Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '17

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
175
 

İstanbul'u yazmak

'Ben bir ceviz ağacıyım' diye başlanırsa söze 'Gülhane Parkı'nda' diye devam eder insan için için. Tam orada olmak işte; fazlasıyla iyi hissettiriyor. Yazar olmak uyanıkken düş görmektir derler. Bu yüzdendir ki bir çok film veya dizi kitaplardan konu alır. Yazar olmak yolun hiç bitmeyeceğini düşünmektir. Hep bir alternatif telaşında olmak. Ve çıkmazlarda mutlu olmak ve yine söylediğim gibi en önemlisi alternatif bulmaktır. Hayatın tüm alternatifi beyninizde veya kalbinizdedir. Bir yazar bunu nasıl kullanması gerektiğini bilmelidir. Yoksa gelişemez ve üretemez. Esas konuya dönelim isterseniz. İSTANBUL...

Metropol, geçmiş ve gelecek ortasında ve hala ikisine de sahip çıkmaya çalışan bir 'şehir' -Şahr

"Vilayet, memleket, kent" sözcüğünden alıntıdır. Farsça bir kelimedir. Ama İstanbul için biraz farklı ibareler kullanılabilir. Çünkü 'şehir' kelimesinin İstanbul için yetersiz kaldığını, bu yüzden onu tasvir ederken insanlarımızın 'metropol, mega kent, medeniyetler şehri' kelimelerini de birlikte kullanma ihtiyacı hisseder. Haksız da değillerdir. Çünkü bir şehir düşünün dünyadaki bir çok medeniyetin geçmişini yoldaki kaldırım taşlarına bakarak bile görebileceğiniz. Suyun maviye bu kadar cömert davrandığı, sarnıçlarıyla, sütunlarıyla, camileriyle, kiliseleriyle, hatta havasıyla tüm farklılığını ziyaretçilerine sunan bir şehir.

'İstanbul' benim klavyeme sığmaz. Bir çok yazarın kalemine, şairin dizelerine, bestekarın ölçülerine, ressamın paletine, düşselinde düşüne sığmamıştır. Elinden geldiğince, klavyem döndüğünce sizlere görüşlerimi, hissettiklerimi aktarmak ve bulduğum alternatifleri söylemek istedim. Gezip görmeniz gerek; burada yazar şunu da söylemiyor. Arabanla git dolaş dolaş, trafik de öyle çok oyalan gezeceğin sokakların kokusunu almadan. Sıkkın, bıkkın ve yılgın "ne İstanbul'muş" diye söylen ve arkana bakmadan dön kentine. 

Bir şehri anlamak onu yaşamaktır vaktiniz varsa uzun bir süre kalın. Eğer vaktiniz yoksa; bir plan yapın öncelikle size çok yardımcı olacaktır. Zaman ve gezi notları. İnanın bir çok google play store uygulamasından daha fazla fayda sağlayacaktır hayatınıza. Planlı bir gezi daha kaliteli bir vakit ve daha alternatifli bir şehir sunar size. Seyahatiniz boyunca kağıt kalem eksik olmasın elinizden, e hadi akıllı telefonda olur:) Ama dikkat edin yanlış bir el hareketinizde tüm planınız bir çöp kutusuna gidebilir;) Bu yüzden en garanti yol mini bir ajanda edinmeniz. Size hissettirdiklerini yazmanız içinde fırsat sunacaktır. 'Koku'sunu almadan dönmeyin o kentin. Kokusu eksik bir kent, dokusu eksik bir halı gibidir. 

Ben sadece alternatif sunmak istedim bu yazıyla. Bu yüzden İstanbul hakkında bilgi vermek ve yönlendirme yapmak istemem. Bu kişinin yorumuna açıktır. Ve oldukça görecelidir 'şehir'olgusu.

Sadece gidip görmenizi belki de;

Göz ucuyla değil, dokunarak, yürüyerek, izlenimleyerek...

Alternatifle kalın...

Ve sağlıcakla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 437
Kayıt tarihi
: 03.10.12
 
 

'Kim' olduğumu hemen yazıyorum hiç bekletmeden; çünkü hayat beklemeyi sevmiyor. Öyle olsa zaman kav..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster