Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '08

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
454
 

Hata mı değil mi İkilemi

Hata mı değil mi İkilemi
 

www.yenimakale.com/.../seni_seviyorum_anne.jpg 342 x 380 - 25k


Evet, Bir hataydı, hem de kocaman bir hata…

Akşamın alaca karanlığında evine dönen kadın çantasında anahtarını arıyordu el yordamıyla. Telaşlıydı ve içeride inatla telefonun zili çalıyordu. Kim olduğunu merak ederek daha da telaşlandı, eli ayağına dolandı belki de beklediği telefondu ve bir türlü lanet anahtarı bulamıyordu. Ve nihayet, aslında kısa süre de buldu anahtarı ama saatlerce sürdü zannetti. Hışımla kapıyı açıp girişteki telefona uzandı. Yetişemedi inadı tükenmiş susmuştu telefon. Daha çok sinirlenerek montunu çıkarıp astı itinasız. Ayakkabılarını fırlatırcasına çıkarıp aceleyle lavaboya koştu. Elini yüzünü yıkaması lazımdı kendine gelmesi gerekiyordu sağlıklı düşünmek için. Belki de duş alması soğuk bir duş iyi gelecekti ama üşendi. Aynadaki kadına takıldı gözleri, korkuttu günün yorgunluğu yüzüne aksetmiş perişan, bezgin bir kadın gördü tanımadığı bu kadın ne arıyordu kendi aynasında.

Kısa bir süre bakakaldı aynaya ve kadına sorular sordu nedenlerini araştırdı yorgunluğunun, nedenlerini araştırdı perişanlığının en önemlisi ne arıyordu kendi aynasında ve neden bu kadar kötü yansıyordu içi kararmış perişan kadın kimdi. Tabii cevap alamadı ya da aldığı cevaplar tatmin etmedi. Sabunlu elleriyle yüzünü yıkadı yıkadı, birkaç saniye elleri yüzünde öylece kalakaldı. Parmaklarının arasından aynaya takıldı yine gözleri. Ama hayret, hayret ya bu kadar da olmaz aynı hareketi yapıyordu aynada ki kadın. İşte o an gülme krizi tuttu ulan yoksa ben miyim aynada ki, yok canım ben olamam diye iç geçirdi ellerini yüzünden çekip tekrar aynaya baktı ben olamam bana hep güzel olduğumu söyler tanıdıklarım aynada ki ben olamam, olamam, olamaz.

Kimliğini aradığı bu karmaşanın içinde telefonun zili çaldı yine, yalın ayak, elleri ıslak koştu bu sefer yetişmeliydi ve anlatmalıydı bugün olanları. Ahizeyi kaldırdı nefes nefeseydi ve efendim dedi biraz tedirgin, biraz ürkek ilişti telefonun yanındaki sandalyeye. anlatmalıydı ve o anlamalıydı. Büyük bir hataydı evet kabul ediyordu ama! Gözlerinde yaş, yüzünde inanılmaz acı; dinliyordu.


—Sen benim annem olamazsın diye haykırıyordu on yedi yaşındaki genç, sen benim annem olamazsın benim annem çocukluğumda ki gibi temiz, masum ve en güzel anneydi. Sen artık temiz değilsin ve benim sevgim sana yetmiyor muydu?Başkasına gönül verdin.

—Bak canımın içi dinle beni...

(sensin benim bir tanem kimselere değişmem seni) diyemedi düğüm düğümdü boğazı yutkundu.

—Seni dinlemeyeceğim

Bağırıyordu kulakları sağır edercesine ağlamaklı sesle. Yok, benim annem yok.

Telefon suratında patladı şamar etkisiyle yıkıldı oracığa


Bugün yaşadıkları korkunçtu bir tarafta canı gibi sevdiği, hatta nefes alması için en büyük sebep olan varlığı bir tanesi oğulcuğu, bir tarafta da bundan sonraki hayat arkadaşı olarak seçtiği adam (ne kadar yanıldığını anladığı, çok geç anladığı adam) ve ortada kalan kendi. Tanışma faslından sonra kopan kıyamet. Canı olan oğulcuğu için ya ben ya o demesi ile yıkılan hayali. Asla oğlundan vazgeçmeyecek yaşama sebebi oğluyla arasına kimse giremeyecekti. Koşar adım uzaklaştı ve saatlerce sokaklarda kendiyle baş başa kaldı. Yüreğinde kopan fırtınanın dinmesi zaman alacaktı. Zaman, çok uzun acıtan zaman.

Ahize elinde ne kadar oturdu, ne kadar ağladı bilmiyordu. İç çekerek uykuya daldı iliştiği sandalyede. Sabaha karşı hala yanakları ıslaktı, ıslaktı ama taze bir gülümseme yayılmıştı yüzüne; oğulcuğu, canı bir tanesinin üç tekerlekli bisikletine ilk binmeyi öğrettiği günkü neşeli, sevgi dolu gündeydi şimdi.

Ya sonra uyanınca ne olacak ve neler yaşayacaktı. Olacaklardan habersiz ve rüyasında mutluydu…

Çalıntı hayatlardan alıntı

Arkadaşım kızını tercih etmişti…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle bir tercih söz konusu olduğunda evladını tercih etmeyen kadın yoktur herhalde. Biz kadınlar anne olduktan sonra kendimiz için yaşamayı bırakıyoruz. Doğru mu değil mi tartışılır ama genelde olan bu, sizin hikayeniz gibi. Selamlar, sevgiyle kalın...

moonlight1 
 07.08.2008 2:49
Cevap :
annelik bu galiba ben anne olmadığım halde düşünüyorum da sonu ne kadar kötü olsa da çocuğumu seçerdim teşekkürler ilginize  07.08.2008 10:15
 

Dili kullanmaktaki ustalığınız tüyler ürpertici, mevzuya hakimiyetiniz iç gıcıklayıcı, doğrusu takdire şayan bir blog yazmışsınız.

silik 
 31.07.2008 13:32
Cevap :
Teşekkür ederim efendim okumaya ve yoruma değer bulmanıza sevindim  01.08.2008 10:18
 

Ne zor değil mi tercih yapmak zorunda kalmak. Arkadaşının yerinde olmak istemezdim. Olsam oğlumu seçerdim gibi geliyor ama hayat işte yaşamadan bilemeyiz ki hiç bir şeyi. Çok çok sevgilerimle canım...

Özlem Akaydın 
 26.07.2008 21:00
Cevap :
seçim de kalmak hem de sevdikleri arasında kalmak zor olsa gerek teşekkürler  28.07.2008 12:02
 

alıntı hayatımızın bir parçasıydı...oğulcuğum diye yazarken ''kızını tercih etti ''diye bitiyor orda kafam karıştı..;))

Gülden Işık 
 25.07.2008 11:06
Cevap :
Bir arkadaşımın yaşadıklarıydı kızını tercih etmişti ben de direk kendilerini yazdığımı düşünüp kırılmasınlar diye değiştirmiştim  25.07.2008 11:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 698
Toplam mesaj
: 239
Ort. okunma sayısı
: 808
Kayıt tarihi
: 26.12.06
 
 

Şiir yazmaya çalışan, müzik dinlemeyi seven, Fotoğraf çekmeyi seven, Doğayı ve içinde barındırdık..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster