Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1092
 

Güdüm!!

Güdüm!!
 

Bir yol tutturmuş gidiyorlar
Bunda bir iyi niyet yok.
Bunda bir güdümlülük söz konusu.
İNSAN’ın yenilgisidir bu.
Kendi iradesiyle!

Duruyorum.
Bakıyorum.
Üç yön var.
Bir de seyr-ü sefer
Yönsüz gezinenler…

Çok azı "belki" ben gibidir
Biz, İNSAN’dan taraf, İRADELER!!

Onlar savaş zannedip
Sınav veriyorlar
Sınıyor zannederken
Sınanan kendileri
Benim ise yönüm belli!
İNSAN... eşit… DOĞRU, AKIL, ONUR. 

İnsana "seçim" mahsus
Sınamak Allah'ın işi
Sınatan kendileri!

Önce birileri saldırıyor.
Diğer 2 yön izlemede.
Akabinde bunlardan biri sahip çıkıyor.
Saldıran devam ediyor.
Sonra 3.sü de sahip çıkıyor.

Bir "yem" kapma savaşı
Düşmanımın düşmanı dostumdur mantığı!

İlk saldıran belli zaten, eliyorum.
İlk sahip çıkan, devam.
2. sahip çıkan, izliyorum,
Hemen batıyor.
Çok akılsız, boş, yalancı, riyakar!
Değil insan!
Elendi!!
Elenince, düşmanıyla müttefik
O da saldırıyor.
Matrak!
Bugün de 3.nün rengi belli oldu.
Sanki koyunlar
Meee-e-e… meeeee…

Sonuç:
Üç yön de HİÇ!

Aslında bunların üçü de şeytan
Adı, HIRS
Aralarında bir savaş var.
İNSAN’a karşı!

Savaş neden çıkar
“güç”, “iktidar”, “çıkar” !!
Oysa asıl hedef, olmalı
İTİBAR!!!

Dün Ben, bugün O, yarın bir başkası
Yem!
Savaşı bu yemler üzerinden yapıyorlar.

Her yönün tabii bir başı var.
Ayaktan beter başları
Ve dalları, budakları, yandaşları.

Yem, aynı zamanda güdülecek yeni yandaş adayı!
Aslında bu, üç başın savaşı!
Onlar da baş değil üstelik
Baş sevdalısı
Baştan başkası serapa güdülüyorlar!!

Güdülmek?
İnsanın, insanlıktan istifası.
Hani özgürdü irade?
Hani İNSAN’dın?
Nerede onurun, aklın?
Hani itibar?
Sefillik!!

Tiksiniyorum.
Ben size çoktan galibim!
İnsansızlığınızda
Hukuksuz,
Ahlaksız
Öyle var olmaktansa
BEN YOKUM!!!!
.
.
.
.
.
.

Filiz Alev
09.06.”11 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

zaten aslında normal olduğunu ama bunun sebeplerini de bilmenin, bunun idrakinin getirdiği, sükuneti, bilinci ve bilgeliği ile beraber, hem hoşgörü, hem sevgi, huzur ama hem de bir esef duyma, hayıflanma ile, bir insan daha düşünse bilse, bir insan daha görse idrak etse yönünde bir arzu, düşünüş, içtenlik ve hissedişle birlikte gösterilen bir çabadır bu. Hem bunu başarmanın çok zor olduğunu ama imkansız da olmadığını bile bile, hem de doğruyu yapmanın da zaten tam da bu olduğunu da bile bile, bunların idrakiyle de.. Bir “zaten doğal bulma, zaten normali bu” diyebilme halidir. Dilerim anlatabilmişimdir. Ve son iki cümleniz… evet işte şu açıklamalarımın da zaten özeti olmuş gibi, evet, aynen de öyle… Çok teşekkür ediyorum bana bunları, yani kendimi, iç dünyamı, düşünüş ve hissediş tarzımı ve her yapmakta olduğum şeydeki asıl ve etkin amaç, herekete geçiş/geçiriş ve önceliğimi böylelikle kelimelere dökme fırsatı da verdiğiniz için bu vesileyle… Sevgiler, saygılar…

Filiz Alev 
 21.07.2011 0:33
 

“tanımlanabilmişimdir” zaman zaman.Yorulmuşluk hele kesinlikle hiç hissetmediğim bir şeydir.Hatta yorulmuyor musun insanlara bu denli hiç bıkmadan usanmadan anlatmaktan, uğraşmaktan, herkesi ciddiye almaktan diye de sorulara sıkça hedef olurum. Hakikaten de ne bir yorgunluk ne de bir yılgınlık asla hissetmem, çünkü çok enteresan bir şekilde ve insana değer vererek, en anlamayanın dahi anlayabileceği ihtimali ile insana güvenerek insana inançla,“doğru ve herşeyin hakçası yönünde” hareket ettikçe, yeniden daha da bir güç yükleniyor sanki bana o ulu kudretten gibi de bir durum olduğunu çok net hissediyorum. Teslim olmuşluk’a gelince, aslında sizin teslim olmuşluk olarak adlandırdığınız şey, o değil, “sevgiyle bir kabulleniştir” bendeki. Neyi kabulleniş? Hayatın ve şu yaradılışın, işleyişin o muhteşem dengesini, yani “dualiteyi” ve de doğrunun yanında yanlışın bu denli çok oluşunu ve bu oluş ve gidişin zaten işin doğası gereği olduğunu, bütün şu yanlışların da (dvm.2/3)

Filiz Alev 
 21.07.2011 0:32
 

Beğenmediğiniz dünyayı değiştireceksiniz.Sizin böyle bir yönünüzü görüyorum.Cesursunuz da.Ama burada biraz yorulmuşluk ve teslim olmuşluk da var gibi.Beğenmediğiniz dünyaya getirdiğiniz çözümler kutsaldır.Doğru değillerse de bu sefer iyi niyetiniz ve çabanız kutsaldır.

Kerim Korkut 
 20.07.2011 6:02
Cevap :
Değiştirmeyi hedef alarak değil kesinlikle…ama yanlış ve makbul olmayan insan davranışlarının ve zaten bunlara sebep olan arızalı ve/ya eksik ruh hallerinin, asıl sebebinin “bilmemek” olduğunu çok iyi bildiğim için, insanlara bildiklerimi anlatmaya ve onların düşünmelerini sağlayarak, onların da sırra erebilip,“doğru”nun idrakine varabilmelerine yardımcı olmaya çalışıyorum. Dolayısıyla öyle bir yönüm y da potansiyelim gerçekte var dense, yanlış olmaz esasen. Cesaret? O en belirgin özelliklerimden biridir zaten. Cidden korkusuzumdur. Ama bu cesaret, tedbir artı yüreklilik şeklindedir de tabi, öyle körü körüne de değil haliyle:) O nedenle ikna edilmem de hayli zordur. Ve her kim olursa olsun, bir haksızlık olduğunda ulaşamayacağım makam/kişi ve de bir yanlışı olduğunda kapıyı yüzüne çarpmayacağım, meydan okumayacağım yine makam yada kişi de yoktur. Hayatımda bunun yaşanmış öyküleri de yeterince vardır. Dolayısıyla başedilmesi de zor bir “asi” ya da devrimci diye de (dvm 1/3)  21.07.2011 0:29
 

..bir paylaşımdı. Gerçeği bu denlı kısa ve öz yazabilmek... Pavlov'un köpeği gibi şartlandırılmışların kulakları çınlasın. Teşekkürler.

Yüksel ÖNAÇAN 
 12.06.2011 13:21
Cevap :
Çok teşekkür ederim, saygılar...  12.06.2011 23:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 1643
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3038
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster