Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '14

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
1809
 

Irkçılık ( şovenizm) ve milliyetçilik

“IRKÇILIK” ( şovenizm) ve “MİLLİYETÇİLİK” bu kavramlar zaman zaman bir birleriyle eşleştirilmeye çalışılıyor. Konuyu daha iyi anlamak adına öncelikle bu kavramları kökenleri ile ne anlama geldiklerini anlamak gerekir.

Irk:Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu.

Kişinin renk, ırk ve milliyetini belirleme hakkı olmadığı gibi bunları tercih etme hakkı ve şansı da yoktur. Kişinin ırkı, rengi, milliyeti, soyu doğumla kazanılmış özellikleridir. Yani yaratılışının fıtratından kaynaklanır.

Irkçılık: İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti.

Yeryüzünde hiçbir ırk’ın, milletin, kavmi olarak bir diğerinden üstünlüğü yoktur. Yaşadıkları coğrafya bakından fiziksel olarak, yaşam tarzları olarak, Dil, inanç ve Kültür bakımından sadece farklılıklar sergileyebilirler. Bu farklılıklar üstünlük veya aşağılık anlamı taşımaz.

Fiziksel, dil, inanç ve kültür birlikteliği olan bir toplumun diğer bir toplum üzerinde üstünlük iddia etmesi veya bu düşüncesini baskı ve şiddet yolu ile kabul ettirmeye çalışması öncelikle insanlığın yaratılış gayesi aykırı, ahlak ve insanlık dışı bir düşüncedir.

Millet:Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus.

Milliyetçilik:Maddi ve manevi açılardan millet ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutma anlayışı, ulusçuluk.

Ekonomik ve siyasal olguları gözetmeksizin ulusun çıkarların, bağımsızlığını ve vatan sevgisini ön plana çıkarmak. Milliyetçilik kavramı ayrıca dil, tarih ve kültür birliğine dayalı ulusun ve devletin mutlak ve temel bir değer olduğunu kabul eden anlayış olarak. Bireylerin devletin varlığını büyüklüğünü sağlayacak ve koruyacak şekilde, devletin ihtiyaçlarına uygun olarak davranmaları gerektiğini, davranışlarını bu amaca göre ayarlaması gerektiğini öne süren akım olarak milliyetçilik, ulus olgusunu, o ulusu meydana getiren bireylere, hukuki bir yapı olan devlete dönüştürme imkânı sağlamıştır.

Şovenizm: Özgün anlamda abartılı, saldırgan bir vatanseverlik ve ulusal üstünlük inancıdır.

Bu kavramın isim babası bir Fransız askeri olan Nicolas Chauvin'dir.

Şovenizm, herhangi bir şeye olan aşırı, nedenli veya nedensiz oluşan bağlılıktır. Özellikle de başka uluslara karşı hoşgörüsüzlük ve saldırganlık, aşırı ve bağnaz milliyetçilik anlamında kullanılsa da şovenizm milliyetçilik kavramının özüne aykırıdır. Çünkü şovenizm sıklıkla karşı gruba olan nefret ve kötü niyet duygularını da beraberinde getirir.

ÇAĞ DIŞI ZİHNİYET “IRKÇILIK”

İnsanlık ve insan neslinin sağlıklı bir şekilde idamesi için en büyük tehdit hiç kuşkusuz bir ırkın başka bir ırktan kendisini üstün görmesi. Bu öngörüsünü baskı ve şiddet dönüştürmesi olan  “IRKÇILIK”tır.

Yaşadığımız 21.yüzyılda hala bir ortaçağ zihniyeti olan ırkçılığı kendilerini dünyaya medeni olarak, süper güç olarak göstermeye çalışan ülkelerin yaptığına şahit olmaktayız. Gün geçmiyor ki Amerika’da bir “SİYAH” tenli insan öldürülmesin. Avrupa’nın ortasında Almanya’da Alman ırkını arî ırk ve üstün gören “NEO-NAZİ” şovenistler yeniden hortladı, Afrika’da, Filistin’de,  Mynmar’da, Irak, Suriye, Doğu Türkistan gibi dünyanın dört bir yanda birçok bölgede insanlar ırki ve inanç faklılıkları nedeniyle insanlar zulüm görüyorlar.

İslam ırkçılık ve aşırılığı yasaklar;

 Yüce dinimiz İslam,  ırkçılığı kesin ve açık bir şekilde yasaklamıştır. Bu konu da Kur-anı Kerim’de ayetler ve Hz. Peygamberimizin hadisleri bize yol gösteriyor.

Ey insanlar! Muhakkak ki biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve sizi millet millet, kabile kabile yaptık ki, tanışıp kaynaşasınız.” (Hucurat:13), “Asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve Müminlerindir.” (Münâfikûn: 8) buyrulmaktadır.

Bu ayetlerden anlaşılacağı üzere, İslam a göre üstünlük takvada yani Allah'a yaklaşmadadır. Hiçbir kavmin, soyun, kişinin bir diğerine üstünlüğü takva haricinde söz konusu değildir. “İnsanlar tarağın dişleri gibi eşittir” diyen Hz. Muhammed (s.a.v) bu konuda Veda Hutbesi’nde şöyle buyurmaktadır: “Müslüman Müslüman'ın kardeşidir. Böylece bütün Müslümanlar da kardeştir. Allah katında en hayırlınız, Allah'tan en çok korkanınızdır. Arab'ın Acem'e, Acem'in de Arab'a, sarı ırkın siyah ırka, siyah ırkında sarı ırka üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir. “

Başka bir hadiste ise; şöyle buyrulmaktadır: "Kim ummiyye (gayesi İslam olmayan) bir bayrak altında bir asabiyete çağırırken veya bir asabiyete yardım ederken öldürülürce onun ölümü, cahiliye ölümü üzeredir." (Ravi:Cündeb İbnu Abdillah Hadis No:4798)

Yukarıdaki ayet ve hadislerden yüce dinimiz İslam'ın millet kavramını nasıl ortaya koyduğunu ve ırkçılığı nasıl kesin bir şekilde yasakladığını net bir şekilde anlıyoruz.

İslam’a göre “IRKÇILIK” nedir,  “IRKÇI” kimdir?

Peki, Irkçılığı kesin bir dille yasaklayan İslam'da ırkçılık nedir? Yâda İslam kime ırkçı demektedir? Peygamber Efendimiz, ırkçılığı şöyle tarif etmektedir:

"Ey Allah`ın Resulü," dedim, "asabiyet nedir?" "Asabiyet," buyurdular, "zulümde kavmine yardım etmendir." (Ravi: Vasile İbnu`l-Eska Hadis No: 4800)

"En hayırlınız, (zulme düşerek) günah işlemedikçe aşiretini müdafaa edendir." (Ravi (r.a.): Süraka İbnu Malik el-Cu'şemi)

Hadislerden apaçık anlaşıldığı üzere, ırkçılık; zulüm üzerinde olan, zulüm yapan kavmine yardım edilmesidir. Yani kişinin kavmini, milletini sevmesi ırkçılık değildir. Günah işlemedikçe mensubu bulunduğumuz milleti, cemiyeti, kavmi ve aşireti müdafaa etmemiz yani savunmamız çok hayırlı bir davranış olarak görülmektedir. O halde milliyetçi olmamız, milli değerlere, vatanımıza sahip çıkmamız bizleri “IRKÇI” yapmamaktadır.

Çözüm yaratılış erdemine ulaşmakta;

Esas itibarıyla bütün dinlerde, insanların barış ve huzur içinde olmasını, sağlam diyaloglar kurmasını amaçlar ve dinî inancı veya düşüncesi ne olursa olsun insanı ilahi bir emanet olarak görürler.

Aslıda insanın yaratılışı ve çoğalıp yayılmasını hatırlarsak bu yaşananların ve üzerinde tartışılanların ne kadarda yersiz olduğu aşikârdır.

İnsanoğlu Hz.Adem ve Hz.Havva’dan hâlk olmuş büyük tufan sonrası insanlığın ikinci atası sayılan Hz.Nuh’un üç oğlu Ham,Sam ve Yasef’in soyundan devam etmiştir. Kısaca yeryüzünde insanlar fiziksel olarak birbiriyle akrabadır.

Küreselleşen dünyada fiziksel, kültürel, din, mezhep ve ırk (milliyet) farklılığı olan toplumlar bir arada yaşamakta ve “ULUS” devleti oluşturmaktadırlar. Türkiye’de bütün unsurları ile bir “ ULUS” devlettir. Bu topraklarda yaşayan vatandaşlık bağı ile bağlı her bireyin bu ülkeye sahip çıkması ve sevmesi kadar doğal bir şey olamaz. Bu düşünce tarzından doğan “ULUS MİLLİYETÇİLİĞİ” olur ki buda  “IRKÇILIK” anlamına gelmez.

İşin özü ise insanın yaratılış gayesini özümsemesi, yaratılışının erdemine ulaşabilmesidir.

Yaratılanı severim yaratandan ötürü” koca Yunus’un da dediği gibi insanları olduğu gibi sevmek. Sonrasında onlara “hakkı ve sabrı tavsiye ederek Salih amele sahip olmak” için çaba göstermek olmalıdır.

İbrahim Halil SİPAHİ

23.12.2014

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 100
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1319
Kayıt tarihi
: 12.08.14
 
 

Adana'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Adana'da Yüksek öğrenimini Konya Selçuk Üniversitesi Eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster