Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
526
 

Hayatın içinden satır araları (Kadın!..)

Hayatın içinden satır araları (Kadın!..)
 

Kadın erkeğin gelincik çiçeğidir.( Resim görsel netten alıntı)


Bir süredir bloğumdan uzak kaldım. Bu süreçte ne yazabildim ne de  siz değerli Milliyet Blog dostlarımın yazılarını okuyup yorum yapabildim. Aslına bakarsanız bu hal yeni değil. Zira zaman zaman benzer serzenişlerimi paylaştım. Sebebine gelince; kısmen özel ancak temelde genel...

 Bazı özel uğraşlar ve  mevsimsel hastalıkların yanında Şubat başlarında piyasaya çıkan ve duyurusunu sayfamda da paylaştığım "Düş Batımı" isimli kitabımın heyecanı da etkenlerdendi...

  İnsan hayatı tek düze değil. Kimi zaman sevinç, kimi zaman hüzün, kimi zaman tatlı heyecanlar yaşadığı gibi, vicdanını sızlatacak, canını acıtacak, hatta kanını donduracak kadar üzüntü, öfke yaşaması da muhtemel... Zira son dönemlerde toplum olarak yaşadıklarımız herkesçe malum. Yaşanan vahşetler, şiddetler, zulümler, ölümler çok fazla konuşuldu, yazıldı, çizildi, kızıldı. Sonuç...? Sonuç yine hüsran...! Yazıldı çizildi konuşuldu konuşulmasına da, her zamanki gibi ateş düştüğü yerde kaldı ve sadece orayı yaktı. Vahşeti, şiddeti, zulmü işleyenlere hak ettikleri ceza verilmedi. İşte cezaların caydırıcı özelliğinin olmayışı, hakimlerimizin suç işleyenlere karşı insiyatifli kararları, medyanın olayları tüm çıplaklığı ile sansürsüz sunması gibi bir çok nedenler hasta ruhlu insanların çirkin vahşi canice düşüncelerini harekete geçirterek ellerine geçen ilk fırsatta uygulamaya geçmesine neden oluyordu kanımca...!


Dün 8 Mart dünya kadınlar günü idi... Bu ifade ne kadar samimiyetsiz geliyor kulağa, sizce de öyle değil mi? Neredeyse her gün her yerde şiddete maruz kalan taciz edilen, tecavüze uğrayan, öldürülen yetmedi kesilen yakılan, bıçaklanan, horlanan, aşağılanan, dışlanan hayatının  baharında hayatına son verilen kadınların durumları ortada iken, ne kutlaması diyesi geliyor insanın.


"Kadın" içi öyle dolu bir kelime ki... Özünde koskoca bir dünyayı barındırıyor... Kadın!  insan olmanın en temel unsuru, varlığın olmazsa olmazı. En güzel şekilde yaratılmıştır.En büyük dertlerin dertlisi, çilelerin çilelisi, en büyük mutlulukların ardında ki sırdır. O anadır, bacıdır, eştir, yardir, yarendir. Lakin var oluşundan bu yana, hak ettiği yere hiç bir zaman konamayan, hep zarar gören ama kimseye zarar veremeyen kişidir. Çilekeştir. Zillete düşendir. Bir kenara itilen, canı çıkana kadar dövülendir. Her kabağın başına patladığı yazgısı kara talihsizlerin talihsizidir.
Ülkemizdeki kadınlar öldürülüyor. Kimi sokak ortasında, kimi çocuklarının gözleri önünde kurşunlar boşaltıyor bedenine, kimi bıçaklanıyor, kimi de ıssız bir köşede işkence edilerek, yakılarak öldürülüyor…
 Kimi töreyi gerekçe gösteriyor, kimi kıskançlığı, parasızlığı, kimi stresi, kimi de namusu. Kimi ayrılmak istemiyor, kimi boşanmak.. Kadın cinayetlerinin ardı arkası kesilmiyor...
  Oysa kadın narin yaratılışlıdır.. O bir çiçektir. Hoyratça kullanmaya gelmez.”Kadın erkeğin gelincik çiçeğidir” diyor Sevgili Peygamberimiz (sav). Gelincik Çiçeği, dalından koparıldığında bir kaç dakika içinde parlaklığını, canlılığını, güzelliğini yitirir.. En küçük hoyrat muamele ve sarsıntıda yara alıp zedelenir.. Peygamberimiz (sav) kadını işte bu çiçeğe benzetmekte.. Yine bir hadisinde " erkeğin en hayırlısı kadınına en iyi davranandır" buyurarak erkekleri kadınlara karşı iyi davranmaya davet etmektedir...


Kadına şiddetin son bulduğu, onun  hakkettiği saygın yere ulaştığı günleri görmek dileğimle...


Muhabbetle,

Hanife Mert

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, kıtabınız gönlünüzce olsun, tebrik ederim.. bende bir süre uzak kaldım. Gecikmeli olarak yazıyorum.. Kadın konusu dipsiz bir kuyu gibi yazdıkça yazılır Kadınlar önce birbirlerine biraz daha iyi niyetle yaklaşabilseler.O kadar çok sorunun yanında o kadar çok sorumsuzca davranan kadınlar varki. Biraz empati kurulabilse..ama göstermelik değil .içten gelen bir duyguyla..hayat biraz daha gülümser. sevgiyle alın

Birsen yn 
 16.04.2015 15:39
Cevap :
Tüm düşüncelerinize harfiyen katılıyorum Birsen hanım. Çok teşekkür ederim. Sevgiler selamlar.  04.05.2015 16:18
 

Kadınlarımız bir evin orta direğidir. Kadının olmadığı evde hayat eksiktir. Kadınlarımız bizim baş tacımızdır. Dilinize sağlık. Selamlar...

Abdülkadir Güler 
 12.03.2015 16:42
Cevap :
Kadına övgü içeren bu güzel yorum için teşekkür ediyorum Abdulkadir Bey. Selam ve saygılar.  21.03.2015 21:01
 

Hiç umudum yok ama yine de aynı dileklerimle Hanifem:) sevgilerimle can arkadaşım :)

Tülay EKER 
 12.03.2015 15:16
Cevap :
Sevgili Tülay'ım umudumuzu kaybettiğimiz an her şeyimizi kaybederiz. O nedenle içimizdeki umut ışığı hiç sönmemeli... Öpüyorum seni sevgiler..  21.03.2015 21:00
 

Eline kalem alan herkes kadına aslı astarı olmayan methiyeler düzüyor. Neymiş kadın narin yaratılışlıymış, kadın çiçekmiş, kelebekmiş. Yaşamın gerçekliğini çarpıtarak hangi sorunu çözeceksiniz ki? Biliyor musunuz bütün dünya genelinde her iki çocuktan biri ebeveynleri tarafından dövülüyor ve şiddet kullanarak sözüm ona terbiye ediliyor. Türkiyede yapılan bir bilimsel araştırmaya göre de ebeveynleri tarafında şiddete maruz kalanların % 54 ü anneleri yani narin yaratıklar, çiçekler, kelebekler tarafından dövülüyorlar. Dünyada anneler haricinde kendi doğurduğu yavrusuna şiddet uygulayan tek bir hayvan dişisi bile yoktur. Evet bütün dünyada bir şiddet sorunu var ama bu sorunu çarpıtarak, bazı gerçekleri saklayarak, gizleyerek hiçbir sorunun çözülemeyeceğini bilmek gerekir. Kısacası bu yazınısı son derece tek yanlı ve sübjektif bulduğumu belirtmek zorundayım. Saygılar

Matilla 
 10.03.2015 20:25
Cevap :
Mustafa Atila Bey, düşüncenize saygı duyuyorum. Benim düşünceme katılırsınız katılmazsınız o sizin sorununuz. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, ben yazımı sadece ardı arkası kesilmeyen bitmek bilmeyen kadına şiddete, tacize ve cinayetlerini sorgulamaya ayırdım. Siz ise tek yanlı yazdığımı ileri sürmüşsünüz evet. yazımı 9 martta yazdım. Bir önceki gün ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü idi... İşte ben de tam bu noktada ne kutlaması diye sordum... Diğer yandan çocukların anneleri tarafından şiddet gördüğünü ifade etmişsiniz. "Şiddete uğrayan şiddet gören, şiddete baş vurur." O çocuğunu döven kadınları incelediğinizde ya anne ve babasından ya da eşinden şiddet görüyordur. Aksi halde karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde yürütülen evliliklerde sizin bahsettiğiniz durum çok nadir gerçekleşir. Yorum için teşekkür ediyorum. Saygılar.  11.03.2015 21:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 942
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 3902
Kayıt tarihi
: 08.06.12
 
 

Anadolu Üniversitesi İktisat  mezunuyum. Emekli muhasebeciyim. Felsefe, İlahiyat, Sosyoloji ve Ps..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster