumak olarak algılayıp farklı iddialarda bulunabiliyorlar.

Sözgelimi "yapmayacağım" diye yazılmış bir metni, yine aynı şekilde yapmayacağım diye okuruz. Ama konuşurken, "yapmıycam" deriz.

Bunun dışında Türkçe'deki her kelimenin bir yazılış biçimi vardır. İmlâ (Yazım) kılavuzunda bunlar belirtilmiştir. Dilimizi seviyorsak, ona sahip çıkmak istiyorsak, önce onu doğru öğrenmeli, doğru kullanmalı, doğru yazmalı ve doğru okumalıyız.

Güzel yazı yazmak içinse elbette biraz daha farklı şeylere, özellikle de kabiliyete ihtiyaç var. Bu Allah vergisi bir durum. Herkes eline kalemi alıp öyle sürükleyici, bir çırpıda sonuna kadar okunan, okundukça tadına varılan edebî metinler yazamaz.

Milliyet Blog'da görüyorsunuz her gün onlarca yazı yayımlanıyor. Bunların bir kısmı (benim yapmaya çalıştığım gibi)dilbilgisi kurallarına göre doğru yazılmış yazılardır, bir kısmı ise gerçekten güzel yazılardır (hepsini zevkle okuyorum ve yazarlarını kutluyorum).

Yazı yazarken bir kelimenin doğru olarak nasıl yazılacağına hepimiz takılabiliriz. Özellikle farklı dillerden Türkçe'ye geçmiş kelimelerle, anlamsız isimlerin yazılışında daha çok hata yapılır. Arapça kökenli kelimlerde uzatma işareti ve kesme işareti problemi maalesef her zaman karşımıza çıkar.

Bu gibi durumlarda yapmamız gereken tek şey, hemen imlâ kılavuzundan kelimenin doğrusuna bakmak olmalıdır. Özellikle internette yazı yazarken, ekranımızda Türk Dil Kurumu'nun sayfası da açık bulunursa, problemimizi çözmek hayli kolaylaşacaktır.

Son zamanlarda bazı arkadaşlarımızın yazılarında kelimelerin yanlış yazıldığını görüyorum. Birbirimizin kusurunu bulmak yerine, birbirimize yardımcı olmak mantığıyla ben görebildiklerimi arkadaşlarıma bir mesajla iletme yolunu seçtim. Ve gördüm ki yanlışların hemen hepsinde arkadaşlarımız bir tereddüt geçirmişler ve kelimenin doğru olup olmadığını da araştırmışlar.

Ama nereden araştırmışlar? Google'dan...

Google, hemizin bildiği gibi bir arama motoru. Hangi kelimenin hangi yazıda veya sitede geçtiğini bize ânında neredeyse ışık hızıyla bildiriyor. Ama o bir yazım kılavuzu değil. Yani aradığımız bu kelimenin doğru veya yanlış yazılmış olması onu ilgilendirmiyor. Çünkü onun ihtisas alanına girmiyor.

Aslında Türkçe'ye önem vermek adına yazılarımızdaki bu tür hataların editörlerimiz tarafından düzeltilerek yayına alınmasını gönlüm çok isterdi. Ama bu yoğunlukta böyle bir şey belki imkânsız denecek kadar zor. O yüzden her arkadaşımız kendi yazısında buna dikkat etmeye çalışırsa, hatalar en aza indirgenmiş olacaktır diye düşünüyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben gibi Türkçe özürlü bir vatandaşın arayıpda bulamadığı bir kimsesin. Lütfen arasıra bir göz çiziktirmelerime!!!!! Zevkle yerine getirecegim ikazlarını... Sağlikla...

Newyorker 
 18.01.2007 18:43
Cevap :
Elbette birbirimize yardımcı olacağız, yanlışlarımızı düzelteceğiz, eksiklerimizi tamamlayıcağız. Sağlıcakla kalın.  19.01.2007 11:10
 

Google konusunda size katılıyorum ama TDK'nın resmi internet sitesi de son derece yetersiz. Bu arada, "yapmayacağım" sözcüğü diksiyon kurallarına göre gerçekten "yapmıycam" şeklinde okunur. (Çok inatçıyım değil mi? Ama bir öğretmen adayı olarak bilgimi paylaşabildiğim kadar kişiyle paylaşmak şimdiden alışkanlık haline geldi, elimde değil)

OynamıYorum 
 11.01.2007 2:06
Cevap :
Eskilerin, kötünün en zararsızı anlamında kullandıkları "ehven-i şer" diye bir deyim vardır. TDK sitesi belki yetersiz ama, en az onun seviyesinde bizi bilgilendirebilecek başkası olmadığına göre, ilk tercihimiz o olacak. Daha iyisi, daha güzeli için sizler yetişeceksiniz. Eminim bu inatla (!) bunu başarırsınız. Israrcı olmanızı seviyorum. Edindiğimiz her bilgiyi elbette hemen bırakamayız. Sonuna kadar doğruluğu yanlışlığı konusunda direneceğiz. Ben okumayla konuşmayı ayrı düşünüyorum. Sözgelişi bir roman okurken ister istemez "yapmayacağım" diye okursunuz. Çünkü göz onu öyle algılar. Bazan okumamız sessiz bile olabilr değil mi? Öğretmen sınıfta bir parça okuturken öğrenci onu yapmayacağım şeklinde okur. Hâlâ da ısrar ediyorsanız söylenecek bir şey yok. Konuşurken bile yapmayacağım denmesi gerektiğini savunanlar da var biliyorsunuz. En azından konuşma dilinde sizinle anlaşıyoruz demektir.  11.01.2007 10:59
 

Benim en çok okunan yazımın başlığı hatalıydı. Bunun farkına varmamı sağlamıştınız. O gün anlamıştım. Kelimenin doğrusunu bulmak için google değildi doğru adres. Gerçi eşim hep kullanıyordu TDK'yı ama ben sanırım ihmal ettim. Hatırlatmanız çok önemli. Umarım her blog yazarı tavsiyenize uyar ve güzel, doğru türkçe yazılar okuruz. Saygılar.

Gülün içinden 
 10.01.2007 22:10
 

Bende bu düşüncelerinize katılıyorum.Gözünüze çarparsa eğer,beni uyarın,yazılarımdaki hataları bana bildirmeniz beni sevindirecektir.Her türlü eleştiriye açığım.Çünkü öğrenmek istiyorum.Saygılar.

Gülden Işık 
 10.01.2007 17:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 957
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster