Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '13

 
Kategori
Uzay
Okunma Sayısı
16592
 

Güneş patlamaları neden olur ve bizi nasıl etkiler?

Güneş patlamaları neden olur ve bizi nasıl etkiler?
 

Güneş lekeleri arasında oluşan manyetik halkalar milyonlarca kilometre uzunluğunda ve yüksekliğindedir


Yazılarım hakkında yapılan bazı yorumlardan dolayı şu ön açıklamayı yapmak zorundayım : Bu yazım dahil hiçbir yazım bir yerden kopyalama değildir, yaptığım araştırmalar sonucunda kendi yazdığım yazılardır. Güneşin ışık, ısıyı nası ürettiğini “ Güneş ışık ve ısıyı nasıl üretir, Güneş’in sonu nasıl olacak ?” başlıklı başka bir yazımda anlattığım için bu yazımda bu konuya girmeyeceğim. Burdaki konu güneş patlamalarının neden meydana geldiği ve bizi nasıl etkilediği, yarattığı tehlikeler ve bu tehlikelerden korunma yolu olup olmadığıdır.

Güneşin fotosfer denen görebildiğimiz dış yüzeyinde bir çok güneş lekesi oluşur. Bu lekelerin bazıları Dünya’dan daha büyük sadece bir kaç gün ömürleri olan çevrelerine göre daha az sıcak oldukları için koyu görünen bölgelerdir. Güneş lekelerini oluşturan şey fotosfer denen dış katmanın altında bulunan kromosfer tabakasında Hidrojen ve Helyum elementlerinden oluşan plazmanın (plazma : çok yüksek sıcaklıkta ionize olmuş yani elektronlarını kaybetmiş gazın maddenin 4üncü hali ) konveksiyon çemberleri halinde hareketinden dolayı fotosfer yüzeyinde sıcak ve daha az sıcak bölgelerin oluşmasıdır. Daha az sıcak bölgeler güneş lekelerini oluştururlar. Bu güneş lekeleri arasında milyonlarca kilometrelik uzunlukta ve yüzeyden yükseklikte manyetik alan halkaları oluşur. Bazı lekeler Kuzey bazıları Güney kutbu gibi olurlar. Manyetik alan halkaları boyunca resimde görüldüğü gibi hidrojen ve helyum plazmaları uzanır. Güneşin yüzey katmanında kutup ve ekvator bölgeleri arasında güneşin kendi ekseni etrafında dönüş hızlarında farklar olduğu için bu manyetik halkalar zamanla bükülür ve kıvrımlı şekiller alırlar. Bir gerilim oluşur ve bazen bükülmüş halkalar güneşin yüzeyine geri çökerler. Ama çok defa da geri çökme yerine koparlar. Bu kopma solar flare denen milyonlarca nükleer bomba gücünde güneş patlamalarını oluşturur. Bu patlamalar sonucunda çok büyük miktarda  plazma ve enerji  bir anda uzaya yayılır. Bunlara Coronal Mass Ejection denir. Bazen patlama sonrası yayılan bu enerji 8 dakika sonra Dünya’mıza ulaşır. Ulaşınca ne olur ?

“İyiki Kalkanımız Var” başlıklı başka bir yazımda Dünya’nın etrafındaki manyetik alanın bizi Güneş’ten gelen radyasyondan nasıl koruduğunu, Dünya’da hayatın başlamasına ve devam edebilmesine imkan tanıdığını, Dünya’nın bu manyetik alanını nasıl ürettiğini ve Mars gibi manyetik alanını kaybederse olacak olan felaketi, 700 – 800 bin yılda Dünya’nın kutuplarının yer değiştirdiğini bu değişim sırasında manyetik alanın geçici olarak yok olduğunu, bunun yarattığı tehlikeleri ve bilim insanlarına göre yeni bir kutup değişim zamanının çoktan geldiğini anlatmıştım.

Bugün bu konunun devamı olarak manyetik alanın bizi Güneş’in radyasyonundan korumakta bir kapasite sınırı olduğunu yazıyorum. Güneşte bazen yukarda anlattığım gibi olağanüstü büyük patlamalar oluyor. Bu patlamalarda milyarlarca ton plazma bir anda uzaya ışık hızı ile dağılıyor. Bu tür büyük patlamalara CME : Coronal Mass Ejection deniyor. Dünyanın manyetik alanın CME lerin Dünya’daki suyu ve havayı yok etmesini dolayısıyla canlıları öldürmesini engelleyebiliyor. Ama elektronik sistemleri çökertmesini engelleyemiyor. Bilinen son büyük CME 1859 da olmuş. Amerika ve Avrupa’daki tüm telgraf şebekeleri çökmüş. O tarihte insanlık elektroniğe bugünkü kadar bağımlı olmadığı için gördüğü zarar sınırlı kalmış.                                                                                                                                                    

1859daki çapta bir Coronal Mass Ejection ( olağanüstü büyük patlama ) günümüzde olursa ne olur ? Bugün elektrikler birkaç saat kesildiği zaman dahi hayatımız aksıyor ve deliye dönüyoruz. Elektriğin sadece şehrimizde değil tüm Dünya’da geçici olarak değil temelli olarak kesildiğini ve Dünya’da bütün elektronik cihazların bir daha çalışmayacak şekilde arızalandığını düşünün. Bilim adamlarının dediğine göre 1859 çapında bir güneş patlaması olursa Dünya’daki bütün elektrik, telefon, bilgisayar, internet kısacası bütün elektronik şebeke ve aletler temelli zarar görür ve insanlık bir anda 19uncu yüzyıldaki medeniyet seviyesine iner. Normalde güneşten gelen radyasyon sadece kutuplarda Atmosferin üst katmanları ile etkileşime girerek şahane ışık ve renk gösterilerine sebep oluyor. Ama 1859 daki büyük patlamada bu ışıklar sadece kutuplarda değil Roma hizasına kadar tüm Dünya’da görülmüştü. Bugün de aynı çapta bir patlamanın ilk etkisi insanların sadece kutuplarda değil Dünya’nın her yerinde gökyüzünde müthiş bir ışık ve renk gösterisi izlemelerine yol açar. Bu güzel gösterinin hemen ardından elektrik santrallerinde patlamalar, yangınlar vs. ve nihayet tüm elektronik ve haberleşme sistemlerinin temelli olarak çöküşü ve insanlığın sadece birkaç saat içinde 21.inci yüzyıl medeniyet seviyesinden 19uncu yüzyıl seviyesine inişi takip eder. 

Böyle bir felaketin olma ihtimali nedir ve önlenebilir mi ? Bilim adamları 1859 türü büyük güneş patlamalarının birkaç yüzyılda veya birkaç bin yılda olabileceğini ama kesin ne sıklıkta olduğunu henüz bilmediklerini söylüyorlar. Korunmak için teknlojik çözüm geliştirmek için kafa yoruyorlar ama henüz bir çözüm bulunabilmiş değil. Yani bugün Güneşin bize gülümsemeye devam etmesi ve öfkelenerek bizi 19uncu asıra götürmemesi için dua etmekten başka yapabileceğimiz birşey maalesef henüz yok. 

 

Rasih Bensan 13 Mayıs 2013

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar Sayın Yazarım. Benim de ilgimi çeken konular olduğu için okurum. Tabi teknik terim ve kavramları tam manasıyla anlayabilmek için birazcık derinden bilgi sahibi olmak gerekiyor. Cenab-ı Hakk, kainatı yaratırken ihtiyaç duyacağımız her şeyi bir ölçü ve kanun dahilinde yaratmıştır. Bugün insanoğlu araştırsın, tüm yaratılanların yaratılışını ve işlevini bir ilme dayandırarak izah edebilir. Hiçbir şey gelişigüzel yaratılmamıştır. Hepsinin kader dediğimiz bir kanunu vardır. Bu kanunları da ilimle uğraşan bilim adamları açıklayabilir. Güzel bir paylaşımdı. Kaleminize ve gönlünüze sağlıklar dilerim. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 13.05.2013 19:03
Cevap :
Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Buna benzer diğer yazılarımı da okursanız memnun olurum. Daha da yazacağım  14.05.2013 0:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 414
Toplam yorum
: 132
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1895
Kayıt tarihi
: 05.05.12
 
 

BİLİM özellikle astronomi ve çeşitli konularda araştırmacı ve yazar Amatör fotoğrafçı, Ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster