Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '13

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
98595
 

IMF'ye olan borç kapatılırken, Türkiye'nin borç stoku 1 Trilyon Liraya yükseldi.

IMF'ye olan borç kapatılırken, Türkiye'nin borç stoku 1 Trilyon Liraya yükseldi.
 

IMF’ye borcu kapatmakla övünen AKP, dış borçta Cumhuriyet tarihinde kırılan ‘rekoru’ gizliyor. Oysa Türkiye’nin tarihinde hiç olmadığı kadar bağımlı hale gelmiştir. Biraz ekonomiden anlayanlar ülkenin çok ağır borçluluk ilişkisi içinde olduğunu çok rahat görebiliyorlar.

Halkın ekonomist olmasına gerek yok. IMF’ye olan borcu kapatıyoruz diye şişinenlerin, aslında borcu neyle ödediğini biliyorlar. Cumhuriyetin değerleri bir bir elden çıkartılarak, kazanılan paranın ne olduğunu kimseye açıklamıyorlar.

Hükümet, IMF’ye olan borcu kapatmakla övünürken, dış borçtaki “rekoru” görmezden geliyor. IMF’ye borç kapanıyor ancak diğer taraftan dış borç katlanarak artırıyor.

2002’de 129.6 milyar dolar olan Türkiye’nin toplam dış borcu, 2013 yılına gelindiğinde 336.9 milyar dolara ulaşmış durumda.

Hazine bugün 19. stand-by çerçevesinde IMF’ye son kez yaklaşık 421 milyon dolar anapara ödemesi yapacak. Böylece Türkiye’nin IMF’ye olan borcu bitecek!

Hükümet, Türkiye’nin sadece IMF’ye borcu varmış gibi bir tablo çizerek, borçların sıfırlandığını savunuyor. IMF’ye borç bitiyor ancak Türkiye’nin dış borcunda “patlama” yaşanıyor.

AKP’nin iktidara geldiği 2002’de 129.6 milyar dolar olan Türkiye’nin toplam dış borcu, yıllar itibarıyla sürekli artış gösterdi. 

Şöyle bir bakalım: Dış borç 2003’te 144, 2011’de 304 milyar dolara çıktı. 2012 sonu itibarıyla Türkiye’nin toplam dış borcu 336.9 milyar dolara yükseldi.

Özel sektörün dış borcu 2002-2012 döneminde yüzde 425’le artış rekoru kırdı.

Bu dönemde net 183 milyar dolar büyüyen özel sektör dış borcu 43.1 milyar dolardan 226 milyar dolara yükseldi.

Kamunun 2002 yılında 155.2 milyar TL olan iç borç stoku, yüzde 163 oranında net 253 milyar lira büyüyerek 2012 sonunda 408.3 milyar liraya yükseldi.

2012 sonu itibarıyla kamunun toplam 563 milyar TL’lik iç ve dış borcu ile özel sektörün 226 milyar dolarlık dış borcu birlikte düşünüldüğünde Türkiye’nin toplam borç yükü, 1 trilyon TL’ye yaklaşıyor.

Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları ile yapılan borçlanma 2002-2012 döneminde tam 38 kat büyüyerek 6.4 milyar liradan 255 milyara yükseldi. 

Bu gerçeklerin ışığında şöyle bir analiz yapmak pekâlâ mümkün! Türkiye Cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar daha bağımlı, kendi dinamiklerini kaybetmiş, ucuz ithalat, ucuz işgücü cennetine döndürülmüş durumda. AKP hükümeti de kendisinden evvel gelen diğerleri gibi IMF programını harfiyen izlemekten çekinmemiştir.

Türkiye en yüksek dış borçlanmasını son 10 yılda gerçekleştirmiştir. Türkiye diğer bütün ülkeler gibi IMF’den değil, doğrudan doğruya piyasalardan dış borçlanma yoluna giderek, halktan gerçekleri saklamaktadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yalanınız batsın. sevmeyebilirsiniz ama bu ülkeyi erdoğan adam etti

ibrahim timur 
 30.03.2014 16:26
Cevap :
Siz o adam ettiklerinden misiniz? O zaman sizin adamlığınız batsın!  01.04.2014 8:54
 

kesinlikle ideolojik yaklaşıyorsunuz atladığınız bi nokta var borç bütün ekonomik sistemlerde mevcut bi futbol kulübüne baktığımızda transfer yaptığı zaman kasadan ödeme yapmaz kredi çeker ve ödemesini yapar ve buna görede geliri vardır ve bu borcunu öder sizin dediğinize göre özel sektörlerin batması gerekiyor, ekonomiyi ideolojiden koparmak gerek

Ahmet Soyturk 
 13.09.2013 15:33
Cevap :
Önümüzdeki dönemde iş adamlarının, şirketlerin birbiri ardına battığını göreceğiz. 11 yıllık iktidar döneminde Cumhuriyetin değerlerini bir bir satıp, borcu ona katlayanların sıcak para ile gelecekleri yer burasıydı. Buradan sonrası yok! Önümüzdeki dönemde sıcak para girişi olmadığı gibi çıkış başlayacak. Şu ana kadar çıkan para 25 milyar dolar civarında, Merkez bankasının rezervi ed suyunu çekmek üzere! Bu gerçeklerin neresi ideolojik? Gerçekler her zaman acıdır ve kimse gerçekleri kabul etmez. Bekleyelim ve görelim.  13.09.2013 16:39
 

''Ve sıcak paraya dayandığı için bir gün gelir krize girer'' 11 yıldır o gün gelmedi. Fed in ağzndan çıkan olumsuz bir söz ile dünya ekonomisinin dengeleri değişir bu doğrudur bu dünya ekonomilerinin birbirine zincir gibi bağımlı olmasından. Sadece buna Türkiye den tepki gelmiyor aynı şekilde Avrupa dan da aynı tepki geliyor. Sadece fed değil 2009 yılında Yunanistanda skandal ortaya çıkınca Avrupa bankalarına uygulanan stres testleri de buna benzer bir örrnek. Bu da ekonomideki zincir etkisinden kaynaklanıyor. Üretmeden tüketmek tabi olmaz. Türkiye Rusya ya 1 kamyon domates satıp karşılığında 1 tane laptop alabiliyor.Buna akrşılık Türkiye nin sanayi ve hizmet sektöründeki atılımlarını görmezden gelemeyiz.Rusyadaİsrailde ve Avrupa da basketbol maçları oynananırken THY nin 15 sn de bir reklamın çıkmasının görmezden gelemeyiz. Manchester ve Barcelona y THY nin sponsor olmasını Şampiyonlar ligi dev izleyici kitlesinin olduğu bir organizasyonda THYnin varlığını görmezdeng gelemeyiz. Eurole

erkan kaya 
 30.07.2013 14:58
Cevap :
Siz ayda mı yaşıyorsunuz? Feed'in açıklamasıyla birlikte Türkiye'den çıkan paranın aşağı yukarı 10 milyar dolar olduğunu duymadınız her halde. 2008 yılındaki ekonomik daralma ve işsizlikte kırılan rekor, Patagonyada'mı oldu? Biz niye laptop yapamıyoruz? THY'nın ne kadar zarar ettiğini biliyor musunuz? Eğer bilmiyorsanız ben söyleyeyim, bu yılın ilk üç ayında yüz milyon doların üzerinde zarar var! Biz zararı öder, reklamımızı yaparız diyorsanız, o zararı halk ödüyor. Bir bademin halk adına karar vererek, zararı halkın sırtına yüklemesi sizce de abes değil mi?  30.07.2013 18:16
 

Ekonomi yönetimi her zaman risktir. Önemli olan bu riskleri doğru hamlelerle yönetebilmektir. ABD nin kaç trilyon dolar borcu var ama ona göree de geliri var. Türkiye de 2002 yılında bakkal 2013 te süpermarket oldu. Bakkal ile süpermarketin ne geliri ne de gideri aynı olur.Gelirin artması ne kadar doğal ise borcn artması da doğaldır. Zaten sürdürülemez bir borçlanma olsaydı İspanya, Yunanistan, G. Kıbrıs, İrlanda, İtalya gibi alarm verilemsi gerekirdi.Ama bunun yerine bağımsız krei derecelendirme kuruluşlar moodys fitch s&p notumuzu artırıyorsa ben senin düşüncelerine itibar etmem. Çünkü ideolojik oalrak farklı bir bakış açısı çizilmeye çalışılmış.

erkan kaya 
 20.07.2013 15:26
Cevap :
Merhaba, benim görüşüme, düşünceme itibar etmeni beklemiyorum. Ben gerçekleri yazdım. Dediğin kredi derecelendirme kuruluşlarının notumuzu arttırma nedenlerinin ne olduğuna niye bakmıyorsunuz. Hangi pazarlıklarla ve verilen sözlerle notun arttırıldığını bilmiyorsanız, ekonomiyi bilmiyorsunuz demektir. Sonra ABD'nin parası rezerv para, karşılık olmadan basılıp, borçlarını ödeyebilir. Onlara hesap soracak kimse yok. Merkez Bankalarının başkanı bir kelime söylüyor, dünyada yer yerinden oynuyor. O zaman sizin yaptığınız yorumun da hiç anlamı kalmıyor. Eğer bu görüşler ideolojikse, ben ideolojik davranıyorum. Üretmeden, tüketerek bir ekonomi kalkınamaz. eğer kalkındı gibi yapıyorsa, bizdeki gibi cari açık verir. Ve sıcak paraya dayandığı için bir gün gelir krize girer. Krizde eksi yüzde 14 küçülmeyi "Teğet" olarak görenlerdenseniz, söylenecek fazla söz yok.  21.07.2013 10:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3410
Toplam yorum
: 5915
Toplam mesaj
: 304
Ort. okunma sayısı
: 1531
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Günlü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster