Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1392
 

Hoşça kal, Demek... Hayata ve Aşka

Hoşça kal, Demek... Hayata ve Aşka
 

 

Yaşamı sevmekle birlikte, ölüme alışmak da büyüyor gelişiyor. Güzellikler kazanıyor.  Bu sevgiyi nasıl rahatlıkla uğurluyorsam, yaşamı da o denli rahat, o denli güzel uğurlamalı…” *

Tuhaf bir büyüsü vardır Hoşça kal sözcüğünün. Söylediğimizde birden değişiverir her şey. Bir dünyadan, başka bir dünyaya geçeriz. Her şey bir anda geride kalıverir, istesek de , istemesek de.

 Ve bizler bazen hoşça kal demek zorunda hissederiz kendimizi. Bunun umutsuz yarınlar ya da  tüketilmiş ilişkiler için olmasının bir önemi yoktur. Yaşanan her şeye bir nokta koyarak gitmenin en doğrusu olduğuna inandığımızda; koca bir yaşanmışlığı, küçücük bir “Hoşça kal”a sığdırıp, üzerimizde eğreti duran yaşama veda ederiz. Umuda, yaşanacaklara, düşlere ve geride bırakılan her ne varsa her şeye…

Sergey Yesenin için hoşça kal, söylediği en son şiirdi. İçindeki fırtınadan kurtulabilmesi için ölümün limanından başka bir sığınak yoktu onun için. Alkol, kokain, evlilikleri, sevgilisi ve hatta Sovyet Rusya devriminin en güçlü şairi olması bile yetmiyordu onu kurtarmaya.

Ölümü isteyerek, her anını tadarak yaşama veda etmenin nasıl bir şey olduğunu bilemem. Üstelik kendi kanıyla son birkaç dize yazmanın trajik yanı hangi sözcüklerle anlatılır onu da.  Yaşamdan nefret mi, kendinden intikam mı, yoksa ölümle alay etmek midir bu?

Yaşama hoşça kal derken, en iyi dostu Mayakovski’ye şunları yazıyordu Sergey: “ Hoşça kal dostum, el sıkışmadan, suskunlukla / Sakın üzülme, nedir bu gözlerindeki hüzün / Şu yaşamdan yeni bir şey değil ki ölüm / Ama pek öyle yeni sayılmaz yaşamakta.”

 Mayakovski ise çok sevdiği Yesenin’in ardından yazdığı şiirini şöyle biririr: “Şu yaşamda / En kolay şey ölmek /Asıl güç olan / Yepyeni bir yaşama başlamak!”

Evet, güçtür yepyeni bir yaşama başlamak. O da başaramaz bunu. Ard arda yaşadığı düş kırıklıkları, arkadaşının intiharından beş yıl sonra onu da teslim alır.

Slyvia Plath de yeni bir başlangıç olsun istedi hayatında. Ted'le her şeye yeniden başlayacaktı. Olmadı... Ted Hughes’in daha iyi şiirler yazması mı yoksa onu aldatması mıydı Slyvie Plath’i zamansız hoşça kal demeye sürükleyen, bilemiyoruz… O, kısa yaşamı boyunca kendini ispatlamaya çalışmış paramparça bir şair olarak, artık her gün biraz daha ötelere savrulan parçalarını toplamaktan yorulmuştu. Huzura ihtiyacı vardı ve bu huzur da bir hoşça kal’ın ardında bekliyordu onu.

İnsanlar, yalnızca yaşama yenildiği anlarda hoşça kal demez elbet.

Bazen de yaşanmışlıkları geride bırakmak gerekir.

Yaşayıp tükettiğimiz sevdaları örneğin… Bu bağlamda, ayrılıkların en kısa özetidir bir hoşça kal. Engellediğimiz gözyaşlarının tek bir sözcüğe dönüşüdür.

Sadece bir hoşça kal, der ve gideriz.

Hoşça kalabilecekmişiz gibi…

Bu, “Seni seviyorum ama gitmem gerek,” çaresizliğidir çoğu kez.

Arkamızı döndüğümüzde düştüğümüz kocaman dipsiz bir boşluktur.

Hiçliktir.

Bir çöl ıssızlığıdır içimizde.

Üçüncü sınıf ilişkilerden, en modern yaşamlara bu hiç değişmez…

Hep aynı acı, hep aynı yürek yangınıdır…

Yaşamına ve yaşanmış olan her şeye direnen, hoşça kal sözcüğünün büyüsüne kapılmayan tüm gönüllere, Aşk olsun demek geliyor içimden: Aşk olsun!

 

*Tezer Özlü / Yaşamın Ucuna Yolculuk 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Hoşça kal" diyenlerin yolları açık olsun; aslında "hoşça kalacaklara" bir yeniden başlama fırsatı da yapabilmektedir bu sözün büyüsü. En çetin "hoşça kal", insanın kendini değiştirmede eski kendine söylediğidir. Kalan kendi, giden kendi olabilmek "yaşama devam, ölüme selam" diyebilen cesur insanların işidir. Ölüm de hayatın "hoşça kal" sesidir; kimse ölümün ağzıyla "hoşça kal" demesin. Herkes yeni bir yaşam tasarımıyla hoşça kalsın, hoşça gitsin.

Muharrem Soyek 
 11.03.2014 17:10
Cevap :
Aslında en güzeli hoşça kalıp, hoşça yaşamak olmalı...Keşke bunu hepimiz yapabilsek! Güzel yorumunuz için çok teşekkürler. Hep "Hoşça" kalmanız dileğiyle.  11.03.2014 23:16
 

Onların başına gelen evt bir gün de bizim başımıza gelecek... Bunu bilerek yaşamak da ne garip... Etrafımızdaki önemsediğimiz insanlar adına devam ettiriyoruz yolculuğu belki de... Hayat... Ya da ölüm...

yeşilsoğan 
 20.02.2014 19:55
Cevap :
Bizim de başımıza gelmesi elbette muhtemel, ama hayat böyle bir şey işte. Yine de direniyoruz, önemsediklerimiz ve sevdiklerimiz adına... Teşekkürlerimle.  23.02.2014 12:51
 

Yesenin, Mayakowski ve Plath'a ait etkileyici ayrıntılarla bezeli, hayatın en zor dönemecine ait değerli bir denemenizi daha okuyarak bilgilerimizi tazeledik. Teşekkür ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 17.02.2014 9:53
Cevap :
Vedalar hayatımızın olmazsa olmazları Ersin Bey.İsteyerek ya da istemeden ne çok vedalarımız olmuştur yaşamımız boyunca. Bazen kendi canımızı, bazen de başkasının canını yaktığımız... Teşekkürler.  17.02.2014 12:15
 

En zoru da "seni seviyorum ama gitmem gerek" durumu galiba...Ve o yüzden "hoşça kal" deyince gittiğini sanmak sadece bir kandırmaca...

fatma iyibilgin 
 15.02.2014 9:13
Cevap :
Zor olsa da sevgili Fatma, Can Yücel'in dediği, "Gitmek gerekir bazen.Fazla yormadan, daha çok bıktırmadan..." Sevgiyle.  16.02.2014 15:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 230
Toplam yorum
: 1827
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2001
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster