Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
637
 

Işıklar Söndü

Sıra sıra elektrik düğmeleri. Bu düğmelere bağlı ampuller. İstediğiniz ampulü; istediğiniz an yakma imkânına sahipsiniz. 

Her yanan ampul karma karışık olan veya olmayan, şu an içinde bulunduğunuz veya geleceği gösteren bir aydınlatma aracına dönüşse. Yani istediğiniz ampul sizi istediğiniz aydınlığa kavuştursa.... 

Diyelim ki onulmaz bir hastalığın pençesinde kıvranıyorsunuz. Ve yaşamınız böyle devam ederken bir an da onulmaz hastalığın çaresini sıradaki bir düğmenin ucuna bağlı ampulün aydınlatmasında buluverseniz. 

Veya tamamen imkânsızlıkların kıskacındasınız.... Ömrünüz de ikinci baharında. Tabiattaki oksijenden başka hiç bir varlığınız da yok. Her türlü mücadeleden yenik ayrılıyorsunuz. Mücadele yeteneğinizi de kaybettiniz... Bir an da bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldırıverecek düğmeye bağlı bir ışık yakma imkânı doğuverse... 

Bütün bunların dışında hiç bir dostunuz da yok. Yıllar yılı, ‘’Nasılsınız?’’ sözünü hiç duymadınız. Özellikle bu sözü duyacağınız veya sarf edeceğiniz hiç bir kimseniz de yok... Yalnızlık kazanında bir kepçe devamlı sizi karıştırıyor. Kafes kuşları ve yavru hayvanlar bile dostluğunuzu kabul etmiyor. ‘' Günaydın ’' veya ‘' İyi geceler '’ sözcüğünü kullanamayacağınız bir yalnızlık içerisindesiniz. Ve kendi kendinize yetemiyorsunuz da... Bütün bu yaşam şeklini ortadan kaldırıverecek düğmeye bağlı bir ışık yakma imkânına sahip oluverseniz.... 

Bir de devamlı yalan söylemeye mecbur hissetseniz kendinizi. Bütün ömrünüz yaşamınızı karartacak yalanlar üzerine kurulsa. Her an bu yalanların anlaşılabileceği ve anlaşıldığında da bütün yaşamınızın kararabileceği gerçeğini devamlı kendinizde hissetseniz.... Böyle bir yaşamdan kurtulmanız için düğmeye bağlı bir ışık devamlı sizi beklese.... 

Bu olumsuzluklardan her hangi biri sizde olsa ve sizden sıyrılmayacağı koşuluyla ömrünüzün orta yaş dönemlerinde o düğmeye bağlı bir ışık büyük ikramiyeyi size kazandırıverse. Yani bu olumsuzluklar karşılığında maddi sorunuz kalmasa... Sonuçta ömrünüzün son on beş-yirmi yılını bütün bu olumsuzluklardan sıyrılmadan ama maddi sorunsuz geçirseniz.... 

Veya tam tersi olup orta yaş başlangıcına kadar maddi sorununuz olmasa ama o yaştan sonra bütün bu olumsuzluklar bir giysi gibi dursa üzerinizde ve sıyırıp atabilme imkânınızdan da yoksun hissetseniz kendinizi. 

Bütün bu kıskaçlarla sarmaş dolaş yaşamınız sürerken o düğmeye bağlı ışık sizleri bu kıskaçlardan kurtarmaya yetse ve bu düğmelerden bir tanesini kullanmaya mecbur bırakılsanız; hangi düğmeyi kullanmaya yönelirdiniz? Umarım sizlerin böyle mecbur kaldığınız bir aydınlığa ihtiyacınız yoktur. 

O zaman şöyle bir ışık yakabilir misiniz kendiniz için? 

''Ömür dediğin üç gündür. Dün geldi geçti. Yarın meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür. O da bu gündür…’’ 

Lütfen 2010 yılını da acısıyla tatlısıyla geçmiş yılların üzerine mutlu bir şekilde yerleştirin... 

Yeni yıl sizleri için yeniden yılmanın başlangıcı olmasın...Sağlıklı, mutlu ve güleğen bir yıl dilerim... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 525
Kayıt tarihi
: 01.05.09
 
 

29.05.1949 Uşak doğumluyum. Lise dahil eğitimimi uşakta tamamladım. Yıldız üniversitesi inşaat bölüm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster