Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
15442
 

İstiklal Marşımız

İstiklal Marşımız
 

Yıl 1920… Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış, ülke topraklarının büyük bir bölümü düşman işgali altındadır… Ankara düzenli bir ordu kurma çalışmaları içindedir… İstanbul Hükümeti Mondros Ateşkes hükümleri gereğince orduyu terhis etmiştir… Yeni bir ordu kurma çalışmalarında ise, sayısız güçlüklerle karşılaşılmaktadır…

Hükümet yeni bir ordu kurarken, bu orduyu ayakta tutacak, ona moral verecek güçleride, harekete geçirme çabasındadır… Yayınlanan gazeteler halkı işgal güçlerine karşı direnmeye, birlik olmaya, cesaret vermeye uğraşmaktadırlar... İstiklal Marşı da halkın ve ordunun moral gücünü yükselteceği düşünülerek gündeme getirilmiştir…

Şanlı Türk Bayrağımızın ve Kahraman Türk Milleti’nin simgesi olacak milli bir marş yazılması için, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir yarışma açılmış ve kazanana para ödülü verileceği açıklanmıştı… Ülkenin her tarafından pek çok şair, duygu ve heyecanlarını anlatan mısralarla bu katıldığı halde, Mehmet Akif Ersoy’un bu yarışmaya katılmadığı görüldü. Nedeni sorulduğunda: "Milli marş para ile yazılmaz" cevabını verdi. Arkadaşlarının ısrarları üzerine ve kazanırsa ödül verilmemesi şartı ile yarışmaya katıldı ve hepimizin yüreğinde yer eden İstiklal Marş’ımızı yazdı.

Türk Milleti’nin zaferini, yüceliğini ve bayrağımızın kutsallığını en güzel duygularla anlatan İstiklal Marşımız; yarışmaya katılan 724 şiir arasından seçilerek zamanın Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından Büyük Millet Meclisi’nde okundu. Bütün milletvekillerince büyük bir coşku ve heyecan içerisinde, iki defa ayakta dinlenen İstiklal Marşımız, 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Milli Marş olarak kabul edildi. Ünlü bestecilerimizden Osman Zeki Üngör tarafından bestelendi.

Ülkelerin ulusal milli marşları, isimler vardır…

Türkiye Cumhuriyeti millî marşının, bizim marşımızın, dünya millî marşları arasında ayrı bir yeri vardır…

…Adı "İstiklâl"dir.

Vatan için, canını seve seve veren şehitlerimize rahmetler diliyorum…

İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Akif Ersoy

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ilk okul 4 ya da 5. sinifa gidiyordum. Bir bayram kutlamasi icin okulda hazirliklar yapiliyordu. Kimilerimiz siir okuyacak kimilerimiz cocuk tiyatrosunda rol alacakti. Istiklal marsini okumak icin secildim. Gece gündüz büyük bir sevkle tüm misralari ezberlemeye calisirken okuyacagim günün heyecani yasiyordum. Kutlanacak gün de, okul koridorunda tüm okul ögrencileri toplanmisti. Yüregim heyecanla carpiyordu, bir-iki basamakli kürsüye cikarken.Ama sevdigim siiri okuyacagim icin cok gurur duyuyordum. Sesimle, minicik ellerimle sözleri vurgulayarak okurken duydugum mutlulgu yani, cocukluk anilarimi deprestiren, güzel yazinizla tekrar hatirlamis, yasamis oldum. Cok tesekkür ederim." Gecmis zaman olur ki, hayali cihana deger"mis. Sevgiler-saygilar Latif bey.

mine objektif 
 12.03.2007 23:38
Cevap :
12 Mart 1921' tan bugüne 86 yıl... Heyecanla çarpan kalpler...Vatanımız... İstiklal Marşımız için.... Sevgi ve saygılar Mine hanım.  12.03.2007 23:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 359
Toplam yorum
: 1565
Toplam mesaj
: 176
Ort. okunma sayısı
: 4532
Kayıt tarihi
: 05.06.06
 
 

İstanbul Kadıköylüyüm.Yardım seven, sevimli bir insan olduğumu söyler dostlarım... Eşimi, kızımı,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster