Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
570
 

Huzur evinde iftar..

Huzur evinde iftar..
 

19.Eylül.2008


19.Eylül.2008 akşamı Bahçelievler Huzur evinde iftardaydım arkadaşlarımla. Depremde hasar gördüğü için burayı, Çamlıca'da ki Fahrettin Kerim Gökay Huzur evine taşımışlardı. Burası yeniden yapılınca bir kısmını yeniden buraya aktardılar.

Bu akşam ruhum , bedenim , beynim huzur içerisinde. Başımı yastığa koyduğum zaman rahat uyuyacağım. Muhteşem bir yerleşke olmuş.. Öncelikle emeği geçen herkese ve görevlilere buradan teşekkür etmek istiyorum..

Habersiz gittik. Her zaman önce Rehabilitasyon Servisini ziyaret ederim. Burada da öyle yaptım. Gözlerime inanamadım. Her taraf pırıl pırıl , tertemiz, mis gibi kokuyor... Bu servislerde genelde idrar kokusu hakimdir. Burada hiç yok... Tek odalar , suit odalar , bakıma ihtiyacı olanların kaldığı odalar tertemiz ... Hastaların nevresim takımları bembeyaz.. Önceleri, beyazlar gri olmuştu. Sıvı sabunları, kendilerine ait garları, başuçlarında ki etajerler, altlarına serilen alezlere kadar her şey düşünülmüş. Her bölümün ayrı mutfağı var. Buzdolabı'na kadar düşünülmüş. Yürüyecek gibi olanların televizyon salonları var. Orada toplanıp tv izliyorlar, sohbet ediyorlar... Oturdukları koltuklar son derece hijyen. Yemeğe kalkacak durumda olanlar kendi bölümlerinde ki yemekhane'de , kalkamayacak durumda olanlar odalarında besleniyor... Walkerları, tekerlekli sandalyeleri var. Bunlar benim hiç alışık olmadığım " Keşke olsa olması gerekli " dediğim şeyler. Burada var...

Önce tek tek ellerini öperek sohbet ettim arkadaşlarım gelene kadar. Hanımefendiler, beyfendiler..
Felçli olan çok fazla. Altı bezlenenlerin hiçbiri kötü kokmuyor. 10 çocuklu olup eşini kaybetmiş buraya gönderilmiş de var, 2 çocuklu olup , hiç kimsesi olmadığı için gelende.. Bir ziyaretimde , bir beyfendi "Benim çocuğum yok ve çok mutluyum. Diğerlerinin var ve buradalar. Benim yok bende buradayım. Onlar , gelmiyorlar diye üzülürken, ben yok diye üzülmüyorum." demişti. Sanırım çok haklı...

Hastalar, bakımdan ve ilgiden çok memnun. Haftada bir gün doktor geldiğini söylediler.. Gündüz hemşireleri var. Kimsesizliğin üzerine bir de bakımsızlık yaşamadıkları için son derece mutlu oldum.

Yaşam hikâyelerine girmek istemiyorum. Onların özeli ve kızları yerine koyarak anlattılar. Ama şu kadarını söyleyebilirim, insanlığını, merhametini bu denli kaybeden başka bir toplum yoktur diye düşünüyorum. Yatağın içinde küçücük kalmış, sizin sevginize ve ilginize ihtiyaç duyan, bakıma muhtaç bir anne ya da kayınvalde nasıl kaderine terk edilebilir ? Mecburdunuz buraya yatırdınız peki neden arayıp sormazsınız? İnancınız ne olursa olsun , yaşlıya , çocuğa, mağdur durumda olana, hastaya , insan olduğu için , canlı bir varlık olduğu için yardım etmek zorundayız...Müslümanlığı kimseye bırakmayanlara diyorum ki ;

Gelin vazgeçin şu gösterişli iftar davetlerinden. Muhtarlıklardan ihtiyacı olanları öğrenip , yapın yemeklerinizi onlara misafir olun. Aynı şekilde , arkadaşlarınıza , eşe dosta iftar vereceğinize o masrafı Huzur evlerinde , çocuk yuvalarında kalan insanlarla paylaşın. Ölmüşlerinize mevlût mu okutacaksınız ? Hoca'yı götürün bu tip yerlere oralarda okutun. Evinize çağırdığınız da ne verdiğinize dikkat ederler, bu tip yerlerde dua ediyorlar.

Kimsesizliğin ne anlama geldiğini bilebilmek için kimsesiz kalmak gerekmiyor.

Şaheste teyzemizin odasına misafir olduk. Çok titiz bir hanımdır kendisi. İç içe 2 odadan oluşuyor . Biri yatak odası diğeri misafir odası.Toplam 10 metre kare. Tuvaleti banyosu'da var. Telefon, tv, buzdolabı, çamaşır makinesi isterseniz , aylık 350.ytl kiraya ilâveten 5.-ytl gereç başı fark ödüyorsunuz. 3 öğün yemeğiniz dahil. Harika değil mi? Üstelik şehrin tam göbeğinde. Tek kötü yanı 65 yaş altı almıyorlar.. Yoksa ben ciddi biçimde düşündüm dersem yalan olmaz...

Bizimle yakından ilgilenen, genç öğretmenlerimizden gece amiri Deniz Öztürk Beyfendi'ye, hastalardan yakın ilgi ve alâkasını esirgemeyen, tertemiz bakan Fatma Görmüş ve Serpil Kalaycı'ya gönülden teşekkür ediyorum...Yüreklerinde ki ışık hiç kabolmasın..

Sağlık ve Huzur dolu günler dilerim.

19.Eylül.2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zeynep Hanım ...İlk adınız gibi daima Işık'la yaşayın ve yansıttığınız ışığınız daim olsun. Sizi klonlamak mümkün mü? Nutkum tutuldu. Sevgilerimle

Gülsüm Tiknaz 
 29.09.2008 12:00
Cevap :
Gülsüm hanım inanın benim de nutkum tutuldu..))) Sadece insan olmanın gereklerini yapmaya çalışıyorum, yaparkende müthiş zevk alıyorum. Kendimi arınmış hissediyorum. Nasıl dua ediyorlar biliyor musunuz? Trilyon verseler söyletemezsiniz bu kadar yürekten. Beni şımartıyorsunuz. Sizde hissedebildiğinize göre yüreği güzel müstesna insanlardansınız. Sevgiyle ve ışıkla kalın.  29.09.2008 17:53
 

keşke yakınlarımda bir yerde olaydınız:)tebrikler...karşınıza hep sizin gibiler çıkar tüm yaşamınızda inşallah:)

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 26.09.2008 0:18
 

sizi çok takdir ediyorum .. oraya gidip onların gönüllerini, dualarını almak o kadar güzel birşey ki..

sema öztürk 
 23.09.2008 17:19
Cevap :
Teşekkür ederim sevgili yağmur zamanı. Keşke daha çok zaman ayırabilsem... Arındığımı hisseddiyorum ettikleri dualarla.. Sevgilerimle..  24.09.2008 23:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 957
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1284
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 1958 /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum. 41 se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster