Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '12

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
62
 

İki devir arasında ustadan beklenenler…

İki devir arasında neler olur, neler olmaz? Yahut olamaz. Ya da olması istenir ama olmaması için elden gelen yapılır. Veyahut olacakmış gibi söylenir, heyecan verilir, beyanatlarda bulunulur ama olmaması için bütün elden gelen yapıldığından, sonuçta olmamış olur.

1997’ler den sonra İrtica geliyordur, ülkemize irtica getirmeye çalışanlar bir bir medyada ilan edilir, tehdit unsurlarının ortadan kaldırılması için çaba harcanır. Kesintisiz sekiz yıllık eğitim tek çaredir, meslek okullarından yüksek öğretime/ üniversiteye geçmenin önüne geçilmeli, KATSAYI uygulaması ile genç enerjiye gem vurulmalı, kontrol altına alınmalıdır. Bütün irticai kesim buradan beslenir, irtiaca’nın besini kesilir, ama Teknik Öğretmenin ve Teknik Eğitimin kaderi aynıdır değişmez.

2003’lerden sonra devir değişir, devran değişir ama Teknik Öğretmenin kaderi hep aynıdır. İsrail ile Filistin masaya oturur, Ortadoğu’da kimsenin aklından bile geçmeyen değişimler yaşanır, ülkemizde darbeciler/darbeye teşebbüs edenler içeri tıkılır yargılanır, sorgulanır çeşitli kesimlere uzanan elleri bulunur ifşa edilir, sivilleşme ve ileri demokrasi tam gaz ilerler ama Teknik Öğretmenin ve Teknik Eğitimin kaderi değişmez hep aynıdır. KATSAYI uygulaması kaldırılır, ÖSYM’de tabiri caizse çağ atlanır; kopya, iltimas, her türlü adam kayırmacılık bulunarak failleri gereken muameleye uğratılır ama Teknik Öğretmenin ve Teknik Eğitimin kaderi değişmez hep aynı kalır.

Daha sonra ki süreçte ileri demokrasi ve ustalık dönemine geçilir 2014 yılında Cumhurbaşkanımızı halk seçecektir, halk kendi kaderini yine kendisi belirleyecektir. Ülkemiz artık bölgesel ciddi bir güç olduğu her fırsatta vurgulanır. Zorunlu eğitim 12 yıl kademeli olması lazımdır. Darbe ve halka rağmen halkçıların getirdiği 8 yıllık zorunlu eğitim Türk Milletine dar gelmektedir. Çağdaş medeniyetlerin üstüne çıkmak için AB ve Amerika’daki dostlarımızın yaptığı gibi 12 yıllık zorunlu eğitim yapmalıyız. Kademeli olmalı bu eğitim, kişinin zorunlu zorlamalarla bireysel özgünlüğü yok edilmeden yönlendirme yapılmalı, mesleki eğitimi hak ettiği yerlere taşımalıyız diyerekten çağdaş uygulamalara geçilecektir. Bu arada Teknik Öğretmenin kaderi toplumdaki yeri, itibarı değişmez.

Adeta Çelik halatlarla bağlanmıştır. 1992 yılından itibaren  tam 20 küsür yıldır hiçbir değişiklik yaşanmaz.

Peki değişmesi istenen nedir? Teknik Eğitim Fakülteleri 2008 yılından itibaren 2016 yılına kadar kapatıldı. Bu Fakültelerin mezunları olan 100 bin adet genç işsiz ve her öğretmen atama döneminde kızılay’da eylemlerde ve sosyal medyada avazları yettiğince “bizi atayın, atamıyorsanız sosyal bir açılım yapın, 3795 sayılı yasayı 20 yıldır uygulatmayarak suç işliyorsunuz” diyorlar.

Değişenin içinde değişmeyeni arıyoruz. Yetkililerimize; siz çok şeyi değiştirdiğinizi zannediyorsunuz, “doğrudur” çok şeyi değiştirdiniz ama değiştireceğinizi ifade ettiğiniz halde değiştirmediğiniz, değiştirmeye cesaret edemediğiniz, değişimin gücünü ve kudretini kendinizde bulamayarak, “100 bin gencimizin geleceği ile oynamaktasınız. Bu gençliğin hakkını neden vermiyorsunuz? Bu vebalin altından nasıl kalkacak sızın” demek istiyor insan…

Peki nedir Teknik Öğretmenin bu değişmeyen kaderi? Teknik Öğretmen öncelikle aldığı eğitimin hakkını vermek istiyor. Mesleki Eğitimin daha nitelikli hale gelmesini, mezunlarının çok önemli bir bölümünün istihdam edilmesini istiyor. Hiçbir işe yaramıyorsun bari bir mesleğin olsun yaklaşımıyla; dört işlem bilmeyen, kumpas okuyamayan, metreyi tutamayan, kontrol kalemini kullanamayan, makinenin başında tir tir titreyen öğrencilerin Teknik ve Meslek Liselerine yönlendirilmelerini istemiyor. Mesleki Eğitim Merkezlerinin daha aktif, yaşam boyu eğitim süreçlerinin verildiği yerler olmasını istiyor.

Teknik Öğretmenler, Mesleki eğitim okul ve kurumlarının %70, genel akademik liselerin okullaşma oranlarının %30 olmasını, herkesin bir iş sahibi olmasını, toplumdaki mavi yakalı sanayici, üreticilere olan ön yargının kaldırılması için gerekli mevzuat ve psikolojik tedbirlerin alınmasını istiyor. Teknik Öğretmenler Sanayide var olmak istiyorlar. Atanamayan / atanamayacak Teknik Öğretmenler, her türlü mühendislik hizmetlerini verdikleri için, yaptıklarının altına imza atmak istiyorlar. 20 yıldır uygulanmayan 3795 sayılı yasanın uygulanmasını istiyorlar.

EZ CÜMLE : Usta artık bir şeyler yap. En büyük eserin hiçbir devirde kimsenin dokunmaya cesaret edemediği, yukarıda sadece satırbaşları verilen ve Anadolu Çocuklarının ileride sizi kahramanca yad edecekleri kanayan yaralarına melhem olmanı bekliyorlar. Yoksa senin diğerlerinden ne farkın kalır. Değil mi ama? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 138
Kayıt tarihi
: 09.03.12
 
 

Gazi Ünivetsitesi Teknik Eğitim Fakültesi 1990 yılı mezunuyum, Mesleki ve Teknik Eğitim ile ilgil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster