Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
3488
 

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi hastanesinde otopark sorunu!

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi hastanesinde otopark sorunu!
 

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde otopark ile ilgili büyük sıkıntı var.

Engelli, engelsiz herkesin yaşadığı bu sıkıntıyı otomobiliniz ile bu hastaneye gitmişseniz eğer biliyorsunuzdur!

Her yanı yokuşlarla çevrili İstanbul Tıp Fakültesi hastanesinde otomobilinize bir park yeri bulma arayışınız tam bir işkence!...

Hastaneye malum gidenler hep hasta ve yanlarında da mutlaka onlara refakat edecek birisi gerekiyor.

Hastanız ile yokuşlar ile çevrili bu hastanede nasıl dolaşılabilirsiniz?

Engelliyseniz birde! Vay halinize!...

Otomobili ile bir engellinin yanında refakatçisi olmadan gittiğini düşünün(!)

…Yani her zaman yanında sana refakat edecek birini bulamayabilirsin! Örneğin ben her yere yalnız gidiyorum. Biniyorum otomobilime ve gideceğim yere gidiyorum. Tekerlekli sandalyeme inip binerken yardım alıyorum. Bu yüzden de gittiğim yerin en yakınına otomobilimi park etmeye çalışıyorum.

İstanbul’un en iyi hastanelerinden biri olan İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesine ise mecbur olmadığım sürece gitmemeye çalışıyorum. Ama istemesem de maalesef yolum düşüyor! Bu hastanedeki her gidişim ruhumda çaresizliği hissettiğim bir melodram. Moralimin iyice düştüğü kısa sürelide olsa depresyona girdiğim bu dakikaları sevmiyorum.

…Ve öylesine sinirleniyorum ki! Olamaz böyle bir şey, benim gibi sakin kolay kolay sinirlenmeyen bir kişiyi bile böyle oluyorsa beni tanıyanlar ( bilirler) ne kadar zor anlar yaşadığımı anlıyorlardır.

Güzel başlayan bir günün sıkıntılı anlarını yaşadığım dakikalar her ne kadar içimi de acıtsa vazgeçmekle geçmemek arasındaki ince çizgide ne kadar zorlarsa beni zorlasın pes etmemeliydim.

… Ve pes etmedim!

Düşünüyorum da(!) ne güzel başlamıştı bu sabah hastaneye gitmek için yatağımdan kalktığımda anki halim, moralim çok iyiydi. Son derece neşeyle hazırlanmış, en şık kıyafetlerimi giymiş ve otomobilim ile yola çıkmıştım.

Hastaneden içeriye girince muayene olmam gereken bölümü bile hemen bulmuştum ama otomobilimi park edecek yer bulmak hiç kolay değildi(!)

Otoparklar var her bölümün önünde ve tüm hastaneyi dolaşıp tek tek otoparkların önündeki görevlilere sormaya başladım

“Engelliyim…randevuma geç kalmak üzereyim, otomobilimi park edecek bir yer gösterebilir misiniz, bana yardımcın olur musunuz?... Tekerlekli sandalyem olduğundan dolayı hastane dışına çıkıp park edip gelme şansım yok” dedim, yalvardım adeta ‘bir yer bulunsun!’ diye ama hiç kimse kılını bile kıpırdatmak istemedi. “Yok yerimiz!” deyip durdular.

Boş yerleri gösterdim “Şurada yer var ya! Hem zaten işimde uzun sürmez bir saate kadar gelirim” dedim ama nafile.!!!

Hastanede böyle üç tur attım ve en son ki turda çıkış kapısında buldum kendimi.

Burada bir yer bulamayacağımı anladım ama düşünüyorum… Düşünüyorum işin içinden çıkamıyorum. Dışarıdan bir yere park etsem taksi ile gelmek istesem, yakın mesafe taksiler almaz. Zaten tekerlekli sandalyede olunca taksi bulmak bile bir mesele!...

-Bu şekilde tekerlekli sandalye ile hastane dışından nasıl gelebilirim?- diye düşünüyorum.

İyi ama bu hastanede bir sürü yokuş var tek başıma gelmem mümkün değil!

"Yok! ben mecburen bir kez daha denemeliyim belki bir yer bulurum kim bilir?" diyerek tekrar şansımı denedim.

Hastanenin giriş kapısından içeri girerken bilet veren görevliye sordum “Engelli park yeriniz yok mu?” diye.

“Var!”... diyor, hem de "iki tane”…

Hem şaşkın!... Hem de bu soruyu sorarken ki çaresizliğimi düşünüyorum! …Demek engelli park yeri varmış!

İyi ama ben o kadar insana, görevlilere sordum bir tanesi söylemedi. Şimdi böyle sorunca cevap veriyorlar. “Engelliyim ben, otoparkta yeriniz var mı?” diye sordum kaç kez, “engelli park yeri var şurada…” demedi kimse….

İnsanları anlamıyorum, ben mi kendimi ifade edemiyorum yoksa insanlar anlamak mı istemiyor? Hiçbir görevli yardımcı olmak istemedi, zor durumda olduğumu gördükleri halde olan yerleri bile vermek yerine otoparklarının hocalara, doktorlara, ambulansa veya polis-resmi araçlara ait olduğunu söyleyip de benim bu özel durumumda yardımcı olmamalarını anlayamadım.

İnsanlık mı öldü? Her zaman rastladığım yardımsever iyi insanlar yoktu bugün etrafımda. …Ama her zamanki umudumla devam ettim arayışıma ve nihayet bu hastanede engelli park yeri olduğunu öğrendim.

Ortopedi servisinin önündeki bu iki araçlı otoparka gittim, “Dolu olduğunu” söylediler, -“iki araçlık yerin hepsi mi?” dedim.

Birine engellinin park ettiğini ama diğerine hocalardan birinin park ettiğini söylediler. (geçerli sebepler sunmaya başladılar bu durum için kendilerince... ama benim sebebimi hiç kimse dinlememişti, bende dinlemedim)

-“Ben anlamam benim yerim orası, ben nasıl ki hocaların yerine park edemedim, onlarda benim yerime edemez” dedim.

Hakkını öyle kolay kolay arayan biri değilimdir normalde ama öylesine dolmuşum ki, bu sefer pes etmedim.

-Ben burada ineceğim ve siz bir yer bulacaksınız.- dedim.

Orada duran ve bu duruma tanıklık eden kişilere -çıkarın sandalyemi ben ineceğim- dedim.

Otopark görevlisi hala yardımcı olmak yerine bu duruma bahaneler üretmeye devam ediyordu “Hoca gelmiş park ediyor, etmemi diyeyim” dedi.

Bende “Evet, burası engelli park yeri buraya park edemezsiniz diyeceksiniz” dedim.

“Size yinede yardımcı olayım ama burada yer yok” dedi “aşağı tarafa bakın”dedi otopark görevlisi fakat ben şu aşamadan sonra hiçbir yere gitme niyetinde değildim. “Ben her yere baktım hiçbir yerde yer bulamadım, Hocaların yeri park ettiremeyiz dediler ama siz benim yerimi korumadınız. Sizi başhekime, o da olmadı nereye edilmesi gerekiyorsa her yere şikâyet edeceğim.”diye bağırmak zorunda kaldım.

Olmaz ki! bu kadar insan üzülmez ki! Avrupa Birliğine girme hazırlığındaki bir ülkeye yakışıyor mu bu davranış? Hiç medeni bir durum değil. Hasta olarak gelip şifa ararken daha da mı hasta olarak ayrılacağız hastaneden? Ne demek doktorun, hocanın, polisin yeri diyerek asıl ihtiyaç sahiplerini görmezden gelmek. Yakışıyor mu bu hiç bizlere? Yakışıyor mu zor durumda kalan kişileri görmezden gelmek?

Otopark görevlisi benim pes etmediğimi görünce olayın daha da büyümemesi için mecburen çözüm üretmek durumunda kaldı.

Otomobilimden inip oradaki yardımsever vatandaşlardan birinin de yardımı ile geç kaldığım randevuma doğru hızlıca gittim.

Yaşamış olduğum bu elem durumun etkisini ise uzunca bir süre üzerimden atamadım. İstanbul’un en iyi hastanelerinden birinde; Türkiye ve Avrupa’dan birçok hastayı kabul eden bu büyük üniversite hastanesinde, yaşamış olduğum basitçe çözüme kavuşturulacak bu sorun acaba yetkililerin farkında olmadığından dolayımı uzun süredir yaşanıyor yoksa görmezden mi geliniyor?

...Bilemiyorum!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir otoparkta engellilere tahsis edilmiş yer varsa, orasını mutlaka engellilerin kullanımına açık tutmak ilk önce vicdan ve insanlık borcudur. Sizin başınıza gelen nahoş örnekte görevli hocaya karşı durabilse belki de işini kaybedebilecekt i. Bu olayda yapılması gereken, ilgili kişilerin uygarca davranarak kuralları ve kaideleri sıkı sıkıya uygulaması ve uygulatmasıdır. Size yardımcı olmaktan kaçınan otopark görevlileri ise belikli medeniyetten ve insanlıktan nasibini almamış Vandallardır. Keşke toplumun her katmanı engelliye karşı görevlerini layıkıyla yerine getirebilse. Maalesef bu her zaman olamamaktadır. Bu işler eğitimden önce vicdan meselesidir. Vicdanı olmayan insanı siz Yale’de de okutsanız, o fırsatını bulduğunda, işine geldiğinde aldığı eğitimi getirisini inkâr edecek, mizacına uygun olanı yapacak yani vahşileşecektir.Bursa'dan selamlar.

Ümit İpekçeker 
 25.02.2010 13:13
Cevap :
Paylaşımınız için teşekkür ederim Ümit bey, İstanbul'dan selamlar  25.02.2010 17:03
 

Sizi verdiğiniz örnek ise insanı hayrete düşüren inanılması zor bir vakıadır. Benim en şok şaşırdığım husus ise ( görevlinin beyanı doğru ise) bir üniversite hocasının engellilere tahsis edilmiş yere aracını bırakmasıdır. Boşuna dememişler: Tahsil cehaleti alır, Merkeplik baki kalır… Kırmızı ışıkta durması gerekenlerin aldırmadan geçtiği, yaya kaldırımlarına araç bırakıldığı, yayaların yakında alt-üst geçit varken intihar komandosu gibi kendini akan trafiğin içine bırakmaktan özel zevk aldığı bir toplum yapısında konumuyla farklı olması gereken bazı kişilerinde avama özenmesi çok tabiidir. Yaşadığım kent Bursa’da yayınlanan bir gazetenin engelli yazarlarından birisi de bu konuyu gündeme getirmişti. Engelli yazar günlerden bir gün (Bursa) Kültürpark’ta maruz kaldığı rezaleti köşesinde gündeme taşıyınca; mesele hallolmuş, engelli bayana kaba sözler sarf eden otopark görevlisi işini kaybetmişti.

Ümit İpekçeker 
 25.02.2010 13:12
Cevap :
Bizler düşünülerek yapılmış güzelliklere karşı vurdumduymaz davranıyoruz ama asıl bunlar bizleri koruyan güzel düzenlemelerdir. Hoca bilmiyor olabilir mi? Koskoca hastanede yalnızca engelliye ayrılmış iki araçlık otopark yeri bırakıldığını? Belkide bilmiyordur, Şunu da bilmiyor olabilir mi? zor durumda da kalsa engelli kişinin otomobiline onlara ait olduğu için otoparkta yer verilmiyor. O halde çevremizdeki herşeye ve her konuya duyarlı davranmak bilmek gerekiyor hata yapmamak için... biz yazarların görevi de zaten bu bilgiyi toplumun her bireyine ulaşmasını sağlamak değil mi? Ben üzücü bir olay yaşadım ama başkaları birdaha yaşanmasın diye paylaşmak istedim. Teşekkür ediyorum sizinde paylaşımınıza...  25.02.2010 17:02
 

Yazınızı ilgi ile okudum.Gerçekten de değindiğiniz konu üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur.Birkaç sene önce evimin yakınındaki bir otoparkta çalıştığımdan otopark sorununun ne boyutta olduğunu biliyorum. Otoparkın 1 liralık ücretini ödemek istemeyen bedavacılar otosunu gelişi- güzel park eder, çeker gider. Araç trafiği etkiliyor mudur, çevreye zarar veriyor mudur, başkasının aracına tehlike arz ediyor mudur? Hiç birisine aldırmaz, işinin görüldüğüne bakar. Yağmurda- çamurda özellikle karlı havalarda ise yer bulamayınca otoparka gelir, içeri girmek ister. Yerlerin sınırlı oluşu, gece her yerin dolu olması onun umurunda değildir. Daha iki gece önce içeride boş yer varken aracını otoparkın yakınına bıraktığını unutarak ‘’ben komşuyum, bana yer bulun’’ der… Olmadı sen benim kim olduğumu biliyor musun? Der. Sanki otoparkçı ona yer bulmaya mecburdur.

Ümit İpekçeker 
 25.02.2010 13:11
Cevap :
Ümit bey güzel yorumlarınız için teşekkür ederim. Haklısınız bazı durumlarda otopark görevlileri de haklı olabiliyor, çeşit çeşit insanla uğraşmak zorunda kalıyorlar ve üstlerine karşı boyunları bükük kalabiliyor... belki de herkes kendi açısından haklıdır o halde çözüm ne?..  25.02.2010 16:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 108
Toplam yorum
: 182
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 2215
Kayıt tarihi
: 15.01.10
 
 

Bu Blogda; Engelleri her şeye rağmen aşarak hayatı engelsiz yaşamaya çalışan; eş, anne, çalışan, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster