Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '13

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
381
 

İnsaf et, aşk güzel bir iştir!

İnsaf et, aşk güzel bir iştir!
 

Sabahın köründe uyuyup iki saat sonra telefonun zil sesinle uyandırılırsanız telefondaki arkadaşınıza kargalarla kahvaltı mı ediyorsunuz diye çemkirmeniz normal midir? Değimlidir? Bu adam ne yapmak istiyor? Diyen bir sesle karşılaşınca adam kim sen kimsin diye sorarken buldum kendimi.

Rüyamda gül bahçesinde bin bir çiçek bin bir koku arasında geziyorum.

Kadere bak gerçek dünyaya dikenli tarafından uyandırıldım.

Adaletin bumu dünya?

 

Dur! En azından bir kahve yapayım da öyle zırlamaya başla der telefonu kapatırsınız.

Afyonum patlamamışsa evet çirkef ve çekilmez oluyorum.

Peki, telefondaki arkadaşımın umurunda mı? Hayır!

O sabaha kadar uyumamış, erkek arkadaşınla olan ilişkisini ameliyat masasına yatırmış bana da ameliyattan sağ mı yoksa ölümü çıksın diye sormakla meşgul.

Duygularıyla mantığı arasında sıkışmış kalmış.

Bunların ikisi de eğitimci aklı başında insanlar ama gel gelelim konu duygular olunca kim olduğunuz ne olduğunuz silinip gidiyor.

İşe önce ben kimim neyim ne istiyorum diye sormayı unuttuğumuzdan hep karşımızda ki kim? ne istiyor? Diye soruyoruz ve sonrası başkalarına göre belirlediğimiz duygu ve davranış karmaşası geliyor.

Önce sen ne istediğini bil! Sonrasında karşındaki isteklerine uygun mu? Bir ölç tart.

Bazen o sana fazla gelir bazen ise o sana eksik.

Her şeyi “seviyorum kahretsin” bağlarsak yandı gülüm keten helva kıvamında gezer dururuz.

 

Çağ değişti kabul. Elektronik bir çağdayız her şey hızla gelişiyor ve insanlarda hep bir geç kalmışlık eksik kalmışlık duygusu hâkim oluyor.

Stop! Allah aşkına kendinize bir stop deyin hatta arada reset atın.

Bu hem size hem ilişkinize iyi gelecektir.

Seviyorsanız ve üstelik o sizi sevdiği için değil gerçekten seviyorsanız ve sevildiğinize de yürekten inanıyorsanız devam edin.

Yok, adam kafasına göre arıyorsa sınır koy. Yok, nette canı istediğinde sana selam veriyorsa görmezden gel.

Belli ki yedeğe alınmışsın ya da belli ki adam o an başkalarıyla egosunu şişirmekle meşgul.

Evlenmeyi düşünürken bunları yaşatıyorsa evlenince sürekli dedektif gibi onu mu takip edeceksin.

Yapmayın Allah aşkına.

Değer gördüğün kadar değer ver. Bu kadar basit!

Kadına güzel sözler söyleyip, hayatının anlamıymış gibi davranarak onları beklenti içine sokan erkekler mi suçlu yoksa kırıntılarla beslenmeye çalışan kadınlar mı?

Tutulmayan sözler, tutarsız davranışlar varsa kusura bakmayın ortada sevgi falan yok.

Heyecandır o.

O zaman kendinize bu erkekle ne işim var deyin.

Değer yargıları eskimez bunu da unutmayın.

Bilmem ne çağına da geçmiş olsak değer yargılarımıza sahip çıkmadığımız sürece acı çekmeye, terk edilmeye mahkûmuz.

Hız dünyasındayız kabul de duygular ve mantık henüz bunun için hazır değil.

Tanışalım, hoşlandık hadi buluşalım.

Kadınlarda özgürüz diyerek bulduğu erkeği kaybetmemek adına hop bedenlerini de sorgusuzca açınca erkek sıkılıp gidiyor.

Bir hayli zaman önce eş dost kahvaltıdayız.Biri telefonda mesajlaşmaktan bizi duymuyor.

Mesajlaştığı kişiyi Uzun süreli ve sürekli ayrılıp barıştığı evlenmeyi düşündüğü sevgilisi zannettim.

Düğün ne zaman dedim. Bu yaz kır düğünü yapmak için planlar yapmıştık.

Ayrıldık biz dedi.

Bu kim dedim. Yeni sevgilisiymiş.

Kızlara güvenilmiyor dedi.

Ha dedim sen şu halinle çok güven teşkil ediyorsun.

Sonra kendini savunmaya geçti.

Erkekler artık emek vermek istemiyor.

Bedel ödemek istemiyor.

Bir telefon uzaklığında ulaşabileceği bir sürü kız var.

Kızlarda kaybetmemek için habire bedel ödüyor ve denge böyle kayboluyor.

Modernlik demek kendinizi ulu orta sergilemek değildir.

Ahlak der dururuz ve öyle noktaya gelinmiş ki ahlaksızlığın bile bir ahlakı olsun diye isyan ediyorum.

Hepimiz beklentilere girerek zamanımızdan çalıyoruz. Ne istediğimizi bilmeden “ AN” da yaşamakla   “ ANI “ yaşamayı öğrenemediğimiz sürece bu ne oluyorlar bitmez.

Beklentilere girmeli miyiz?

Evet

Ne zaman?

Sözlerle davranışlar bir olduğu zaman.

Seni seviyorum deyip günlerce ortada yoksa unut gitsin.

Davranışlarıyla belli edip sözle söylemiyorsa de unut gitsin.

Denge ikisinin de aynı olduğunda kurulur.

Seviyorum diyorsa ilgisini senin üstüne kurmalı.

İhtimaller ve acabalarla oyalanmak vakit kaybıdır.

Sahiplenerek ve sahiplenilerek, bağımlı olmadan bağlılıkla sevin.

Seviyorsanız da bunu belli etmekten korkmayın.

Korkaklar kendi cehennemini yaratırken o cehenneme sizi de katıyor dikkatli olun.

Ve her şeyi sevgiye yükleyerek yaşamayın.

Sevgi tek başına bir hiçtir.

İçi boş cümleler görüyorsunuz ki kalbinizi doyurmuyor.

Sevgi hak edene!

Sen, değerinle ve düşüncenle iki aleme bedelsin.
Ama ne yapayım ki kendi değerini blmiyorsun.
Kendini ucuza satma, çünkü değerin yüksektir.

H.Z Mevlana 
 
hercaideniz
şeker bade bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tek kelimeyle işte budur diyorum. Keşke severken mantigimizi kaybetmesek ve kendimizi boş umitlere kaptirmasak.. Elinize sağlık. .

şeker bade 
 24.06.2013 21:58
Cevap :
sizin de okuyan ve beğenen yüreğinize sağlık.Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Mantık ve kalbin kavgasını da yazdım.En kısa zamanda paylaşacağım. Sevgiyle kalın  25.06.2013 1:36
 

sn yazarim.bazen o sana fazla gelir bazende eksik..soz cok guzel..

Aydın ADAM 
 23.06.2013 16:21
Cevap :
Teşekkür ederim Sevgili Toprak  24.06.2013 20:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 1062
Kayıt tarihi
: 17.08.07
 
 

Aşktır hayata anlam katan, aşktır bizi yaşama bağlayan. Sustuysa içinizdeki çocuk, aşk zamandır ş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster