Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
399
 

Mevsimlerin tekerrürü

Mevsimlerin tekerrürü
 

Bu suskunluk sarmalı, bu tek kişilik çelişki, belki trajedi belki komedi, bu seneleri kendine hapseden anlar, anlara yapılan ihanetler… Her şeyin bir anlamı olmalı.

Ve gerçek ya da yanılsama, bir umursamazlıkla nasılda çakılıyor aklıma ve aklım hala kimin çıldırma noktasında beklide göçmen bir kelebek etkisinde.

Belli ki gecedir, bu yıldızların kemanla raksı gecedendir ve ayın bu denli asılı kalması gökyüzünde, anıların asılı kalması gibi yüzümde, bu başına buyruk lacivert, sessiz sedasız ilerleyen tarih, güzel bir çocuğa benzeyen başlangıçlar ve yolunu şaşırmış bitişler, yaratılan sevdalar gecedendir, biliyorum şimdi gecedir…

Ve fışkırır sonra kahverengi sonbaharından mavi erguvanlar, bir nefeslik sevişmelerin ardından, yeni yürümeye başlayan bir çocuk gibi titrer ve olduğun yere yıkılırsın, zor gelir belki yürümek ama yüreğin yeteri kadar sıyrılmıştır bir daha kalkarsın, ah o erguvanlar inadına fışkırır; senin küçücük bedenine inat, baharı dayatarak ve düşe kalka kahverengi sonbahara bir göbek bağı kadar yakın duran sen, masmavi erguvanlara tekrar doğarsın dalları kollarında karnı burnunda bir ana gibi…

Sen her gününü bir öncekiyle aynılaştırırken farklı yüzler ve hikayeler biriktirir bu kent ve zaman son kertede kölesine hükmeden bir efendi gibi avucunun içinde eritir tekerrürlerini ve yapayalnız kalırsın ortasında atmosferin artık sana yabancılaşmış yüzlere bakarak, yağmur sonrasının hüznü kalır teninde..

Her gidiş dolaysız bir hüznü, üstü örtülü bir ayrılığı saklar ve kalan her boşlukta kopmuş bir göbek bağı sallanır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazılarınızı okurken bir an dan sonra dalıp gidiyorum, söylediğiniz bir kelime veya ifadeyi algılamak inanın yavaşlık istiyor. Anlatıların anlamını özümsemek istiyorsanız bu olabiliyor. Ya da bir insanın anlatılarında ve deyişlerinde anlamlarını duymak istiyorsanız,ancak bu şekilde becerebiliyorsunuz. Ve ben bu şekilde becerebilmekten tad alıyorum; aklınızın sayesinde. Demem gereken bir tek şey var; "giden" ne ise, bir gün veya bir insan ya da "şey", her ne ise, giderken "kendisini" götürmüştür ve bize sormamıştır, bizler giden o şeye kendimizden fazla kıymet biçtiğimizden, onun "beklemediği" kadar kendisine değer verdiğimizden; yüreğimize ve ruhumuza yaralar açmaktayız. Giden yaralı değildir, "yaralı olan gidemeyendir." Her insanın, kendisine yaptıkları ve yapacakları için tek söz bile edemeyeceği bir tek güç vardır; O da "kendi benliğidir." Siz,sizin için her "şeyden" ve her nesnel varlıktan kıymetli olmalısınız. Siz varsınız. Sevgi ve Saygılarımla. Mutlu kalın. Cesaretin Evi.

cesaretin evi 
 04.02.2008 22:23
Cevap :
giden neyse biz de kalan da odur, umarım gidişler olmaz hayatımızda bolca beraber ve gelişler olur... sevgilerimle...  09.02.2008 1:10
 

Kahve rengi bir sonbahar ardından biraz morumsu, pembe erguvanlar yaşam müjdesi verdi baharı müjdelercesine bize. güzel bi anlatım, tebrik ederim...

y0Lcu 
 14.07.2007 13:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 477
Toplam mesaj
: 102
Ort. okunma sayısı
: 1427
Kayıt tarihi
: 08.07.07
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik mezunuyum. Şu anda özel bir telekomünikasyon şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster