Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
347
 

Gri düş (kabus)

Gri düş (kabus)
 

Oltaya gelmeden


Bilmediğim bir adresin önündeyim. Korkuyorum, hatta korkudan titriyorum. Kafamı kaldırıp tabelada sürekli akan yazıları okuyorum:

0 KM. HAYATLAR

ACİL BAKIM – ONARIM SERVİSİ.

***Yılın inanılmaz promosyonu: Yeni yıla erdemlerinizi yenileyerek girin, yenilenin***

*** Cazip fiyatlar ve ödeme kolaylıkları sizi bekliyor!!!***

Servisin önündeki kuyruk çok kalabalık. Sıranın ucu görünmüyor. Bu düşte hiç renk yok, gözler hariç. Her türden, her yaştan insan var sırada.

Diplomatlar, bürokratlar, politikacılar, dilenciler, sporcular, medya patronları, gazeteciler, karşı dairede oturan doktor, köşedeki bakkal, mesai arkadaşım, lisedeki kan kardeşim, teyzem, dedem… Sanki bütün toplum bedeniyle, ruhuyla yatıyor sedyede. Her hücresi bir insan.

Offff. Giderek daha çok korkmaya başlıyorum. Başka tanıdıkları, sevdiğim insanları hatta belki de kendimi görmekten. Sıradakilere bakmaktan vazgeçiyorum. Özellikle de gözlerine.

Servisin önünde vızır vızır işleyen sedyeler var. İşlerinde uzmanlaşan teknisyenler bir yandan sırası geleni sedyeye yatırırken, bir yandan da bazı özel kasacıkları taşıyorlar. Kasacıkların üstlerindeki yazıları okumaya çalışıyorum.

ÖNYARGISIZ BEYİNLER BANKASI

GÜVENİLİR KALPLER BANKASI

YALANSIZ DİLLER BANKASI

Nefes almakta gittikçe zorlanıyorum. Evet, bazı erdemleri, haritaları yitik hazinelerde bıraktığımız, bazılarını, en kuytu mahzenlerde sakladığımız, kimilerini de, “bizim zamanımızda” şifresiyle açtığımız müzelerde tuttuğumuz doğruydu. Ama bu kadar kötü değildi sanki durumumuz. Ya da ben, umutlarımı koruma konusunda diğerlerinden daha iyi durumdaydım da o yüzden mi aklım olan biteni algılamakta bu kadar zorlanıyordu, bilmiyorum.

Servisten çıkanlara bakıyorum. Yüzlerinde garip bir gülümseme var. Ama bu kez gözlerinin rengi de gitmiş. Şimdi baştan aşağı gri, kurşun gibiler.

Kör bir bıçakla bileklerini kesmeye çalışan intihar girişimcisi kadar samimiyetsizler. Hiçbir şey yapmamaktan ne yapacağını bilmeyen bezginin bakışları gibi bakışları. Baygın bir gülümseme hali, renksiz suratların yeni görüntüsü.

Artık nefes alamadığıma eminim.

Çığlık atmaya çalışırken, kâbusun karasında boğulmuş sesinin, kuru hıçkırığıyla uyanan bir uykuzedeyim. Nihayet... Hemen doğrulup yattığım yere bakıyorum. Yatağımda olduğumu görür görmez dilimi ısırıp, hızla çarpan kalbimi yokluyorum.

Bilinçaltımın bana oynadığı ‘biten yılın, tükenen bir başka yaşın muhasebesi oyunu’ndan sonra, tüm insanlar için kendi benliklerinde kurtarılmış bölgeler yaratabilmelerini dileyerek uykuma dönüyorum.

Oltalara gelmeden, sağlıcakla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

nekadar doğru,erdemleri yenilemeye ne kadar ihtiyacımız var,yorum yazmak bana yetreli gelmedi,keşke yanyana olsaydık anlatsaydın.Enteresan. Yalnız başlıktaki harfleri anlayamadımOKM yi Bence bu rüyayı kabus olarak niteleme,eğitici bir rüya. Yeni yıla böyle anlamlı bir rüyayla girmek,çok özel,bu yıl sana sra dışıgelişimler sunacağa benziyor. Ama rüyanın sana bir şey söylediği kesin, erdem yokluğu ve insanların bu yoklukta cesetten farksız olmadıklarını gösteriyor.Realitemizle örtüşen bir rüya. 2009 da çevreni saran insanların sana bakan gözleri hep erdemle parlasın.SEVGİLER:

Şerife Mutlu 
 04.01.2009 20:28
Cevap :
Şu sıralar toplumumuzun ve tüm dünya yurttaşlarının moral değerlerindeki alt üst oluş çok kafama takılıyor öğretmenim. O yüzdendir böyle bir kurguya meyillenmiş olmam. Bir de, OKM değil de sıfır (0) km. demek istemiştim. Sizin için de aynı güzellikleri dilerim. Sevgiler...  05.01.2009 10:42
 

Nasıl gelmeyeceğiz oltalara? Otobüsler balık istifi.. derslikler öyle.. banka kuyrukları.. hastane kuyrukları.. bu liste uzar! Nasıl gelmiyeceğiz oltalara? Olta atanlar hiçbir fırsatı kaçırmıyor ki! Savaş mı var? Kap oltanı koş! Salgın hastalık mı var? Kap oltanı koş! Kriz mi var? Kap oltanı koş! Atıyorlar oltaları rasgele! Her defasında birimiz takılıyoruz.. Boş yok! Toplam böyle balık istifi yerlerde, balık akıllı oldukça.. Daha çoookk kabuslar göreceğiz gibi geliyor. Toplam olmaktan toplum olmaya bir geçit yok mu? Sen bulacaksın bu sorunun cevabını Eymil! Sen ve senin gibi genç, düşünen, ışıklı beyinler! Diyeceksin ki sizler neredeydiniz? O konuyu açmayalım, istersen.. Bizim kuşaktakiler için biraz tatsız bir konu! Umudumuzsunuz! Sevgiyle.. mavi bir yıl diliyorum. Masmavi..

zelinartug 
 31.12.2008 16:36
Cevap :
Değerli büyüğüm, dediğiniz gibi balık hafızalıktan kurtulmamız lazım önce. Çok eskilere, çok uzak topraklara gitmemize de gerek yok aslında. Ama miskinlik, unutkanlık, bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık en korkunç veba oldu. Ben de umutluyum herşeye rağmen. Aynı göğün altında, aynı ezgileri dinlemek umuduyla. Sevgiler...  03.01.2009 16:59
 

Her anımız kabus oldu. Rüyadamıyız, uyanıkmıyız, anlayamaz olduk. Bende bazen böyle kabuslar görürüm, rüya olduğuna inanmam için günler geçer. Ya da yaşadıklarımın, duyup gördüklerimin rüya olmadığına, inanamam bazen. Uçuğunla kimseyi öpme sakın:)) Uçukla öpülenler ölüyor bu günlerde, haberin olsun:))

SINIR 
 30.12.2008 16:28
Cevap :
Aynen dediğin gibi hocam. Bu kâbusu görmeme neden olan öyle olaylar, insanlar tecrübe ettim ki bu yıl. Yeni yılda yaralarımızın hiç olmazsa suyu çekilsin. Uçuğum geçerken bu sefer de grip dadandı bünyeye. Sevgiler, iyi seneler...  31.12.2008 10:39
 

Bilimkurgu filmlere döner hayat... Acelesi olan bütün insanlar, ağır çekim acılarla yürürler... Ektiğini biçse keşke insanoğlu, başkaları eker, gereğini alır ve gider... İnsan hasatı başlar sonra... İnsanın içinde ne vardır? Sindirim organlarını saymazssak, insanın içindekiler beyninden ve yüreğinden arta kalanlardır. Kurnazlıklar, sorumsuzluklar, yalancılıklar, ihanetler, küçük çıkarlar, cinayetler, tecavüzler... Sahi insan nedir bunlardan başka... 'İnsan iradedir' keskinliğini yüreğinde taşımış olan tüm kelaynaklara ve sana... Sevgiler yüreğimden...

yeşilsoğan 
 30.12.2008 15:47
Cevap :
Kabusumun bilinçaltı analizini yapmışsın. Bana söyleyecek söz kalmamış. Ustalara ne denir ki, boynu bükük saygı duyulur. Sevgilerim çok içten, teşekkürlerim de... İyi ki gelmişsin :)  30.12.2008 15:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 130
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 516
Kayıt tarihi
: 30.04.08
 
 

Ordu'da başlayan, Ankara'dan Antalya'ya uzanan bir yol(culuk) benimki. Rehber öğretmen, yönetici ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster