Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '07

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
379
 

Haydi gençler sandığa

Haydi gençler sandığa
 

Evet, son bir yıldır neredeyse siyasi arenada tıkanan her bir söylem yeniden akışını devam ettirebilmek için "gençlere" yönelik olarak farklı savları öne çıkardı. Bunun neticesinde de Türk siyasi tarihinde hiç olmadığı kadar siyaset arenasında siyasi partililerden ve sivil toplum temsilcilerinden bir de medyadan gençlere yönelik olarak söylenenleri ve yapılan haberleri duyduk, izledik.

Peki marifet neydi, neden birden kıymete bindi ülkenin gençleri....

Hani Anadolu'nun unutulmuş köylerinde siyaset için bir söz vardır: "seçimde olmazsa nasıl tanıyacaz siyasetçileri" ( bu sözün muhtemelki kullanıldığı ilk yıllarda televizyon o köylerin değil kapısından içeri girmek, sinyal olarak gök yüzünden bile geçmiyordu). Evet siyasiler seçimden seçime hatırlıyordu öz be öz vatandaşlarını, üstelik "köylü milletin efendisidir" sözünü en büyük bakanlığın girişine yazdıracak kadar da milletin özünü her sabah makamlarına girmeden bir kez daha hatırlamalarına rağmen.

Şimdilerde köyler fethedilmiş, Köykent ile başlatılmaya başlanan proje R.Tayyip Erdoğan'ın büyük önem verdiği KÖYDES ile zirveye çıkarılmakta. Köylü artık tanıyordu siyasetçisini. Ama siyasetçisini tanımayan bir sosyolojik grup daha keşfedildi aniden, antik çağlardan kalma bir yeraltı şehrini keşfeder gibi. Gençler... Her bir parti en usta arkeologlarını ortaya çıkardı ve başladı kazmaya. Bir de bakalım şimdi bu manzaraya.

Önce Genç Parti siyasette filizlendi; delikanlı bir imaj ile popüler kültürün tüm verileri, neredeyse toplumdan yalıtılmış, bireyselliklerini yaşamaya sevk edilmiş gençlere yönelik olarak kullanıldı meydanlarda ve reklamlarda. Sonrası malum; bol ritimli meydanlardan bol oylu sandıklara. Ama tabii ki yetmedi meclisten içeriye girmeye. Ne de olsa unutulmuş bir gruba hitap ediliyordu yine.

Şimdilerde ise seçime her gün biaz daha yaklaşıldıkça bütün siyasi partiler gençlere yönelik mesajlarının dozajlarını artırmakta. İktidar partisi diğerlerinden beş-on adım daha ilerde gözüküyor. Tüm Türkiye'deki siyasi partilerin %60ından daha iyi teşkilatlanmış bir Gençlik Kolları teşkilatına sahip AK Parti. Evet. Şaşırtıcı gelebilir bu. Ama 81 ilimizin 81inde de AK Parti Gençlik Kolları'nın teşkilatına rastlamak mümküm hem de içi dolu biçimde. Her bir il Gençlik Kolu Teşkilatının Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) ile Merkez Yürütme Kurulu (MYK)'sı var. Nasıl yapmışlarsa yapmışlar ama bir milyona yakın üyelerinin olduğu da ortalıklarda dönmekte.

Muhalefet Partisinde ise durum hiç de bu kadar iç açıcı değil. Nedense her konuda son anı hareket için tercih eden CHP gençlerin oylarını da kapmak için yine geç kalmışa benziyor. Neden mi? Çünkü bu günlerde CHP Merkez Gençlik Kolları Teşkilatı yaklaşık 5 aydır toplanamıyor. Doğal olarak da bu sıcak gündeme istedikleri etkiyi yansıtamıyorlar.

07-11 Aralık 2006 tarihlerinde İstanbulda düzenlenen Trend Show 2006da da iktidar ve muhalefet partilerinin gençlik kolları birer standla yer almışlardı. Tabii ilk dakikalardaki şaşkınlıkları yüzlerinden belliydi. Eğlence, müzik ve teknoloji gibi fuar standları bol rağbet görüyordu. gençler siyasi standlara rağbet etmiyordu. Taa ki AK Parti standı keşfedilinceye kadar. Her haliyle profesyonel bir firma tarafından tasarlanan stand alanında gençlerin ilgisini çekecek herşey düşünülmüştü. Oyunlar, eğlenceler, interktif etkinlikler ile Başbakana görüntülü ve sesli mesaj bırakma kabinlerinden özenle hazırlanmış ankete kadar her şey çok profesyonelce idi. Bir de üstte bir yazı vardı ki standı gezen yaklaşık 10 bin gencin en çok ilgisini o çekmişti. Sadece oyuna değil düşüncelerine de önem veriyoruz ve bunun neticesinde de anket formlarından elde edilen bütün bilgilere tek tek cevap verilmiş. Yani İstanbul'un en uçuk gençleri ile birebir ilgilenilmişti hem Show standında hem de ondan sonraki 3 aylık dönem içinde.

Bütün bunlara rağmen, merkezin marjinal kanadını temsil eden MHP ise ya sev ya terket sloganlarını sokak direklerinden kazımış ve yerine kıbrısı satıyorlar sloganını yapıştırarak gençlere yönelik olarak atağa geçmişti. Bu hemen yakın siyasi tarihimizden bizlere çiftçinin ürettiğini ambarlarda çürütüyorlar ve denize boşaltıyorlar gibi bir zamanların unutulmuş grubu olan çiftçilere ve köylülere yönelik söylemleri hatırlattı. Korku psikolojisi ile kitleler harekete geçilecek, kitlelerin içinde bir heyecan oluşturulacak ve o heyecanı da bir siyasi parti kontrol ederek kitleleri yönlendirecekti. MHP yine ideolojik bir perspektifle aynı iletişim stratejisini ortaya koymakta.

Peki geçen seçim döneminde 6 milyon ve bu dönemde de yaklaşık 4 milyon genç bu oy kapma arenasından kime yakalanacak? Sorunun cevabı bilinmez ama kısa bir tanım yapılabilir. Adım adım ilerlersek

1- Her geçen gün siyasi söylemlerde ve oy kapmada gençlere yönelik mesajların dozajı arttıkça gençler ister istemez kendilerini bu sürecin içinde bulacaklar.

2- Bu sürece dahil olmaya başlayan gençler, yaşadığımız bu modern dünyada daha özgürlükçü, daha modern, daha bireysel ve daha laik bir kimlik yapısına doğru kaymaktadır (Bu kimlik kurgulaması ister bilinçli olsun ister farkında olmadan, neticede gençliğin akış yönü bu yöndedir).

3- Yalıtılmış ve daha özgürleşmiş gençler, kaygıyı ve korkuyu sevmezler. İlk başlarda heyecanlı gibi gelse ve milliyetçilik duyguları ile hareket dahi etseler kısa vadede bireysel gelecekleri gözlerinin önüne geleceğinden heyecanı uzun süre taşıyamazlar ve milliyetçi söylem içinde yer alan psikolojik ve sosyolojik baskıları taşımak istemezler. Bu yüzden de MHP'nin sloganları seçim yaklaştıkça geri tepebilir.

4- Daha laik bir kimliğe kayan gençler, muhafazakarlıktan da pek hoşlanmayacaklardır. Zira muhafazakarlık onları bir takım çekilmez değerlerle yükümlü kılacak ve örneğin akşam eve geç gelme imajını oluşturmaya çalışan muhafazakar anne-baba modellerine karşı durmaya meyil edeceklerdir. Bu yüzden de AK Parti gençlere muhafazakarlık penceresinden çok fazla mesaj vermeye kalkışırsa bu mesajlar da geri tepecektir. Ama unutulmamalıdır ki AK Partinin burada bir avantajı bulunmaktadır. O da siyasi kimliğindeki Demokrat kavramıdır. Demokrat kavramı içinden gençlere yaklaşmayı başarabilirse kendilerinin umduğundan da daha fazlasını elde edebilriler.

5- CHP ve GP'ye gelince onların işleri de kolay değil. Zira CHP genç seçmenlere verebileceği mesajları üretmede sıkıntı yaşamaktadır. En son köprü geçişlerinde gördüğümüz ve gençleri seçmen listelerine yazılmaları konusunda hatırlatıcı afişler 2 gün sonra AK Parti Gençlik Kolarının billboardları altında yine ezildi. GP ise maçlarda dizilerde ve televizyon programlarında gençlerin ilgisini yoğunlukla çeken programlara verdiği cesur mesajlarla gençleri yanına almanın hesabını yapmaktadır. Ama unutulan birşey kalıyor geriye, örneğin Cem Uzan'ın ÖSS Kalkacak sözü yeterince doldurulmamakta. ÖSS'den sonra neyin yer alacağı belli değil. Dikkatlice düşünülmelidir ki bugünkü gençliğimizin yapısını yukarıda belirtmiştik. Belirsizlik özgürlüğüne, bireysel haklarına ve ekonomik özgürlüğüne düşkün olan gençlere göre değildir. Yine burada psikolojik tepkimeler meydana gelebilir.

Sonuç her ne olursa olsun, 25 yaşında milletvekili olabilmenin etkisi en çok yirmi beş yaşında meclisin kapısı kimlere daha yakınsa o parti içinde heyecan uyandıracaktır. Doğal olarak da bu durum gençleri o partiye kanalize edecektir. Şu anki görünüş; AK Parti diğer partilerden epey önde.

Ama yine de belli olmaz: Bugüne kadar unuttunuz neden şimdi kapımızdasınız diye bir sivil itaatsizlik düşüncesi gençlerimizde cereyan ederse, ana seçmenlerini unutmuş partilerimizi zor durumda bırakabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 3192
Kayıt tarihi
: 08.02.07
 
 

Bilgi hegemonyasında her türlü medya araçlarında onbinlerce bilgi ile günlük yaşantımızda karşılaşma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster