Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
165
 

İktidar özür dilemeli

İktidar özür dilemeli
 

Onlar da ana... Onların da kor düştü yüreklerine.


Öldürülen 35 kişinin 29’u aynı aileden… Soyadları Encü… Encü ailesi, yıllardan beri koruculuk yapıyor. Korucu başı da bu aileden… PKK ile mücadelede, oldukça etkin olduğu için asker tarafından çok seviliyorlar.

Encü ailesi, terörle mücadelede, birçok şehit veren, gazileri bulunan bir aile… Bu gazilerden biri de Mehmet Encü… Mücadelede gözlerini kaybetmiş. Şimdi de iki kardeşini ve 13 yaşındaki oğlunu asker öldürmüş. Yanlışlıkla da olsa…

Abdülaziz Encü de 1999 yılında bir ayağını kaybetmiş. Tek ayağı ile koruculuğa devam ediyor. O da oğlunu kaybetmiş bu olayda. İktidara nasıl sitem ettiğini biliyor musunuz?

“Çocuğumun tabutunun üstüne PKK bayrağı astılar. Hükümet meydanı boş bıraktı. Cenaze töreni, BDP’lilerin propaganda alanı oldu. Bunu görünce ciğerim yandı. Bizi sahipsiz bıraktılar.”

Size ne anlatır bilemem ya ben ülkenin röntgenini görüyorum bu sözlerde. İktidarıyla, ordusuyla, meclisiyle…

***

Kaçakçılık bölgenin yadsınamaz bir gerçeği… PKK de yöre halkı da kaçakçılık yapıyor. İktidar ve asker; senden benden iyi biliyor bunu. Şöyle ya da böyle, göz yumuyorlar. Zor koşullarda yaşayan yöre halkı, geçimini kaçakçılığa bağlamış. Başka yapacağı bir şey de yok zaten. Tarım yok, hayvancılık yok, sanayi yok… Neden yok peki? Bunun sorumlusu da halk mı yoksa(!)?

Öyle on binlerce lira da kazanmıyorlar kaçakçılıktan. Asıl kazananlar, yine bölgenin feodal liderleri. Ya da uyanık(!) varsılları…

***

Kaçakçıların, PKK bölgesinden, sorunsuz geçmeleri kuşku uyandırabilir. Hem PKK ile çarpışacaksın hem de PKK denetiminde olan bölgeden geçerek kaçakçılık yapacaksın… Anlaşılmaz geliyor değil mi? Hiç de anlaşılmaz değil aslında? İktidar bilmiyor mu PKK’ye “gümrük vergisi” vermeden kaçakçılığın yapılamayacağını? Bunu bile bile neden göz yumuyor kaçakçılığa acaba?

Ankara ile PKK arasındaki iletişimi, Encü ailesinin sağladığını söyleyenler var. Hani o, ünlü müzakere sürecindeki iletişimden söz ediyorum. Böyle olunca PKK de iktidar da idare(!) ediyor bence. Belki de kaçakçılara mal veren Iraklı tüccarlar, PKK’yi, bir biçimde, razı ediyorlardır. Olamaz mı?

Öldürülenlerin arasında terör örgütüne sıcak bakanlar, PKK’liymiş gibi görünmek zorunda olanlar hatta destekleyenler de olabilir. Sımsıcak yatağından yıldızları seyrederken birilerini suçlamak çok kolaydır. Bu durumu anlamak için her taşın, her koyağın arkasından kan fışkıran o bölgede yaşamak gerekir. Orada çocuk büyütmek, orada gecenin karanlığından höyküren ölüm sesini dinlemek, orada aç ve çıplak kalmak… Hiç değil empati yapmak…

***

Aileden biri, “Bu gidişimizi askere haber vermemiştik.” diyor.  Siz ne anlarsanız anlayın; bence mazot, silah ve uyuşturucu kaçakçılığına engel olunduğu için haber vermemişlerdir. Sadece elektronik eşya, mutfak eşyası ve sigara kaçakçılığına göz yumuluyor anlaşılan. Bu kez mazot kaçırdıkları ortada…

Derin yapıların, uzun kulakların bundan haberi vardır elbet. Onlar için bulunmaz bir fırsat…

20 Aralık’ta MİT, Genel Kurmaya bir bilgi veriyor. Ya da başka bir istihbarat kaynağı… Verilen bilgiye göre; Feyman Hüseyin’in başında olduğu bir grup, olay bölgesinden sızarak baskın düzenleyecek. Günü belli değil ama yakın zamanda olduğu belli…

Asker buna göre önlem alıyor. 29 Aralık’ta, heronlar, grubu görüp yerini saptayınca gerisi düşünülmüyor. Bombalanıyor. 29’u aynı aileden 35 kişi ölüyor.

Hata, bu kadarıyla da kalmıyor. İktidar, inisiyatif almaktan korkuyor. Üstelik PKK’nin inisiyatifi ele geçirmesine de engel olmuyor. PKK ve BDP’ye gün doğmuş oluyor böylelikle. Yıllardır çarpıştıkları ailenin cenazelerine sahip çıkıyorlar. Tabutlara PKK “bayrakları” örtüyorlar.

Devlet ortada yok…

Uludere Kaymakamı’nın gelişi de provoke ediliyor büyük olasılıkla. Bilinçli ya da bilinçsiz… Acılı insanlar, acılarını da hınçlarını da suçsuz kaymakama kusuyorlar. Yanlış ama anlaşılır toplumsal davranış biçimidir bu. Çaresiz insanın, başını duvara vurması ya da teselli edene yumruk atması gibi bir şey…

***

“Olan oldu.” Deyip susmak, devlete yakışmaz.

Hata üstlenilmeli ve ölenlerin aileleri maddi ve manevi olarak desteklenmelidir. Hatta ölenlerin mezarları yaptırılıp uygun bir yere özür tabelası asılmalıdır. Kasıtlı bir yönlendirme varsa da failler cezalandırılmalıdır.

Haydar Bibinoğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 90
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 735
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Emekli Öğretmenim. Anadolu Üniversitesi, AÖF, Eğitim Önlisans Programı mezunuyum. İlgi Alanım: Si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster