Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, araştırırım, yazarım. Gerçeklerledir işim, gerçeğin peşindeyim. Gerçeğin eğilip bükülmesine, azaltılıp abartılmasına, gözardı edilip yok sayılmasına, örtülmesine, oraya buraya çekiştirilmesine karşıyım, karşı dururum. Yanlışlara..

Devamı
 
 

Yazdığım Kategoriler

 
Hayatın Anlamı İki Soruda mı Gizli?

Önemli bir yazı.Önemli iki soru.Henüz o filmi izlemedim,o yüzden konu ve bu iki soru orada nasıl işleniyor bilemiyorum ama gerek hayatın anlamı,gerek mutlu olmak-etmek ve böylece de Allah'ın bizden razı olması ve cennetlik olmak denilirse,bu pek de böyle değildir ya da olmamamalıdır herhalde.Yani bu kadar basit değildir,bu denli "düz bir mantıkla" 'ben kendimden hoşnutsam, etrafımdaki her insan da benden hoşnutsa bu iş tamamdır' denemez aslında.Çünkü şöyle:"Genellikle" herkes zaten kendinden hoşnuttur.Başkalarının da bizden hoşnut olması için ise,HEP onların bizden duymak istediklerini söylemek ve onlara yine HEP onların istediği gibi davranmamız gerekir! Peki böyle olunca insan "kendi" olabilir mi? Ve bu bir doğruluk-dürüstlük-içtenlik-samimiyet-iyiniyet-hak/hakkaniyet olabilir mi? Aksine tam anlamıyla bir riyakarlık-sinsilik-çıkarcılık olmaz mı? ki RİYA (sahtelik-sahtekarlık-yalan-iki yüzlülük) ve haksızlık zaten günah değil mi? Onun için üzerinde tartışılması gereken bir konudur bu.

15 Ekim 2017 04:50
Ertelenen Hayatlar

Çok önemli bir konudur bu. Hayatım boyunca da herkese hiçbir şeyi ertelememek gerektiğini söyleyip durmuşumdur ve kendim de 5-6 sene önceye kadar hakikaten hiçbir şeyi ertelememişimdir. Lakin son senelerde yine aynı ben, maalesef ben bile erteler oldum bir şeyleri. Bir de şöyle bir durum da var, işleri ertelemezseniz hayatı erteleyebiliyor kimi insanlar, hayatı ertelemeyenler de "işler"e yetişemiyorlar! Bu sanırım biraz da içinde bulunduğumuz "zaman"ın, "çağın" da yarattığı bir sonuç. Eskiden herşeye yeterdi sanki vakit, ancak şimdilerde yetmiyor nedense. Özellikle de teknolojinin "güya" sağladığı "gelişmişliğin" yarattığı bir nevi "gelişmemiş"lik gibi ya da bir yandan da kolaycılık, hazırcılık, rahatlık gibi, insanın artık pek de kendi elinde değilmişçesine otomatik ve kaçınılmaz bir şekilde robotize olmuş gibi etki kapsamına girdiği bir tür sınırlandırılmışlık benzeri "ister istemez" bir atalete düşüş, akamete uğrayış diye tanımlanabilir belki. Kaleminize sağlık, sevgiler...

04 Ekim 2017 06:55
Daha Vakit Varken

Bu ömrün kendisine ‘insan olmak için’ verildiğinin bilincinde olup da bu gayede olan için çok güzel öğütler. Emeğinize, düşüncenize ve şiirsel-sanatsal ruhunuza sağlık. Ne var ki dikkatle baktığımızda insanlara veya sorsak tek tek, kendinin zaten böyle olduğunu,bütün bu öğütlerdeki herşeyi kendisinin zaten yerine getirdiğini,zaten böyle yaptığını düşünen/SANAN o kadar çok insana rastlarız ki.Oysa gelmiştir 50’sine, 60’ına, hattâ 70’ine,ama “esas itibariyle”, “öz” itibariyle taş üstüne taş koymadan,yani kendini (benliğini, egosunu, ruhunu-bilincini) bir bina inşaa edercesine inşaa etmeden bomboş geçirmiştir o koskoca ömrünü ki,asıl bunun zaten değildir zerre farkında.Zira insan türünden doğan her canlı, henüz insan olmadan önce, en kolay kendini kandıran bir varlıktır! Yani olmadığı halde olduğunu sanan çok fazla insan bulunmaktadır.O nedenle bu şiiriniz hakikaten çok değerli, önemli ve anlamlıdır.Hele de kendini kandırma meyilinde olmayanlar için daha bir takdire ve dikkate şayandır.

20 Eylül 2017 03:15
 
Toplam blog
: 142
Toplam yorum
: 1615
Toplam mesaj
: 182
Ort. okunma sayısı
: 2338
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 


 
 
     
     
     
    "Ne"leri, "Niye"leri çözdüm, ama "Nasıl"lar için sadece tek insan ömrü yeterli değil; insanlar lazım