Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
259
 

Hayat budur işte!

Hayat budur işte!
 

objektifimden...........................................................................................................................................................................................


 

H A Y A T…

(H)ani saatler durur bir an, mefhumunu yitirir zaman

(A)cılar yüklenir omzuna, taşıyıp taşıyamayacağına bakmadan

(Y)eminlerin, verilip de tutulmayan sözlerin, her biri kocaman bir yalan

(A)slında! Gülümsersin için için… Bile bile…

(T)ükenir tüm takaatin, yiter gider ‘’O’’ an…

Oysa!

Oysa kendince kurduğun düşler deryasında, ne soluksuz kulaçlar atmışsındır zamanında.

Bitimsiz, biçare zamanlarda!

Oysa!

Oysa renk renk kalemlerin vardı bir zamanlar. Ellemeye kıyamadığın, bitmesin diye gözünün içine baktığın.

Çizdiğin resimlerin. Ağaçların, çiçeklerin, sevgin, ümitlerin. Rengârenk, ışıltı saçan güzelliklerin.

Hayallerini çizip çizip resmettiğin, kalemler solar bir bir, sonra hayallerin, sonra çizdiklerin.

An gelir ki pembe panjurların ardına saklanıverir, söyleyemediklerin, gülüp geçtiğini sandıkları gerçeklerin. 
 
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,

Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...(A.Haşim)

Der ya şair…

 

Bir fırtına kopar. Alabora olur. Pişmanlık rüzgârlarıyla kırılır dalların. Keşke ah keşke diye çığlık, sessizce çığlık atar, rüzgârın hışmıyla sağa sola savrulan hazan yaprakların.

Ah keşke… Geri gelse, geri gelse… Tükettiğin yılların.

İçindeki kasırganın son demleridir, kadehinde yudumladığın.

Mezen ise hüzünlerin, saçlarının üstüne acımasızca yağan bembeyaz kar tanelerin.

Uzaktan uzağa bir şarkı çalınır kulağına.

 

(Do)ğmamış Güneşin ışıltısı gibi karaydı bu gönül

(Re)nkler bir bir soldu, bitti bu gönül

(Mi)rim… Tutsak idi aşka, sevdaya bu gönül

(Fa)kat kıymeti bilinmedi, hüzünle bezendi bu gönül

(Sol)gun çiçeklerin, kuru dikenlerine ram oldu bu gönül

(Lâ)hza gülmedi, mutluluk nedir bilmedi bu gönül

(Si)ldi AN’ı , anıları, her bir acıyı bu gönül

(Do)ğmamış Güneş gibi karardı bu gönül… (Ay Şen)

 

Yıldızlar yağar gökyüzünden, yağmur yağmur… Sağanak sağanak…

Her birinde takılı kalmış ümitler ıslak ıslak…

Yüreğine sığdıramadığın kırık dökük umutlar, damla damla dökülür yaşlarından.

İnsanlar yalan, Dünya yalan...

Ne hayal sokağının, renkli kâğıtları kalmıştır artık usunda, ne de kaybından zerre kadar pişman olmadığın mutluluğun.

Sarıp sarmalamışsa dört bir yanını, yalan içinde açan yalan sarmaşıklarının zehri.

Ne senin kıymetin vardır artık! Ne de yitirdiğin yılların…

Usul usul yürürsün kıyıdan kıyıdan…

Esen Seher Yeli’nin efil efil esintisine, esir düşen saçların bile asi!

Gün doğar. Gün batar…

Kapanır tüm kapılar.

Yürür, gidersin ardına bile bakmadan!

‘’Artık demir almak günü gelmişse zamandan, 
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. 

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; 
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.’’ (F.N.Çamlıbel)

Ayşen Arslangiray

13 Ağustos 2013

İzmir'den

 

http://www.youtube.com/watch?v=ZgklYpzQd_I

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ey hayat işte , bazen daldırılıyor bazen çıkarıyor hiç belli olmuyor ...sevgimle :)

Tülay EKER 
 16.08.2013 16:17
Cevap :
Hayatı kınasak da, hor görüp bize neler ettin diye hayıflansak da yaşıyoruz be arkadaşım. Kah sevinçle, kah gamla. En içten teşekkür ve sevgilerimle, hep sağlıklı ve huzur dolu yaşaman dileği ile güzel arkadaşım.  17.08.2013 0:43
 

Hiç mi kaçak bir bakış için içindeki dürtülerin gülleri dikenlerini batırmaz? Kaçan yılların mezarına karanfil ektiğin için... Bırak zamanı yılkıların üstüne özgürce nalsız dört ayakla koşsun. Saygılarımla.

E Ruhi YALÇIN 
 16.08.2013 12:38
Cevap :
Sayın yazarım zaten biz bıraksak da zamanı dört nala koşmakta bırakmasak da. Hatta bize hiç sorma gereğini de duymamak da:)Yılların üstünde biten karanfillere gelince umut umut diye tomurcuklanmaya çalışmak da. Yorumunuza teşekkürler. Saygılar sunuyorum.  17.08.2013 0:40
 

Hayat, bir han, bir kapıdan girersin de, ALLAH GECİNDEN VERSİN, EN ÖNEMLİSİ DE SAĞLIK VE AFİYET VERSİN... ADADAN SELAM, YAZILARINI ÖZLEDİM...

Göksel47 
 14.08.2013 21:22
Cevap :
Han olmasına han da!O hana bir giren pişman, bir de vakitsiz çıkıp giden. bazen çakıllı yollardan gidiyoruz bazen de yağmurlarda ıslana ıslana. Ve... Halinden memnun olan da görmedim daha:)Sevgili öğretmenim, sevgilerimi sunuyorum size ve canım ADA'ya...  17.08.2013 0:37
 

Sevgili Ayşen Kardeşim güzel bir deneme canınıza sağlık. Yaşam merdivenlerini bazen hızlı, hızlı bazen de ağır ağır çıkıyoruz.Geriye dönüp baktığımızda arkamızda bir yığın sararmış anılarımız kalıyor.Sevgilerle öptüm sizi .NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 14.08.2013 9:47
Cevap :
Sevgili öğretmenim, bir basamak bir basamak derken neredeyse basamakların sonuna geldik. Yollar uzundu, yollar engebeli, taşlı çakıllı... Ardımızda bıraktığımız anılara baktığımızda, kimi kez yüzümüze acı bir tebessüm yerleşmekte. Ve... Nasıl geçti zaman, nasıl geçti bunca yıl diye şaşırmaktayız. su misali aktı geçti gitti. Saygı ve sevgilerimle, nice huzurlu ve de sağlıklı yıllarda yaşamanız dileklerimle.   14.08.2013 22:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 524
Toplam yorum
: 2825
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1198
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster