Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
578
 

Hayaller...

Hayaller...
 

Yeni bir fikir, hiç görülmemiş ve faydalı bir şey tasarlamak değişik ve hoş bir duygu olmalı. Henüz bu mutluluğa erişemedim. Eşimle bazen mucit oyununu oynarız. Kim daha orijinal fikir üretecek yarışıyoruz adeta.

Dün akşam yemek işi ile uğraşmak istemedim, dışarıda yemek yemeyi önerdim. Son günlerde çok yorgun hissediyorum kendimi. Hasta mıyım ne?

Balık, dışarıda balık yemeye bayılıyorum. Koku yok, balık temizlemek yok. Gerçi evde de ben temizlemiyorum balıkları, ama kokusu… Terasta pişirsek bile, yerken siniyor odanın içine. O kokuyu kaybetmek için çok uğraşıyorum sonradan.

Her zamanki balıkçımıza gittik. Sade ve temiz bir yer.

Kurtlar kadar acıkmışız. Siparişimizi verdik ve balıkları beklerken, oyalanmak için, eşim hayal kurmaya başladı. Lokantada garson olmayacakmış. Masanın üstündeki katlanabilir monitörlerden menü seçimi yapacakmışız. Masa numarasını belirledikten sonra, düğmeye basacakmışız ve özel bant sistemi ile yemekler gelecekmiş önümüze. Restorandaki masa dizaynı konusunda fikir üretmeye başladı. Bant sistemin sağlıklı çalışması için önemli bir unsur. Yeşil gözleri pırıl pırıl parlıyordu. O kadar kaptırdı ki kendini, neredeyse balıklar banttan gelecekmiş hissine kapıldım. Gülmeye başladım. Alındı, bir gün bu hayali gerçek olacakmış, görürmüşüz biz.

Ödemeyi nasıl yapacağımızı soramadan, balıklar geldi, yemeye koyulduk.

Balıkları yerken, geçenlerde küçük oğlumun, ödevi geldi aklıma. “Hayalinizdeki okul”. Pek güzel anlatmış oğlum haylindeki okulu. Defter, kitap yok. Dizüstü bir bilgisayar. Ama çok küçük, elinde taşırken hiç yorulmayacak. Ödevler orada yapılacak. Sınıflar merdivenli olacak ve özel, sinemadaki gibi, ekranda dersler işlenecek.Okulun bir kafeteryası vardı….harika. Benim bile orada bir kahve içesim gelmişti okurken. Dersler on beş dakika sürecek, teneffüsler en az yarım saat ve o fevkalade güzel, bar sandalyeli, kafeteryada geçecek. Tabii okulun mükemmel spor salonunu da unutmamış küçük afacan. Güzeldi gerçekten.

Hayaller…

Ne kadar kolay, her şey, şıp diye oluveriyor.

Hayal etmeyi seviyorum. Son zamanlarda kendim ile ilgili hayallerimi düşündüm. Yok…. Hayallerim hep çocuklarım üstünde kurulmuş. Onların yerine hayal kuruyormuşum meğer…. Mesela Galatasaray Lisesi!

1991 yılında bir iş ile ilgili Galatasaray Lisesine gitmiştim ve büyülenmiştim. İlk olarak okul gibi algılayamamıştım. Bahçede kalmıştım sadece. OKS sınavına ben girecek olsaydım, kesinlikle hedefim o lise olurdu. Büyük oğluma soruyorum; yokmuş öyle hayali. Şaşırıyorum! Ah şu gençler! Kazansa bile gitmeyecekmiş. Haziranda kısmet olursa OKS sınavına girecek. Umarım hayalindeki okulu kazanır.

Bazen yanlış zamanda doğduğumu düşünüyorum. Ben arabaların, uçakların, gökdelenlerin, bilgisayarların, plazmaların olmadığı dünyada yaşamak isterdim. At arabaların olduğu dönemde. Köyde, küçücük bir evde. Doğanın bir parçası olarak. Koyunlarım, kuzularım, tavuklarım olmasını isterdim. Folluklarda sıcacık yumurtalar…Tarlamdan geçinebilmeyi... Bahçemde rengarenk kasımpatılarımın olmasını isterdim.Mümkün mü?

Özlem sadece……..

Yemek faslımız bitti. İstanbul - Yeni Kapı’ da yediğim ekmek arası balık tadını alamadım. Her İstanbul dönüşümüzde, Bursa Feribotunu beklerken, Yeni Kapıda, Balık halinde - ekmek arası balık yiyoruz. En son haziran ayında gitmiştik, eşimle birlikte. Deniz kenarında yürüdük ve ekmek arası balıklarımızı yedik. Denizde atlayan yunusları seyrettik. Çok güzeldi. Liseli gençler gibiydik. Nedense, balıkları tabakta yemeyi sevmiyorum.

Hayaller.....

Sınırı yok hayal etmenin. Hayallerde her şey mümkün. Benim de kendim ile ilgili bir hayalim var artık. Gerçekleşmesi imkansıza yakın da olsa, yine de var. Ömrüm olursa, bu yorgunluğum beni ürkütüyor bazen, gerçekleştirebilir miyim bilmiyorum. Zaman gösterecek. Kendini sevmek, kendine karşı talepkar olmak demek. Bana göre öyle.

Bir düşünür şöyle söylemiş: ”Duygularınızın şiddetini bilseydim gelecekte atacağınız adımların büyüklüğünü de size söyleyebilirdim.'

06 Şubat 2008

Bursa

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 330
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1778
Kayıt tarihi
: 13.03.08
 
 

Doğduğum ve büyüdüğüm şehir Kırcali, Bulgaristan. Yıl 1964. Makina Mühendisiyim. Evli ve iki çocu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster