Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '11

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
355
 

Hayatın gerçeklerinden...

Hayatın gerçeklerinden...
 

Henüz hayatının baharında,  

Düşünün ki gencecik bir kızı ... 

Ama değişen mevsimler gibi,  

O da baharı değil, kah yaşıyor kışı, kah yazı... 

 

Sözünü ettiğim genç kızımız henüz 17 yaşlarında, adı bende saklı bir kız öğrencim. Kısa bir süreliğine derslerine girme fırsatım olmuştu. Geçtiğimiz günlerde tesadüfen karşılaştık, ayak üzeri kısa bir sohbetle ders anılarını tazeleme imkanını bulduk bir çırpıda... 

Dersteki durumunu ve öğrenciliğinin kalitesini hatırlıyorum hala: Çalışkan, akıllı ve bir o kadar da terbiyeli bir öğrenci profiline sahipti. 

Mütevazı bir ailesi var. Bir gün, okula gelen annesi ile de okul koridorlarında ayak üstü bir konuşmamız oldu. Malum, veliler hemen derslerinin durumunu sorarlar: 

-"Nasıl bizim kızın durumu" 

-"Vallahi benim dersim açısından bir sıkıntı yok, gayet başarılı. En iyi öğrencilerimden birisi" deyince annenin gözlerindeki ışıltıyı ve derinliği anlatmam mümkün değil. Bu iki cümle, kısa sohbetimizin konusu olmuştu. 

Okul bir meslek lisesiydi ve öğrenciler bu okulda kısa yoldan bir meslek öğrenerek kendilerini bir anda hayatın acımasız zorlukları içinde buluyorlardı. Bazıları ise, bu öğrencimde olduğu gibi hem okuyup, hem de çalışıyorlardı. Çalıştığını ben de yeni öğrendim; hafta sonları okuluyla ilgili bir iş kolunda çalışarak bir haftalık okul giderini karşılamaya çalışıyor... 

Bu arada lise sonrası hedefler için dershaneye gidiyor. Allah tan onun parasını burs alarak karşılayabilmiş. 

O, henüz 18'ine bile girmediği halde ailesine büyük yük olduğunu düşünüyor: 

- Çünkü kendisinde küçük iki kardeşi daha var ve onlar da okul çağındalar... 

-Çünkü babası uzunca bir zaman önce işsiz kalmış ve hala işsiz, evine ve çocuklarına bir fayda sağlayamıyor... 

-Çünkü anne yeni çalışmaya başlamış ama aldığı ücret asgari bile değil... 

-Çünkü bu ailenin kendi evleri yok ve üstelik kirada oturuyor... 

-Çünkü annenin kazancı doğrudan kira ve elektrik, su, ısınma gibi zorunlu giderlere ancak yetiyor... 

-Çünkü bu evde büyük olasılıkla huzur ve ahenk yok... 

-Çünkü bu evde aile çarkı dönmüyor... 

Durum böyle olunca anne-baba bir süre önce ayrılıyorlar. Ayrılmak sorunları çözmediğinden bir süre önce yeniden bir araya geliyorlar. Ama yaşam standartlarında değişen bir şey yok... 

O henüz baharında ve baharda kah kışı, kah yazı yaşıyor... 

Bu yaşam onun yaşam kalitesini de alt üst etmiş: Küçük yaşta almış olduğu yük ve geleceğin belirsizliği, beynini işgal eden "yük oluyorum" duygusu, onu zaman zaman sinir krizlerine sürüklüyor. Sohbet esnasında sağlık ve sıhhatten bahsederken, samimiyetime dayanarak bu bilgiyi benimle paylaşmıştı. Sık sık nöbet geçirdiğinden bahsetti... Ailenin içinde bulunduğu durum ve ekonomik sıkıntılar belli ki onun psikolojisini derinden etkilemişti. Zaten dışında kalsaydı anormal oludu... 

Bir genç kız... 

Hayatının baharında diyemiyorum, ancak henüz başında denilebilir... 

Bütün yaşadıklarına rağmen gözleri ışıl ışıl ve geleceğe hala umutla bakabiliyor... Hayatının geri kalan bölümünde karşılaşabileceği bütün zorlukların üstesinden gelebilmek için, ayaklarının üzerinde yorulmadan ve dimdik kalmak azminde... 

Huzur içinde ve sağlıcakla kalın... 

 

İletişim İçin: alirizaizgi@hotmail.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 118
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 2718
Kayıt tarihi
: 20.03.11
 
 

Duyarlı olduğum konularda; düşündüklerimi, bildiklerimi ve birikimlerimi paylaşmak üzere burada b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster