Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
630
 

İlham veren blog yazarları !...

İlham veren blog yazarları  !...
 

900 blog geride kalmış...Hayat su gibi akıp geçiyor...Gündemi çok dinamik ve acılı olan toplumumuzda zaman nasıl da geçiyor farkedemiyorsunuz...

900. Blog kutlama kokteylimi şimdilik iptal ettim...

Dalyalarımı ,İlerde kutlarız...Söz !..

Nadiren ilham gelir şiir yazarım...

Bazen de olur ki yazar arkadaşlarımın yorumlarından ilham alır blog yazarım...

Bu yazım da böyle bir ilham yazısıdır...

...........

Şimdi ,ülke sorunları çığ gibi üzerimize gelirken, aşk-meşk-çiçek-böcek şiirleri yazacak halde değilim...

Nazım Hikmet  ve Necip Fazıl da değilim ki usturuplu,taşı gediğine geçiren sosyal şiirler yazayım !..

Uzaylı Blokçular gibi,ülke sorunlarına  da duyarsız kalamam...

Benim için ilk on yazar kategorisine girenler,ülke sorunlarına fransız kalmayanlardır...

Onları da afişe etmeme gerek yok !..Herkes tanır ve takdir ederler onları...

Kişinin aynası,yaptığı işlerde görülür...Beyninin aynası da özgün olan yazılarıdır.

Mehmet Akif'in dediği gibi...''Gelenin hatırı için geçmişe sövemem...Çıkarlar için kimseye de zağarlık yapamam ''

Kimseye diyet borcum yok...

Ahlâksız,borazancı,üçkağıtçı zağarların da gerekirse kuyruğuna teneke bağlarım...Teşhir ederim.

.................


'' Yazılarıma, toplam 6000 yorum yazan ellere sağlık  !..'' başlıklı yazıma yorum yapan Hızır Kabil Bey'in bana verdiği ilhamla bu bloğu kaleme aldım...

Değerli akademisyen-yazar,Hızır Bey'in izniyle yorumuna bir göz atalım...Aynen yayınlıyorum...

Çok ilginç tesbitleri var !...

'' Sn Selek, olumlu veya olumsuz onca yorumu aldığınız için kutluyorum. Kocaeli depreminin bir depremzedesi olarak bu yorumumu de Gölcük'ten yapıyorum. Depremzede olunca çok deneyimlerin yaşanmışlığı da şüphesiz ekleniyor bu sıfata. Yapı denetim fırmalarının varlığı yaşanan bu depremlerden sonra ortaya çıktı.

Orta hasarlı binamızın zemin etütlerini ve güçlendirme projelerini bu fırmalara yaptırdık. Çünkü, binamız fay hattının çok yakınındaydı. Bizimle birlikte yapılan önümüzdeki bina ağır hasarlı olup,yıktırılmıştı.

Bayındırlık Bakanlığının genel tebliğine göre, fay hattına 200m yakın olanlara yapım ruhsatı verilmeyecek, yıktırılan ağır hasarlı binaların yerine de ancak 2,5 kat imar izni verilecekti.

( ŞİMDİ, SIKI DURUN !.. )

Bir süre sonra, önümdeki yıkık binanın yerine eskisinden daha yüksek bir binanın yükseldiğini gördüm. Mağduriyetimi en etkin ve yetkili mercilere bildirdim.

Sonuç, "Bir dilekçenin serüveni" başlıklı yazılarımla yetindim.

Güzel oluşumları bozmada üstümüze yok sn Selek.Selâm ve sevgiler yolluyorum.''

...............

Benim görüşüm :

  ''  Hızır Bey,Bu muhteşem yorumunuzla,sorunlarımız tartışılırken HIZIR olup yetiştiniz..Bu ülkede,demokrasi'den en fazla nimetlenenler ''Ahlaksızlar '' oldu...ve ''oluyor.''...

Gücü elinde bulunduran taifeler,vatandaştan oy dilenciliği yaparken sürekli yalan söylediler...Bu 50 yıldır böyle sürüp gidiyor...

İkiyüzlü siyasetçiden çok çekti bu ülke !..

Demokrat Parti Döneminde rahmetlik babam, kentinde,usulsüz dağıtılan hayâli ''Tohum '' paralarına itiraz ettiği için sürgün edilmişti. Kapısında tavuğu olmayanlar,bir metrekare tarlası olmayanlar hayali tohum paralarını,Ziraat Bankasından alıyor ve o gece Ankara pavyonlarında yenilip içiliyordu..

Birkaç kişinin yatırımı dışında çoğu har vurulup harman savrulmuştu...Sonraki Demirel döneminde aynen devam edildi...Y.eğeninin hayali kereste ticareti ülkeye pahalıya mal olmuştu!..

Sigara kartonunun arkasına  sahte notlar alan siyasiler,kendi yandaşlarına kıyaklar yaparken ülkenin altına ''Kaygak kızaklar ''inşa ettirdiler...

O dönemin ünlü ve güçlü Dışişleri Bakanı ,İ.S.Çağlayangil'in yakını olan yüzlerce kişi yurtdışı ataşe sınavlarında  kazandırılmış;ben de başvurmama rağmen,benim gibi yandaş bulamayan ''Hamil Kart '' yoksunları yayan kalmıştı !..

Demokrasi ,''Sadece yandaşlara hizmet veriyordu ''...Avam ise yavan ve yayan kalıyordu...

Halk ne yapsındı !...Adaylar,kavun değillerdi ki diplerini elleyip ,koklasaydık...40 yalanlarla ülkeyi talan ettiler...

Bizim kuşak  herzaman ayıktı  ve ayık olmanın ceremesini de acılarla çekti...Ama çoğunluklar yenile uyanmaya başladılar...

...........

En sıkıntılı dönemlerde bile devlet kurumuna yazdığınız dilekçeye 20 gün içinde yanıt gelirdi...

Şimdi ,yerel belediyelere,Başbakanlık BİMER'e yaptığımız şikâyetlere cevap bile  vermiyorlar.

Tabi...Koltuk altlarında artık !..Vatandaşa tenezzülleri yok !..

Özel şifreyle girdiğimiz,Türkiye Gow.Tr.-E-Devlet  Sitesi'nin ,BİMER başvuru bölümü 3 aydır arıza veriyor..İkaz iletisine de basmakalıp olumsuz-arıza yanıtları geliyor !..Belli ki yorgunlar...

Elden verdiğiniz dilekçlere de ÇOK ÖZEL-GİZLİ olmasına rağmen,kargo ile taahhütlü gönderilmesi gereken yanıtlara,adi mektupla cevap veriyorlar...Devlet ciddiyeti sizler ömür !..

..........

Hızır Bey,siz,deprem acılarını birebir yaşamışsınız...Bölgenizde,herşeyin daha yasal ve düzenli yapacağını vaadeden devlet,usulsüzlüklere devam ederse,fay hattı üzerine çok katlı apartmanı dikilmesine göz yumarsa,bunlar, devlet değil ;baskı çete guruplarıdır..

Bu eylemler, demokrasiyi suistimal ederek ,gerçek demokrasi taşları olan halkın tüm haklarını gaspetmekten başka bir şey değildir.

Koyunlaştırılmış gürûhlar,  sentez-analiz yapamazlar...Bu nedenle seçme ve seçilme haklarının farkında değildirler...Bu koyunların ,en büyük zararı düşünen tepkili insanlara olur...Kendi özgürlükleri ve hakları uğruna idam sehpasına götürülen gençlerin bile arkasından tükürecek kadar ruhsuzdurlar...

Dün, Ankara Hukuk Fakültesinde,demokratik haklarını kullanarak toplum vicdanını yaralayan , yanlış hukukun boykotunu yapan gençleri  de ''Anarşist olarak '' niteleyecek kadar alçalırlar...

Demokratik haklar ,sadece 3-5 bin kişinin elinde eritilmemeli...70 milyonun hakları gözetilmelidir.

Kesin mahkeme kararı olmadan cezaevlerinde hücrelerde süründürülen insanların analarının ,aciz terör karşısında evlâtlarını yitiren acılı anaların, deprem karşısında açıkta kalan çocuklarına yanan anaların,şerefsiz müteahitlerin yıktığı binalarda can veren bebek analarının FERYATLARI hepimize pahalıya patlamıştır...Olan yine guraba kitlelere olmuştur...

İşte bunlardan nemalananlar,zenginler, bedelli adı altında ,yine askerlikten yırtacaklarıdır...

...........

Çözüm :


Bedeli ne olursa olsun,insanlarımız,haksızlıklar karşısında, mahkemelere gitmelidir.

STK'lara üye olmalıdır...Donanımlı dürüst insanlar,siyasete atılmalıdır...

Hiç olmazsa yazılar yazarak ,toplum içinde konuşarak insanları uyarmalıdırlar...

Haksızlığa uğradığına inananlar,yerelde çözüm bulamayanlar, AİHM'ye gidebilmelidir...

Kimseye '' köpeksiz köyde ,değneksiz dolaşma '' şansı verilmemelidir...''

Böyle gelmiş böyle gidecek...'' diyen acizlerin,teslimiyetçilerin yüzünden, kaderci zihniyyet  yüzünden ,gerçek duyarlı  vatandaş üçkağıtçılara yem olmaktadır..

Çalışmayan Muhalefet, yanlış yapan iktidar; ahlâksız bürokrat  vb. unsurlar,halkın gerçek gücü karşısında erirler...

Ancak halk gücünü gösterebilirse tabi...

Yandaş medyanın  her zaman  iktidarlara yamanacağı bir realitedir..

STK'ların, halkımızı yeterince uyaramadığı da bir gerçektir...Sendika ağalaşmaları malûmunuzdur...

Teröre karşı başkaldıran, ülkeyi sallayan mitingler yapan ;depremde ayırım yapmadan dayanışma örneği sergileyen tepkili-duyarlı halkımız uyanmaktadır...Bu da çok sevindiricidir.

Umarım bu uyanış ve diriliş karşısında sahtekârlar,yasa bozucular ;kötü yöneticiler ,artık kaçacak delik ararlar...

...........

 

BURÇAK YAZICI bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Pek inanmak istemiyorum ama bekli de “beni ilgilendirmez” diyorsun. Sömürü düzeninin rüşvet çarkında “büyük adam, önemli kişi, saygıdeğer zat” gibi kendileri beş kuruş etmeyen aptalların uydurduğu kahrolası isim, unvan ve mevkilere sığınarak dünyalığını yapmışsın. Yine olur ya bir Cumhurbaşkanı kitap fırlattığında ver elini Amerika. Benim düzenimde bu şekilde gittiğinde Kapıkule’den dışarı çıkamazsın. Bu ülkenin anasını belleyeceksin sonra Misisipi kıyısında rüya gibi bir hayata. Hem de benim halkımın parasıyla! Yok öyle şey! Bu düzen nice katillere, vatanı soyanlara güle güle demiş onları getirememiş, getirtememiş olabilir. Ben Atlas Okyanusu’nun dibinden bile alır getiririm, getirtirim.

Kerim Korkut 
 06.11.2011 10:00
 

Mesut hocam,siyasiler ülkenin bu fotoğrafının oluşmasında paylarının olduğunu yadsıyamayız ancak yurdum insanının bireysel, çıkarcı,haksızlıklara göz yuman profilinin oluşan tabloda payı çok.Demokrasi şeffaflık,hak aramanın ayrıcalık değil olmazsa olmaz olduğu rejimlerin adıdır.Niteliksiz,siyasetçi/yöneten topluluğu yurdum insanının biat eden,sorgulamayan ve tepkisiz oluşlarının yarattığı iklimde boy gösteriyorlar.Apartmanında,sokağında,mahallesinde yaşananlara duyarsız olan halkın yaşananlarda payı var ancak bu ülkede hak arayanların,haksızlığa isyan edenlerişnde başına gelenler malum.Sözün özü bu ülkede dürüst,nitelikli insanların işi her zamankinden daha zor.Tek adam ve ona biat edenlerin,cemaatlerin koalisyonunda geçmişte yaşanan siyasiyağma,rant paylaşımı arsızca sürüyor.Aklın ve bilimin, çağdaş değerlerin ötelendiği süreçlerin sonunda; depremlerde ölüp kader diye sineye çekmeyi bu toplum yaşamaya mahkum görünüyor.

Necati TÜFEKCİ 
 05.11.2011 11:32
Cevap :
Necati Öğretmenim,öncelikle sizi kutluyorum.Yiğitçe söylemleriniz,yazılarınız,yürekli çıkışlarınız,gerçekleri şamar gibi layık olanların suratına vuruşunuz,birçok meslektaşınıza ders verici mahiyettedir !.Aydın Öğretmenlerin üstün gayretleriyle yeni nesilin, 68 kuşağı gibi bilgili donanımlı,tepkili olması sağlanabilir.Tabi geçmişteki, hatalardan ders alınıp bölünmeden,parçalanmadan.Ülkemiz,son otuz yıldır sinsi eğitim katliamına uğramıştır..Manevi duygularımızı rahatlıkla sömürerek örgütlenen ekipler,Atatürk'ün Nutkunda vurguladığı dersaneleri,tersaneleri işgal eylemişlerdir.Böylece,şefine körükörüne,ufak çıkarlar uğruna BİAT eden âbidlerin sayısı,ülkede muktedir hale gelmiştir.Bunda cılız muhalefet partilerinin ,birçok sözde STK'ların, büyük payı vardır.Malumunuz,reaksiyon vermeyen deney canlıları,laborantın kurallarına boyun eğer.TOKİ Bakanı ''Cillop gibi '' köyler yapacaktır.Cilloop gibi yeni zenginlerimiz olabilir.Uyuyanların ,sorgulamayanların sızlanma hakkı yoktur.Saygılarımla.  05.11.2011 12:19
 

Değerli hocam, belli ki çok dolmuşsunuz ülke sorunlarıyla...Bilmelisiniz ki, "çok dolu" olan bir tek siz değilsiniz...Yazıyoruz, okuyan yok, söylüyoruz duyan yok. İşine gelmeyenler kör ve sağır oluyorlar...Köpeksiz köy misali eli deyneksiz dolaşanlar iyice çoğalmaya başladı. Bir değil, derdimiz binbir olmakta...Dediğiniz gibi çözüm yine "HALK" olacaktır. Bilinçlenmesi ve uyanık olmasıyla, ülke yönetimine talip olanların hizmet değil, söyüşlemeye aday olarak boy gösterdiklerini fark etmeleri lazımdır. Bunun için hiç bir zaman geç değildir, "zararın neresinden dönülürse kârdır"...Uyuduğumuz kâfidir, yeterki "UYANABİLELİM"...Saygılarla...

Yurdagül Alkan 
 05.11.2011 11:12
Cevap :
Yurdagül Hanım,merhaba...Okuyan,duyan,algılayan,sorgulayan insanların ŞARZ olması doğal;desarz olmak için de habire yazıyoruz. Hiç yazmadan oturup seyretmektense,YAZALIM ...OKUTALIM ...Balık bilmezse hâlık bilir...:)) Elbet sonucu güzel olur..Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşayan bizler cennet ülkenin yer altı ve yer üstü zenginliklerini,çevremizdeki denizleri liyâkatince değerlendirmeye yönelik,kısaca tüketmeye değil ;üretmeye yönelik yeni bir kalkınma devrimi yapmak zorundayız.Bunu idrak etmek için yönetim kademelerinde algılaması ve üstün zekası yüksek ekipler gerekir.Sürekli birbirini karalayan ve elini taşın altına koymaktan kaçan siyasilerin ne kadar hazırlıksız ve yeteneksiz oldukları karşılaştığımız ani felaketlerdeki zaafiyetlerinden anlaşılıyor.Örgütlenen kazanacaktır.Dayanışma veya biat kültürünü kendi çapında uygulayanlar her zaman iktidar olur.Az laf;çok iş zamanını görmek bize nasip olmayacak...Umarım herşey güzel olur...İyi Bayramlar...saygılar...  05.11.2011 12:42
 

Halk bilinçli olsa ,gücünün karşısında ne iktidar kalır, ne yandaş medya...

Fatma Güneş ERGEN 
 04.11.2011 19:44
Cevap :
Halktan biri olarak benim de suçlarım var...Kendimi yenilemiyorum...Siyasette aktif rol almıyorum...STK lara sık sık girip çıkmıyorum...herşeyi Hak'tan ve mukltedir olan uyanıklardan bekliyorum...Fatma Hanım ben,kendimi yenilemek zorundayım...Meydanı at hırsızlarına bırakmamam adına saygılar...selamlar...  05.11.2011 12:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1527
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster