Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '13

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1137
 

Hocayla kibir konusunda sohbet...

Hocayla kibir konusunda sohbet...
 

"Selamünaleyküm hocam. Hayırlı Cuma'lar"
 
"Ooo aleykümselam evladım. Sana da hayırlı Cuma'lar. Uzun zamandır görünmüyordun. Özlettin kendini"
 
"Evet, hocam, ben de sizi özledim. Hâtta arkadaşlarım da sizin sohbetlerinizi özledi."
 
"Sağolsunlar onlar da. Bakalım uzun zaman sonra bana neler soracaksın?"
 
"Hocam, gençlerin yaşlıları küçük görmesinin dinimizdeki yeri nedir?"
 
"Bu soruna şöyle cevap vereyim. Birilerini küçük görmek büyüklük ve büyüklenme anlamına gelen kibirdir. Kibir bir ahlâkî kavram olarak,, kendini büyük görme, başkalarını küçük görmek demektir. Kur'ân'da tekebbür ve istikbar kelimeleri de kibir anlamında kullanılmıştır. Kibirli kimselere mütekebbir, müstekbir denilir. Kibir, Kur'ân'da yasaklanmış, kibirli kimseleri Allah'ın sevmediği belirtilmiştir."
 
"Kibir konusunda hangi ayetler var hocam?"
 
"Doğrusu Allah böbürlenerek küstahça davrananları sevmez" (Nisâ, 4/36), "...O'na kulluk yapmaktan vazgeçecek kadar gurura kapılanlar ve küstahça böbürlenenler (bilsinler ki Hesap Günü) Allah hepsini kendi katında toplayacaktır." (Nisâ, 4/172), "...içinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür." (Nahl, 16/29), "Allah her kibirli zorbanın kalbini böyle mühürler." (Mümin, 40/35), Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez.(Lokman 18)"
 
"Anladım hocam, Peki bu konuda hangi hadisler var?" 
 
"Hz. Peygamber de "... Cehennemlikleri haber vereyim mi? Onlar kaba, katı kalpli, insanlara iyiliği dokunmayan ve kibirli kimselerdir." (Buhârî, Tefsîr, 68, Edeb, 61, Eyman, 9). "Kalbinde zerre kadar kibir bulunan cennete giremez." (Müslim, İmân, 147-149; Ebû Dâvûd, Libas, 26; Tirmizî, Birr, 61.) şeklindeki sözleriyle gerçek bir mü'minin kibirli olamayacağını ifade etmiştir. Kibirli kimse, rûhen sağlıklı bir yapıya sahip değildir. Zayıf ve âciz bir varlık olduğu bilincinde olan bir kimse ne Allah'a ne de insanlara karşı büyüklenme duygusuna kapılamaz. (M.C.)"
 
"Peki hocam, insanlar başka nelerden kibirlenirler?"
 
"Herhangi bir hususta kendini başkasından üstün gören kibirlidir. Kibrin sebepleri şunlardır: İlim, ibadet, soy, güzellik, kuvvet, servet, mevki, yakınların çokluğu."
 
"Hocam, konuyu biraz açar mısınız?"
 
"Güzellik yüzünden kibre düşmek daha çok kadınlarda görülür. Başkalarını ayıplamaya, küçük düşürmeye ve gıybete vesile olur. Halbuki güzellik, insanda kalıcı değildir, er-geç gider. Geçici olan şeyle kibirlenmek, ahmaklıktır. Gücü, kuvveti ile kibretmek de, cahilliktir. Çünkü hayvanların kuvvetleri, insanlardan çok fazladır. Geçici olarak sahip olunan servet ile, mal ile kibirlenmek, çok çirkindir. Gelip geçici olan makam, mevki de üstünlük sebebi değildir. Birçok krallar, derebeyiler, Firavunlar mevki sahibiydi. Hepsi gitti. Ancak iyilerin iyiliği, kötülerin kötülüğü söylenmektedir."
 
"Anladım hocam. Tekrar baştaki soruya döneyim. Gençlerin yaşlıları küçük görmesi hakkında ne diyeceksiniz."
 
"Bak evladım. Zamanında hepimiz gençtik, hafızamız kuvvetliydi, gücümüz kuvvetimiz yerindeydi. Gözlük takmadan herşeyi okuyor ve görüyorduk. Yıllar geçtikçe bazı yeteneklerimizi kaybediyoruz. Şu anda en büyük avantajımız geçmişte yaşadığımız deneyimlerimiz. Bugün genç olup, yaşlıları küçük görenler, ilerde yaşlanınca gençler tarafından küçük görülürlerse buna hiç şaşırmasınlar."
 
"Anladım hocam. Verdiğiniz bilgiler için çok  teşekkürler. Tekrar hayırlı Cuma'lar. Allah razı olsun."
 
"Allah senden de razı olsun evladım. Bu konuda benden yardım istediğin için. Sana da hayırlı Cuma'lar. Allah'a emanet ol."
 
"Sağolun hocam. Siz de Allah'a emanet olun."
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sen eski yazılarımdan başla zaten okumaya! Yeni yazıları da seneye oku, ya da okuma! Gitmek ve gitmemek benim bileceğim iş. Kafam fazla kızmadı ki kaldım. Gerçek yazar olmaya çalışıyorum. Ve Erol bey 'Küçük' diyaloglara girmeyeceğim sizinle. Yolunuz aydınlık olsun, sonunuz da!

DivanyoluY 
 25.10.2013 8:02
Cevap :
Küçük diyaloglara giren sensin İbrahim kardeş. Senin de yolun açık olsun...  25.10.2013 16:28
 

Gerçek yazarlar yazdıklarından geri adım atmazlar. Bende atmadım ve adımlarımı büyüttüm. Dua edin son şekliyle çıkmadı. Ve bu yazıya gelince. Gerçek bir yazar başka bir gerçek yazarın arkasından böyle yazı yazarsa ve bu yazıdan geri adım da atmazsa onun gerçek değil küçük bir yazar olduğuna hükmederim. Açıkça bizi kibirli yaptınız. Ama sizin kibriniz benimkini döver! Yaptığınız hatadan yol yakınken dönün. Benim yazım hata değildi. niyetim doğru olmasa o yazı yaşlılar gününde yazılmazdı. Ve kasıtlı da yazmadım. sİZDE ZAMANI gelince yol verin. Hocayla bi yere kadar gidersiniz. Yazmka için 'yürek' gerek. Şimdi çok kızdım ve üç koldan inatla yazacağım. O yazıda yerini bulacak! Bir hafta ya da bir ay sonra değil bu yorumu okuduğunuzda hemen cevap verin!

DivanyoluY 
 24.10.2013 11:19
Cevap :
Eski yemeği ısıtıp, tekrar ortaya çıkarmışsın. Bir yazında gidiyorum, bir yazında gitmiyorum diyerek çelişkiler içersinde yoğuruluyorsun. Değişik kimliklere bürünüp, ne yapacağına da karar veremiyorsun. İster yaz, ister yazma, kimsenin de umurunda değil. Bir yazı yazdın, işte ilgi çektin. Bununla bir yıl idare edersin artık.  24.10.2013 23:58
 

İyi 'Kurban' bayramları... Yorumlarım 1 hafta sonra gelmesi beni daha da üzdü. Burada 'yanlış'ta olsa anlaşıldığımı umarım. Editörü görürsen yazılarıma 'onay' versin. Belki yenilerini yazmam! tarafsız olsun. Seçmece yapmasın. Canı istediği gibi davranmasın. Erol abi senin de samimi olduğuna inanıyorum. Bende hoca olabilirdim. Bu tip hocalardan olmaktan Allah korumuş! Direk içine beni katmadan 'bir kibir' yazısı yazabilirdiniz. İnşallah yüreğiniz öyle demiyordur. İnsanların ayıbını açmak çok basit. Kapatmak yiğitliktir... Kapamak gerek! Buralardayım inşalalh. Görüşmek dileğiyle. Kendinize iyi bakın. iyi- kötü de olsa yazanlar bize gerekli. Yüreğiyle yazanlar bize gerekli. Bu yazınızı hiç okumamış gibi yine size bakmaya devam edecğim. Editöre selam yorumlarımı zamanında yollasın:))

DivanyoluY 
 14.10.2013 12:34
Cevap :
Bu yorumun da 5 gün sonra geldi İbrahim bey. Bak, sonunu düşünmeden bir yazı yazdın. Ne kadar çok tepki aldın. Eğer başlangıçta yazının nereye gideceğini düşünseydin belki de böyle bir yazı yazmazdın. Haydi burası sanal bir ortam. Alt tarafı bir yazı diyebilirsin. Ama gerçek yaşamda sonunu düşünmeden adım atanlar çok daha fazla yıpranırlar. Bunu da unutmamanı acizane tavsiye ederim...   19.10.2013 23:38
 

Değerli Erol hocam, kibir, büyüklenme ve böbürlenme tabirleri ile tanımladığımız bu kavrama uygun bir vizyon ile kendini topluma tanıtan ve taşıyan kişiler, bunun bir zafiyet olduğunun farkında değiller, herhalde. Yürüyüşü, duruşu ve kullandığı kavramlar ile kibirliliğini hissettiren zavallı varlıklar, nice eksikliklerine rağmen, düştükleri zavallı durum itibariyle, kral çıplak diyemeyenlerden belki de alkış alıyorlardır, ama, o riyakarların, arkasından hakkında ettikleri yoruma keşke ulaşabilseler de akılları başına gelse. Dinen ve ahlaken hor görülen bu durumlara, temenni ederim, bizler ve sevdiklerimiz düşmeyiz. Selam, sevgi ve saygılarıla. Refik

Refik Başdere 
 08.10.2013 1:50
Cevap :
Bu dediğiniz durum daha çok siyasette görülüyor Refik bey. Çünkü siyaset menfaatler dünyasıdır. Kibirli insanlardan beklentileri olanların tek yaptıkları o kişileri yağlamaktır. Bu durum karşısında adam kendisini her geçen gün dev aynasında görmektedir. O anlarda hepimizin kul olduğunu, hepimizin gideceği yerin ahiret olduğunu düşünemez. Yaşamımızın her anında bu farkındalığı gözden kaçırmamalıyız. Geçmişte biz de bu hatalara düşmüşsek Allah affetsin. Bu saatten sonra da kimseye büyüklenecek halimiz yok. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  08.10.2013 13:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3211
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster