Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
238
 

IŞİD'ın, Kobani'den sonraki istikameti Halep'tir...Bağdat'a da yaklaşmış durumdadır..

IŞİD'ın, Kobani'den sonraki istikameti Halep'tir...Bağdat'a da yaklaşmış durumdadır..
 

Kobani, Kuzey Suriye'de, PYD kontrolündeki üç kantonun ortasındaki kantondur..Çatışmalar devam etmektedir.


KOBANİ DÜŞSE DE DÜŞMESE DE, IŞID'IN SONRAKİ İSTİKAMETİ HALEP'TİR... ŞU ANDA IŞİD'İN BİR KISIM BİRLİKLERİ DE BAĞDAT'A YAKLAŞMAK ÜZEREDİR... SONRA DA ŞAM

Karmaşık gibi görünen bazı olaylarda, doğru kararlar vermek için, meseleye biraz yukarıdan ve daha geniş açıdan bakmak gerekir diye düşünüyorum. Aksi halde verdiğimiz kararlar yanıltıcı olabilir.

Bu bloğumda, ben de aynı esası uygulayacağım. Yazılı ve görsel medyada, günlük haberleri kendi düşüncelerine göre yorumlayarak aklımızı karıştıran "strateji uzmanları(!?)"  gibi yapmayacağım.

Masa üzerindeki haritaya, masa başındaki sandalyenin üstüne çıkacarak yüksekten ve daha geniş bir görüş açısı ile bakacağım...

Bloğumda, kesin yargı ifadesi gibi görünenler de yalnızca bir düşüncedir.

X     X       X

Önce, kısaca IŞİD dediğimiz, Suriye ve Irak'ta kanlı bir "terör" estiren bu örgütün gerçek adı nedir?

"IRAK ŞAM İSLAM DEVLETİ"

Şu anda IŞİD ne yapıyor?

Bir yandan devletini kurmayı planladığı Suriye'nin kuzeyindeki PYD'nin kontrolü altında bulunan Afrin, Kobani ve Cizire kantonlarından Kobani'yi ele geçirmeye çalışıyor; diğer yandan da Uluslararası Bağdat Havaalanı'na doğru ilerliyor...

Yani, "Irak Şam İslam Devleti" adım adım hedeflerine yaklaşıyor...Bunun için dedim; "IŞİD Kobani'yi ele geçirdikten sonra istikametini Halep'e çevirecek"...

Şimdilik görünen bu...

x      x       x

Amerika - Rusya

Amerika, bir ara Suriye'ye  müdahaleyi aklından geçirdi ama, Rusya'nın engellemesiyle durdu. Çünkü, Suriye, Akdeniz'deki stratejik konumu ve Rus Donanması'na limanlarını açmasıyla Rusya'nın sıcak denizlerdeki varlığını kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle Suriye'nin ortadan kaldırılmasını kesinlikle istemez.., .

Ancak son günlerde, IŞİD'in, Suriye ve Irak'ta kontrol altına aldığı bölgelerin giderek artması Rusya'yı telaşlandırdı. Suriye'nin tamamen ortadan kalkmasını istemediğinden Türkiye'nin Suriye politikasına sıcak bakmaya ve Suriye -Türkiye sınırında bir tampon bölge kurulmasına yeşil ışık yaktı.

Sanırım Rusya, bu kadarla da kalmayacak ve Türkiye'nin "Suriye'nin rejim değişikliği" isteğine de onay verecektir. Yeter ki, Suriye ayakta kalsın ve Rusya'nın Akdeniz'deki varlığı devam etsin.

Türkiye ve Amerika...

Amerika da, aynen Rusya gibi Türkiye'nin Suriye politikasına olumlu bakmaya başladı. Türkiye'nin "güvenlikli bölge" isteğine, şimdilik pek ilgi göstermese de, Türkiye'nin gündeme getirdiği "Eğit-Donat" formülü üzerinde anlaşmaları ileri bir aşamadır...Suriye rejimine karşı olan muhaliflerin "atış ve hayatta kalma" eğitimlerini Türkiye verecek, Silah ve teçhizatları da Amerika tarafından sağlanacaktır

Bu şekilde, eğitilmiş, Silah ve teçhizatla güçlenmiş muhaliflerin Suriye'deki rejimi değiştirmeleri daha kolay olacaktır. Suriye'deki rejim değişirse, bu değişim Irak'a da yansıyacak ve belki de Irak ve Suriye'de, oluşacak yeni "insan merkezli" siyasi ve sosyal yapılanmalar, bölgedeki IŞİD varlığını önemini azaltacak ve giderek de ortadan kalmasına neden olabilecektir.

Daha ileri bir aşamada, Türkiye-Suriye ve hatta Irak sınırında oluşturulacak 30-35 Km. derinliğindeki bir "güvenlikli bölge", Ortadoğu'nun bu kısmının çamurdan temizlenmesini ve belki de bataklığın kurutulmasını sağlayacaktır.

Türkiye'deki iktidarın ve muhalefetin tavrı

İktidarın tavrı ve düşüncesi belli. Esad gidecek, Suriye'deki rejim değişecek. Bu konuda fazladan bir şeyler söylemeye gerek yok.

CHP, IŞID baskısı altında olan Kobani'ye bir heyet gönderiyor. Heyet PYD yetkilileri ile görüşüyor. PYD yetkililerinin verdiği gazı soluyarak bir rapor hazırlıyor. Bu raporda "tampon bölgeye karşı olduklarını" ve "IŞİD'in elindeki silahların hatta malzemenin bile Türkiye'den verildiğini" ilave etmeyi de unutmuyorlar. PYD Eşbaşkanı da, "IŞİD Kobani'yi ele geçirmesinden sonra Türkiye'ye de girecek" diyerek CHP heyetine verilen gazın dozunu artırıyor.

NOT : Yukarıda açıkladım IŞİD, Kobani'yi ele geçirdikten sonra  Türkiye'ye  neden  yönelsin ki?  Bu kadar  aptal mı?  Türkiye ile niye başını belaya soksun?  Kurmayı planladığı  devletin  toprakları  Irak ve  Suriye topraklarıdır. Yanılgı payını kabul etmekle birlikte ben böyle düşünüyorum.

Ama, bazıları inanmış işte...CHP Merkez Yönetim Kurulu'na sunulan "PYD gazı kokulu"  bu rapor, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu telaşlandırıyor ve oturup hemen Kobani'ye yardım için özel bir "Kobani'ye Müdahale Tezkeresi" hazırlanıyor...Uygulama pratiği olmadığı gibi faydası da olmayan, bana göre içi boş ve anlamsız bir tezkere. Sanırım fazla da önemsenmedi zaten.

Ama, muhalefet tarafından, o anlamsız tezkereden daha anlamlı ve tehlikeli oyunlar sergilendi Türkiye'de...

HDP, "Acil Eylem Çağrısı" yaptı Bu çağrıda şu ifadeler kullanıldı :"Kobani'de yaşanan katliam girişimlerine karşı 7'de 70'e bütün halkımız sokağa, alan kurmaya ve harekete geçmeye çağırıyorz. Bundan böyle her yer Kobani'dir"

"Bundan böyle her yer Kobani" çağrısı kulaklarımıza hiç yabancı gelmedi...Taksim Gezi Parkı olaylarında da, hatırlarsanız "Her yer Taksim!" ve "Her yer Gezi!" sloganları hep kulaklarımızı tırmalamıştı.

Bunu hatırlayan CHP Genel Başkanı Yardımcılarından biri, sosyal medyada, "Kobani duyarlılığı" ile "Gezi ruhunu" aynı kefeye koyan bir "tweet" attı.

Sosyal medyada şu kışkırtıcı tweet  de  dikkatleri çekti : "Bu bir silahlı kalkışmadır, herkes silahı ile sokağa çıksın"

Bu eylem çağrıları, gönderilen adreslerde(!?) kabul gördü ve bütün Türkiye'de, ülkenin can ve mal kaybına neden olan "vahşi bir vandalizmin" başlamasına neden oldu.

Olayların cereyan şekli, Gezi parkı eylemlerinin bire bir kopyası gibi oldu...

SONUÇ :

Suriye'deki Esad rejiminin, kendi insanına yönelik katliamları ile başlayan bu sürece, Amerika ve Rusya'nın sessiz kalmasıyla Irak ve Suriye'de oluşan güvensizlik ortamında ortaya çıkan ve kendini "Irak Şam İslam Devleti"(IŞİD) adı ile tanıtan "kelle uçuran" terör örgütü, bana göre Suriye'deki yönetim şekli değişinceye kadar eylemlerine devam edecek.

Bloğumun başlığında da belirttiğim gibi IŞİD, Kobani'yi ele geçirse de geçiremese de İstikametini Halep'e çevirecektir. Bağdat Uluslararası Havaalanı'nı kontrol altın aldıktan sonra da Suriye'nin Başkenti Şam'a yönelecektir.

Bu arada,  Amerika ve Türkiye, Rusya'yı fazla incitmeyecek, en azından Rusya'nın Akdeniz'deki deniz gücü varlığını ve Suriye'ye yaptığı silah satışlarını zora sokmayacak şekilde onu "Suriye'deki rejim değişikliğine" hazırlayacaklardır.

Amerika, Türkiye'nin "Güvenlikli Bölge" önerisin de kabul edecek ve bu durum IŞİD'ın bölgedeki hareketliliğini kısıtlayacaktır. Daha sonra,  gazı alınmış Suriye ve Irak'ta, "insan merkezli, yeni siyasal ve sosyal yapılanmalar", bölgedeki IŞİD varlığının önemini azaltacak ve giderek onu etkisiz hale getirecektir.

Bu konuda yazdığım ilk blogda da belirtiğim gibi, Suriye ve Irak'ın "yapay" sınırları değişecek ve bölge halkı, "siyasi ve sosyolojik" doğal sınırlarına ulaşacaktır.

IŞİD, gazı alınmış bölgenin huzura kavuştuğunu  görünce kabuğuna çekilecektir.

Ancak bunlar, "ha !" deyince olacak şeyler değildir. Zaman alacaktır...

Bakalım böyle mi olacak?

cdenizkent

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 974
Toplam yorum
: 2472
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1398
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster