Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
9851
 

Gülmek nedir?

Gülmek nedir?
 

İnsan o kadar acı çekti ki,
gülmeyi yaratmak zorunda kaldı.
Nietzsche 


GÜLMEK NEDİR?
Fizyolojik olarak gülme, yüzümüzdeki on iki kasın birbiriyle uyumlu hareketi sonucu oluşur. Biyolojik olarak gülmek, otonom sinir sistemimizin bir işlevidir. Otonom sinir sistemi ikiye ayrılır: Sempatik ve parasempatik. Gülme eylemi bu iki sinir sistemimizin karşılıklı etkileşimi sonucu ortaya çıkar. 


NEDEN GÜLERİZ?
Özellikle esprilerde, beklenmedik bir durum ortaya çıkar. Bu beklenmedik durum, duyu organlarımızdan gelen herhangi bir algının, belleğimizle ilişkilendirme sürecinde bir kesintiye uğramasıdır. Bellekle ilişkilendirmedeki, çok kısa süreli de olsa, kopukluk, sempatik sinir sistemimizi alarma geçirir. Sempatik sinir sistemimiz bu durumu bir tehdit olarak algılayıp, kollarımıza ve bacaklarımıza, savunma amacıyla bir güç yükler. Bu bir “savaş ya da kaç” durumudur. Ancak bellekle ilişkilendirme sağlandığı anda, böyle bir durum ortadan kalkar. Bu kez devreye parasempatik sinir sistemimiz girer. Parasempatik sinir sistemimiz, tekrar olağan duruma dönmemiz için, kol ve bacaklarımızda oluşan ve artık ihtiyaç duyulmayan gücü, gülme eylemiyle harcar.
Gerçek biyolojik süreç çok daha karmaşık olmakla birlikte, bu kabaca yaklaşım, bizim gülmeyle ilgili yararlı sonuçlar çıkarmamız için yeterlidir. 


KÜLTÜRÜMÜZDE GÜLMEK
Bizim kültürümüzde Nasrettin Hocamız var. Gülme konusunda, bütün dünyada, övünebileceğimiz bir tarihi mirastır Nasrettin Hoca. Bizim Aziz Nesin’imiz var. Ayrıca Karadeniz yöresindeki insanlarımızın ağızlarını açmaları yeterlidir, yüzümüzde gülücükler açması için. Hacivat’la Karagöz de hayal perdesinde güldürmüşlerdir bizi yüzyıllarca. Günümüzde Türk Sinemasının, Dünya Sinemalarını kapı dışarı ettiği tek alandır güldürü. Şener Şen, Kemal Sunal, Adile Naşit, Domates Güzeli gibi bir çok sanatçımızın yerini, dünyadaki hiçbir güldürü ustası dolduramaz. Ve daha saymakla bitmez kültürel kaynaklarımız var gülme konusunda.
Daha da önemlisi bizim güldürümüz, eğiticidir, öğreticidir, bilgecedir. Kıssadan hisselerle doludur. Milli Eğitim Bakanlığımız, en azından ilkokullarda bu mirasımızdan yararlanmayı düşünür mü acaba?!
Bu konuda gerçekten şanslı bir toplumuz. İngilizleri düşünün bir de!
Ve en güzeli, bizim bu zengin gülme kültürümüz, günümüzde de harıl harıl güldürü üretmeye devam ediyor. İşte hoşuma giden örneklerden biri, hem de Gaziantep’ten! 


Pambık Prenses Ve Yedi Gudduk
Gralice gosga gosga oturduğu yerden sorar
gralice: Ayna ayna saa deym tama, benden gözeli var mı dünyada ?
ayna: Var sayın gıraliçem.
graliçe: Va dininemi la, kim bu şarmıta?
ayna: Aha şeyle pendir topağı kimi bembeyaz bi gız.
gralice: Eee adı neymiş?
ayna: Pambık Pirenses.
gralice: La yeriiiiii, onu bizim avcı öldürükdü. ayna: Zor öldürük. Aha yedi dene gudduknan suyun başında garpuzatanda yaşey. Yalancı aha beyle olsun!.... 

Gerisini internette bulmanız mümkün! Keyifli bir gün olsun hepimize.
izzetbalci@ziprotek.com 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1110
Kayıt tarihi
: 06.06.11
 
 

Zihinsel Programlama Teknikleri(NLP, Hipnoz, Meditasyon..vs.) alanında, uzun yıllardır araştırma ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster