Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, araştırırım, yazarım. Gerçeklerledir işim, gerçeğin peşindeyim. Gerçeğin eğilip bükülmesine, azaltılıp abartılmasına, gözardı edilip yok sayılmasına, örtülmesine, oraya buraya çekiştirilmesine karşıyım, karşı dururum. Yanlışlara..

Devamı
 
 

Yazdığım Kategoriler

 
30 Ağustos 1922 Büyük Zafer

Bilincinize, yüreğinize, elinize sağlık değerli hocam. Hem Mustafa Kemal Atatürk'ümüz, hem de onun kazandığı nice zaferlerle birlikte bu sayede kurtardığı vatanımızı ve milletimizi bağımsızlığa kavuşturarak kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bizden sonraki tüm nesillerin de idrakinde olması gereken bir özelliktedir ve kesinlikle bu idrakle yetiştirilmeleri şarttır. Ne Mustafa Kemal'i ve diğer değerli komutanlarımızı, ve ne de demişsiniz ya hani "Bizler, Reşat Çiğiltepeleri unutursak bu ülkede huzurlu, mutlu, özgür yaşama gücünü kendimizde bulamayız" diye.. çok güzel ve doğru bir cümle. İşte bizden sonraki nesiller de unutmazsa ve bu idraki taşıyacak şekilde yetiştirilirse, bu muhteşem zaferleri ve çok önemli milli bayramlarımızı kutlamaktan imtina etmeye çalışanlar, asla bunu başaramazlar ve yeni nesillere de unutturamazlar. İlelebet/sonsuza değin 30 Ağustos Büyük Zafer Bayramımız kutlu olsun...

30 Ağustos 2021 02:25
Yazmak Nefes Aldırmaktır

Merhaba Cemile Hanım'cığım... Evet, her zaman olmasa da, yazmak da insanın ruhunu, düşüncelerini besleyen, maneviyatını şifalandıran eylemlerden biridir. Aslında, "Yazmak kaynaktan çıkan berrak su, okumak ise avucunun alabildiği kadarıdır" demek de mümkün. Yazmak özgürlüktür demişsiniz çünkü... Ama elbette bu özgürlük kısıtlanmaya kalkışılmazsa tabii ki:)) Yani sansür varsa eğer, yazmak esasen iyileştirici değil, aksine eziyet edici-zulmedici de olabilmektedir maalesef. Sağlık ve afiyetle, sevgiler...

27 Ağustos 2021 16:25
Anlayamadım

Şeffaflık olmazsa, güven kalmaz! Bu kadar nettir bu. Bu yazdıklarınız da bunun en doğal sonuçlarından sadece bir tanesidir. Çünkü şeffaflığın olmadığı yerde gerçeklerin üstü örtülür, dakika başı yalanlar söylenir, bunun karşılığında herkes de kendine göre bir şeyler söyler durur, kimi doğrudur bu söylenenlerin ama kimi de yine yanlışlardır, böylece de felaket bir bilgi kirliliği oluşur. Hadi işte güvenelim bakalım böyle bir durumda bir şeylere, neye güvenebiliriz?! Geçmiş olsun diyor, bütün hastalara ve sizin yakınlarınıza da acil şifalar diliyorum... Sağlıklı ve daha güzel günlere, daha güvenilesi ortamlara ve dönemlere erişiriz dilerim. Selamlar...

04 Ağustos 2021 15:00
 
Toplam blog
: 153
Toplam yorum
: 1793
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3142
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    "Ne"leri, "Niye"leri çözdüm, ama "Nasıl"lar için sadece tek insan ömrü yeterli değil; insanlar lazım