Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

İktidarın işi zor!

İster “Düdüklü tencere patladı!” diyelim, ister “Cin şişeden çıktı bir kez…”, artık bu halkın zorla susturulanları ağızlarına bağlanan bantları çözdü bir kez!

Gözleri bantlı, kulakları tıkaçlı olanlar için bir şey değişmedi, elbet, o başka; ki bu arada onların ağızları ise zaten hiç bağlanmamıştı!

Neyse…

Artık iktidar için eskisi gibi kolay olmayacak “Ben yaparım” tarzı; korku ile sindirilen halk bir kez yırtmaya görsün o kara çarşafı; ne Tomalar ne de kimyasal maddeler korkutur artık onları!...

Bu arada iktidarın tutumu ise turnusol kağıdı gibi kendini açığa çıkardı; az biraz “Acaba” diyenlere de acayip ışık tuttu!

O nedenledir ki dün Lice için toplandı halkın ağzından bantlarını söküp atanları; bir şeyi çok iyi anladılar artık: Gezi Parkı gibi insansı bir eyleme karşılık alınan tavır bir örnektir artık!

Eskiden olsa Lice’de yaşananları okurken duyduğumuz hissiyat ile şimdi okuduğumuzdaki çok farklı!

PKK bir terör örgütüdür, bana göre, ancak her Kürt de PKK’lı değildir!

Siyaset ayrıştırmasa aynı insanca taleplerde bir olunduğunu bir kez daha gördü bu halk; ve işte tam da bu yüzden iktidarın işi artık zor!

******

Gezi Parkı görevlerindeki başarılarından dolayı söz ile taltif edilen çelik kuvveti bir de “Para” ile taltif ediyor devlet!

Başarı göstergesi şöyle, sanırım:

Göz çıkarma başarısı: 100

Tazyikli su sıkma     :  100

Gaz bombası atma    : 100 + yıldız    

Kafa çatlatma            : 100

Dövme                       : 100 + yıldız

Öldürme                    :  100 (Ama daha çok çalışılması gerek)

Kaçanları kovalama   : 100

Sıkıştırılanları tekmeleme: 100 + yıldız

Evlere gaz bombası atma: 100

Coplama tekniği           : 100

Çadır yakma başarısı    : 100

Yakın plan plastik mermi kullanımı: 100

Dağıtma yerine patlatma başarısı: 100 + yıldız * yıldız

******

Bu arada bir parantez açıyorum: En yeni çevik kuvvet elemanları bu görevde kullanıldı demişler, eğer doğru ise, bu başka bir problem: Sana bu maaşı boşuna vermiyoruz, göster bakalım kendini demek!

Deneyimsiz çevik kuvvete böyle bir yük yüklemek de ayrı bir insani suçtur, bana göre!

Üç kuruş para karşılığı “Mıhla bakalım” ne kadar “Mıhlarsan!”; sonra da al beş kuruş mükafatı!

Gariplerim, ne kadar mıhlarlarsa o kadar para alacaklar diye şahlandırılıyorlar!

Fazla mı hümanist yaklaşıyorum, yine, tam olarak onu bile bilemiyorum artık, ancak kapatıyorum burada paragrafı!

******

Gezi Parkı konusunda “Destan yazan” polislere nasıl teşekkür edeceğini bilemeyen iktidar Gezi Parkı sakinlerine de suç biçmekte bir o kadar heves ve heyecanlı!

Artık resmi olarak söylenen hiçbir şeyin gerçekliğine inanamadığımız için gözaltına alınan kişiler konusunda da ciddi bir muğlaklığın, yalnızca bir endişe olmayıp, ciddi anlamda yanıltıcı olduğunu yine en dürüst haberleri aldığımız sosyal ağlara dayanarak sormak istiyorum: Sahi, kaç kişi bu nedenle gözaltında?

Haber alınamayanların akıbeti ne?

Kimler ne gibi iddialarla tutuklanıyor?

Hangi demokrasi ile yönetilen ülkelerde böyle bir yasal işlem var?

******

Komik olduğumun farkındayım şu an; “Demokrasi” ile yönetilmiyoruz, “İleri demokrasi” ile yönetiliyoruz; ayıbımı vurmayın yüzüme!...

Boş bulunuyor insan bazen işte böyle; ileri demokrasi Avrupa’nın, Amerika’nın, bilmem ne ülkelerinin işlerine gelen uygulamalarını örnek gösteriyor, gelmeyenlerini görmezden geliyor.

Haa, uyduramadılar mı “Türk usulü” diyorlar da “Türk” ifadesini de başka türlü kullanmak istemiyorlar!

Mesela, “Osmanlı” daha bir revaçta, bayağı emek harcamışlar, belli, orta yol dedikleri de bu olsa gerek!

******

Nasıl bir mantık örgüsü varsa artık; Alevilere şirin gözükmek için “Sabiha Gökçen” havaalanının ismini değiştirmeyi gündeme getiriyorlar; hayır yani, üçüncü köprü ismini irdeleyeceğine, bir lokma ekmek at, susarlar tarzı bir yaklaşım ile kaç kuş vurmayı planlıyorsan…

Dinin kişi ve Allah arasında olduğunu beynim ve yüreğim kavradıktan bu yana yok oydu, buydu falan beni hiç ilgilendirmiyor.

Yıllar önce bir arkadaşım itiraf etmişti: “Aleviyim” diye…

Yeminle, ne demek istediğini anlamamıştım! Niye öyle sır verir gibi söylediğini de…

Tanıdığım en karakterli insanlardan biriydi; benim için önemi de buydu zaten!

Zira, biz hiç öğrenmemiştik büyürken Alevi ne demek, Sünni ne demek; Kürt ne demek, Giritli ne demek!...

******

İşin bu tarafını bilmeyenlere söylemem gerekiyor: bizim için “İnsan” vardı…

Ailemiz öğretmedi Alevi ne demek, Sünni ne demek; Allah Baba’ya dua etmeyi öğrettiler… Bir de dürüst olmayı!

Yalanın ne fena bir şey olduğunu, çalmanın ise daha da fena olduğunu…

Birilerini kıskanmamamız için ellerimize çikolata verdiler; birilerini kıskandırmamamız için okula götürmemize izin vermediler…

Gözü tok, aklı selim, nefretten, kavgadan, sövmeden ve şiddetten uzak yetiştirdiler; memur maaşı ile üniversite eğitimimizi sağladılar; ağladığımızda omuzlarını açtılar, boşandığımızda evlerini…

Ne çocuklarını harcadılar ne de harcattılar; böyle bir halkın harcanmaya kalkışılması ne kadar başarılı olur bilemiyorum; ancak ben gibi yetiştirilenler ölmedikçe bu “Atatatük”ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır!

 

hhtp//twitter.com/Gulgunkaraoglu

gulgun_2006@hotmail.com

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yine altına gözü kapalı imzanızı atabileceğiniz bir Gülgün Karaoğlu yazısı...

Kerim Korkut 
 29.06.2013 22:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1272
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster