Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '12

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
76
 

İyi bayramlar...

Bu bayramı hasta olarak geçiriyoruz...

Kayınpeder hasta... Hem de ciddi... Virüs kapması önemli değil, dört damarı kapalı bir kalp hastası ve öncesinde bay-pas olmuş biri...

Ecrin ve Yetkin hasta... Öksürük nöbetleri...

Ve Gülşan da, tabi ki, hasta! Onun ciğerlerine kadar inmiş...

Ben de, tabi ki hastayım dolayısıyla!

Yetkin, anaokuluna başladığından beri standart döngü bu, hepimizin hastalanması...

Bu  arada herkesin bayramını en içten dileklerimle kutlarım.

Nedense, benim için, her zaman buruktur kurban bayramı... Hayvanların öldürülmesi ve bunun sistematik bir biçimde, bu kadar çok insan tarafından yapılması, hiç de hoşuma gitmez. Ama sonuçta, dinin getirdiği bir görev bu. Yine de daha modern yapılabilir.; hayvanlar belediyeye yazdırılıp, kontrolden geçtikten sonra, kiralanan kasaplar eşiliğinde kesilerek, o her bayram yaşanan, hayvan kovalama curcunasından kurtulunur. Bu konuda da çaba var o yönde ve bu güzel!

Evet, farkındayım, her konuda aykırıyım! Hep yaşadığım  topluma, yaşadığım aileye, okuduğum sınıflarda bile, hep aykırıydım. Bunu gıcıklık olsun diye yapanlardan değilim. Ama yorum yapmadan, kendimce doğrusunu bulmadan, yaşayamıyorum.

Bu yüzden bana iki türlü duygu besleyebilisiniz; ya nefret edersiniz,  ya da, çok seversiniz. Ortası bir duygu hissedemezsiniz! Bunun temelinde, çok çıplak konuşmam ve yazmam yatar. Lafı hiç döndürmeden, herhangi bir temelde veya kaynaktan doğrulamadan, direkt söylerim veya yazarım. Ve ilk tepki şu olur: Bu adam kendini ne sanıyor?

Cevap: Kimse!!! O zaman sorun ne?

Evet, tüm yazdıklarım ve söylediklerim, benim ve bana ait! O zaman sadece beni bağlar; hiç kimseyi değil! Ama bu alınmalar gösteriyor ki, söylediklerimde, haklılık payları var.

Çok sevdiğim Psikiatrist Hamdullah Aydın der ki; "zeki adam kimseye zeki olduğunu hissettirmeyen adamdır" ve ben bu kuralı, iş hayatında uyguluyorum. Diğer taraftan, Türkiye'de Parapsikoloji uzmanlarından Hamdi Kaleli der ki , "Anıl bey, düşüncelerinizi saklamanızı doğru bulmuyorum. Her zaman bu toplumda, iyileştirilecek bir en yakın çevre vardır".

Açıkçası ben MB ortamına girdiğimden beri, mümkün olduğunca, açık ve seçik düşüncelerimi, vurgulamaya çalışıyorum. Tabi ki, bu düşünceler bana ait ve kimseleri bağlamaz. Tabi ki, ben bir profesyonel yazar değilim. Öyle bir iddiam yok!

Neyse! Bir yazımda belirttiğim gibi, hayat zıtlıkları sever! Umarım bir gün Türkiye açık sözlülüğü de sevecek; karalamdan, kırmadan, savaş etmeden açık sözlü olacak kadar medeni olmak!

Evet, ben de Atatürk gibi, yıllardır medeni bir toplumun arayışı içerisindeyim. Bu toplumun nasıl ve kimler tarafından oluşması gerektiği, hangi komzisyonun, ne kadar oranda, bu toplumda yer alması gerektiği konusunda, düşünüyorum. Kadının, yani Ecrin'imin, bu toplumda mutlu yaşayabilmesi için, hangi şartların var olması gerektiği konusunda kafa patlatıyorum. Çünkü benim çocuklarım da bu toplumun parçası olacak.

Onlar gerçi, Yunan vatandaşı aynı zamanda! İsterlerse çekip giderler! Ben de çekip gidebilirdim ve hatta denedim de! Ama, Atatürk öyle bir sirayet etmiş ki üstüme, bu milletten başka, hiç bir millete ait olamam ben. Çünkü sapına kadar Atatürkçüyüm ve öyle kalacağım. Bu yüzden okudum; Türkiyey'yi en iyi şekilde geliştirmek için, ben mühendis oldum!

Evet, ben yazar değil mühendisim! Her zaman da mühendis kalacağım. Her zaman teknik düşüneceğim. Biz mühendisler, duygusal olamayız! Bizim için ölçülen değerler ve onları analiz etmek önemlidir.

Bu bayram hastayım ve sayıklıyor olabilirim. "Veda" romanının televizyon uyarlaması, romanının, yine bence, ruhunu yansıtmıyor. Her şey ne yazık ki prodüksiyon değil ve her kahraman da, Mehmet Aslantuğ kadar, yakışıklı olmak zorunda değil!

Herkese iyi bayramlar ve saygılar...

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçmiş olsun. Yaşam böyle birşey, en önemli zenginlik ise sağlık. Böyle durumlarda değeri daha iyi anlaşılıyor. Uygarlık düzeyimiz konusunda ise düşüncelerimi biliyorsun, gerek konuşmalarımızda, gerekse yazdığım yorumlarda belirtmiştim. Açıksözlü olmak ise zaman, yer ve kişi üçgenine göre değer kazanabiliyor. İnsanların buna istekli ve/veya hazır olması çok önemli. Yoksa aykırı birisi olarak tanınmak işten değil. Şu da var ki toplum homojen yapıya asla sahip olamayacak. İleride, ortada ve geride olanlar her zaman var olacak.

Güz Özlemi 
 30.10.2012 16:21
Cevap :
"Ne kadar bilirsen bil, bildiklerin karşıdakilerin algılayabildiği kadardır"... Hz. Mevlana  31.10.2012 6:30
 

Öncelikle geçmiş olsun ve bayramlarımız kutlu olsun. Biran önce tüm ev halkı olarak şifalar diliyorum.Okula gidenin hastalanması kötü tabii, ama çok ağır olmamak koşuluyla bir yandan da çocuklar bazı virüslere karşı bağışıklık da kazanmış oluyorlar böylece. Aykırılığa gelince,biz doğru yolun böyle olduğunu bilenlerdeniz.Bilemeyenler kendilerine dönüp bir düşünmeliler.Kişilikli karakter sahibi ve gerçekten bilen,bilinçli bir insan zaten yanlışı gördümü itiraz eder.Aykırı olmaması mümkün değildir.Bu gerçekten hareketle her halükârda aykırılık, yanlışa itiraz etmek, sessiz kalmamak, yanlışa taviz/hoşgörü/sevgi göstermemek,sevmemek yanlışı, o hep güya barışıçıllık-yapıcılık-olumluluk safsatalarıyla hem kendini kandıran hemde başkalarını da yanıltan aldatan, sırf aman kimseyle aram bozulmasın,herkes beni sevsin çıkarcılığı-bencilliğiyle herkese duymak istediklerini söyleyen hekesle barışık olmayı marifet ve makbul birşey sanan bilinçsizlik ve kişiliksizliklerden evlâdır.Sevgilerimle...

Filiz Alev 
 28.10.2012 10:30
Cevap :
Filiz Hanım, iyi dilekleriniz için teşekkürler. Evet, bugünkü insan tiplemesine aykırı olmak kadar doğal birşey olamaz. Hemfikirim...  29.10.2012 4:33
 

Büyük geçmiş olsun KAVİ'L...Büyükler hasta olunca da üzülüyoruz ama insanın çocukları hasta olunca eli ayağı birbirine dolanıyor...Gülşan'nın durumu da ağır gözüküyor. Ciğerlerine kadar inmiş olması kötü. Ağır seyreder ve her an başka bir hastalığa dönme ihtimali fazla...Ki ben de bu hastalığı yaşadım çok iyi bilirim. İyi tedavi şart. Ve evdeki allerjen ne varsa -halıfleks , toz barındacak ne varsa işte , çamaşır suyu ...vs - uzak durması lazım .. Ve denediğim ve fayda bulduğum bu kürü de tavsiye ederim , "Alerji Astım ve Öksürük için Kara Turp Bal Kürü " diye google yazarsan güvenilir sitelerden tarifi bulabilirsiniz... Güllüklerini dikenlerinle açık açık yazan bir insansın, yazmaya devam ... Kemalistim...Ülkemi ve insanlarımı seviyorum...Yarı aydın insanlardan uzak durmaya çalışıyorum ...Saygılarımla, selamlar...

Nil ALAZ 
 27.10.2012 18:35
Cevap :
Çok teşekkür ederim Nil; tavsiyelerine uyacağız. Yarı aydın insan, ne yazık ki, çokça var! Ancak biz yazarak, onlarla mücadelemizi sürdüreceğiz... Yazmaya devam... Tekrar iyi bayramlar!  27.10.2012 22:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 617
Toplam yorum
: 1646
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 292
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric küllerinden doğduktan sonra dünyada büyük değişiklikler olsa da Türkiye'de çok fazla şey değ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster