Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
266
 

Herşeye ve herkese muhalifim, elimde değil!

Gazeteleri internetten okumaya bayılıyorum. Hem pratik hem de interaktif. Internet gazetesi canlı, sürekli devinim halinde, insanlar sanal ortamda birbirleriyle konuşuyorlar. Artık yeni haber başlıklar için bir sonraki sabahı beklemeye gerek yok. Bir tıkla dünyadaki tüm değişiklikler anında ekranınızda. İnternette gazete okurken önce haberin kendisini okuyorum, sonra da habere yapılan yorumları okuyorum. Aslında bana en ilginç gelen de yapılan bu yorumlar. Bu yorumları okuyunca aynı havayı soluduğum bazı insanların düşünce olarak aslında nasıl benden milyonlarca kilometre uzakta olduğunu hayretle fark ediyorum. Bunu benim düşüncelerim daha iyi ya da daha kötü anlamında söylemiyorum, sadece ne kadar farklı olduğumuzdan bahsediyorum. 

Örneğin şu habere bakalım: 

Haber: Erdoğan'ın Kars ziyaretinde yaptığı konuşma: "Ak Parti gelene kadar doğalgaz yok muydu dünyada? Benim Kars'taki hanım kardeşim tezek yakıyordu, 5 kat apartmanın dibinden kömür taşıyordu. Külü, kokusu, pisligği. Medeniyet bu, modern olmak bu, insanca yaşamak bu. Ak Parti size bunları getirdi." 

Bu haber hakkında bir okuyucunun başka bir okuyucuya yorumu: "Zavallım, oturmuş internetin başına, işi gücü hükümeti karalamak. Ey dost! Çık dışarıya, gelişmeleri gör! Ülkem geliştikçe siz neden karalar bağlıyorsunuz?" 

Ben böyle bir haberi ve de ardından hükümete toz kondurmamacasına yapılan yorumu okuyunca aklıma ilk olarak Ankara ve modernliğin tanımı geliyor. Benim bildiğim 15-20 yıl önceki Ankara çok daha şirindi. Her yer anlamsız bir şekilde alt ve üst geçitlerle ve de adım başı karşınıza çıkan manasız havuzlarla donatılmamıştı. Hükümeti öven bu arkadaşın yorumuna bakınca modernliğin tanımı nedir diye düşünüyorum. Modernliğin tanımı daha fazla yeşillik, daha az araba, şehrin içinden şehrin dışına taşınmış üretim tesisleri ve sonuç olarak daha temiz bir hava. Modernliği herkesin kendine göre tanımlayabileceğini de düşünmüyorum, bence modernlik böyle birşey olmalı. 

Körü körüne taraf tutamam ben, doğam müsait değil buna. Karşılaştığım olaylarda olayın her yönüne bakmadan fikir yürütemem. Sağ gözümü kapatıp, olaya sadece sol gözümle bakarsam eksik kalırım. Taraf tutmak fanatizmin ilk adımıdır bana göre. Taraf tutanlar muhalefet şanslarını da baştan yitirirler. Çünkü taraf olmak demek bir anlamda tuttuğunuz tarafın yaptığı yanlışları görmemek veya sineye çekmek demektir, dolayısıyla eleştiri yapma hakkınız tamamen elinizden alınır. 

Peki taraf tutmadan bu dünyada kendimize nasıl bir yer edineceğiz, kendimizi nasıl ifade edeceğiz diye sorabilirsiniz. Sen hiç mi taraf tutmuyorsun, hep oraya buraya savruluyor musun diye de sorabilirsiniz. Hayır, savrulmuyorum. Kendi doğrularım ışığında karşıma çıkan olayları ve insanları bir bütün olarak değerlendiriyorum. Yani olayların ve insanların sadece tu kaka taraflarına odaklanmak veya yaptıkları güzel işleri yerlere göklere sığdıramamak yerine bunların artılarının ve eksilerinin hepsine bakıyorum. Artıları eksilerine ağır basıyorsa bu olayı veya insanı destekliyorum, ancak eksilerini de her zaman aklımın bir köşesinde tutuyorum ve de gerekirse zaman zaman hatırlatıyorum. Yani gözümü karartmıyorum, karartamam. 

Bu bağlamda, örneğin AKP'ye baktığımda ideolojik olarak bana hiçbir şekilde hitap etmeyen bir siyasi parti görüyorum. Ancak partinin başında Erdoğan gibi lider yönü kuvvetli, mükemmel bir örgütçü ve akıllı bir başkanın bulunmasının AKP ve yer yer Türkiye için olumlu olduğunu düşünüyorum. Ama genel anlamda eksileri artılarından daha ağır bastığı için seçimlerde bu partiye oy vermiyorum, çünkü bu partinin genel ideolojisine ve özellikle dini siyasi söyleminin belkemiği yapmasına muhalifim. Bunun yanında oy verdiğim parti CHP'ye bakıyorum, onunla da ilgili muhalif olduğum birçok nokta var, hatta sayı olarak belki daha fazla. Bir türlü örgütlenememesi, içindeki çürük elmaları ayıklayamaması, insana "yok artık" dedirtecek komik hatalara imza atması (parti başkanının seçimlerde oy kullanamaması gibi) ve bunun gibi daha birçok şikayetim var. Ancak partinin temel felsefesi benimkiyle örtüştüğünden ve de sürdürmek istediğim hayat tarzına daha yakn bir çizgide durduğundan, muhalif de olsam, yıllardır bu partiye oy veriyorum. 

Evrensel doğrulara inanıyorum ben. Zamana ve şartlara göre üretilmiş, sadece bir grup insanın çıkarlarını gözeten sistemler bende otomatikman muhalif duygular uyandırıyor. Kendimi herhangi bir dini gruba %100 ait hissedemiyorum. Çünkü biliyorum ki tüm dinler aynı kaynaktan geliyor, birini kabul edip ötekini reddetmek bana rasyonel gelmiyor. Kendimi %100 CHP'li olarak görüp diğer partilere topyekun tu kaka da diyemiyorum. Çünkü biliyorum ki onlar da ülkemizi en az benim sevdiğim kadar seviyorlar. Farkımız, sevgimizi ifade ediş tarzımızda ve kullandığımız yöntemlerde. Hayatta körü körüne taraf olduğum tek konu var, o da ...... 

FENERBAHCE! 

Dünyayı hem sağ hem de sol gözünüzle, doya doya seyretmeniz dileğiyle. 

Viyana'dan sevgiler, selamlar :D 

Aydede 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1881
Kayıt tarihi
: 25.12.10
 
 

Uzun zamandir farkli diyarlarda dolastim, bircok insan tanidim ve de anladim ki insan her yerde ayni..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster