Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '12

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
480
 

İyi ki Polyannayım

Geçmişinize dikkatle bir daha göz gezdirin. Bugün başınıza gelenler geçmişte çağırdıklarınızın ta kendisidir. İşte bu yüzden olumlu düşünün. Güzel hayaller kurun. Pozitif enerji yayın ki evrende sahipsiz gezen pozitif enerjiyi kendinize yönlendirebilesiniz.

Evrende negatif enerji ile içiçe dolaşan pozitif enerjiyi ancak düşünce gücümüzle birbirinden ayırır ve kendi enerjimize katabiliriz. İşte burada neyi tercih edeceğimiz tamamen bize bağlıdır. Yani iyi olmak için iyi düşünmek, kötü olmak için kötü düşünmek yeterli bir eylemdir.

Öfkelenmek, kin beslemek, affetmemek, nefret etmek, insanlar hakkında kötü düşünceler taşımak, ve yaymak, beddua etmek, isyan etmek vb. kendimize kötülük etmekten başka hiçbir şey değildir. Bu olumsuz duygular daha yaradılışımızda genlerimize kodlanmış olan insanca duygulardır aslında... Bunların hiç biri irade istemez. Bunlar için kendimizi eğitmemiz gerekmez. Bir insana öfkelenmeyi, kin tutmayı öğrettiğiniz oldu mu hiç? Ya kendiniz.. Öfke duymak için özel bir çaba sarfettiniz mi? İşte çaba sarfetmeden gelişen bu duygular nedeniyle önce negatiflerle karşılaşırız. Belki de bu nedenle hayat bize zor gelir. Çünkü hem kendi içimizde hem de dışarıda var olan negatiflerle nasıl başedeceğimizi öğrenmek zorundayız.


Hayatın hem zor hem de en anlamlı tarafı budur bence. Nereye bakarsak bakalım hep karşıtlıklar vardır. Bir olmazsa diğeri de olmaz.
Mesela: Büyük- küçük, uzun-kısa… Düşünsenize her şey aynı büyüklük ve aynı ölçülerde olsaydı “ölçü” diye bir şey olurmuydu.
Sıcak soğuk. Her şey ama her şey vücut sıcaklığı ile aynı olsaydı “ısı” kavramı olur muydu?
İşte iyi ve kötü de bu yüzden var. Biz var olduğumuz için var. Kötü olmasaydı iyi diye bir şey de olmayacaktı. Kısacası iyi ki kötü varmış. Hayata en büyük anlamı katıyor çünkü. Negatif olmasa pozitifin ve hayatın hiçbir anlamı kalmayacaktı.

Pozitif olmanın en kestirme yolu iyi huylu hayaller üretmektir. Hayatla kavga etmek değil hayatla arkadaş olmak, gelişen olaylara karşı çıkmak değil onlara uyum sağlamak gerek.


Biri bana haketmediğim kötü bir davranış sergilemişse ve ben bu olayın etkisinde kalmışsam kendime hemen oyalanabileceğim bir uğraş ediniveririm. En iyi şey ortam değiştirmektir. Bunu yapamıyorsam bulunduğum ortamda yaptığım işi değiştiririm. İş ortamındaysam önümdeki işe ara verip boş bir kâğıda resim çizdiğim, hayatımda ki olumlu şeylerin listesini yazdığım, ya da takvim yapraklarında ki manzaraları izleyip kendimi bir tatil köyünde hayal ettiğim olmuştur. Ama size gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki benim hiç bir öfkem ve hayal kırıklığım 1 saatten uzun sürmez.

Yıllarca kendimle oynadığım oyuna borçluyum bunu ben. “İyi ki…” ile başlayan cümle kurma oyunu. Buna polyannacılık diyen çok olmuştur hayatımda ve genelde liseden beri diger adım arkadaşlarımın arasında hep POLYANNA olmuştur. Birçok insanın küçümsediği bir şeydir ama hayatı kolaylaştırmanın en güzel ve en kolay yoludur.

İyi ki... Gözlerimden biri görebiliyor ve kimseye muhtaç degilim yazabiliyorum seslendirme yaparak hiç görmeyen arkadaşlarıma yardım edebiliyorumve bir gazetede köşe yazarlıgı yapabiliyorum yaglı boya resim yapabiliyorum görebildigimin en güzeliyle bakabiliyorum hayata. Ya da gözlerim iyi görmüyor ama iyi ki parmaklarım var. Kabartma harfleri de ögrenmek için ellerim var.

 


“İyi ki anne olabildim.”“

‘’Ve iyiki zamanında güzel bir evlilik yaptım her zorluga karşın bu evliligimi en güzel şekilde yürütmeye çalıştım’’
’’iyiki sevdim geçmişimde güzel mutluluklar paylaştım ‘’

“İyi ki” ile başlayan cümle kuramayanlar bana sorarsanız kötü ruh taşıyan insanlardır. Çünkü yaşadığımız sürece mutlaka sayısız pozitif seçeneğimiz vardır. Kendimizi mutsuz hissediyorsak birini mutlu ederek mutlu olmayı deneyebiliriz pekâlâ. O zaman iyi ki deme şansımızı kendimiz yaratmış oluruz.


Uzun yazı okumayı sevmeyen arkadaşlarımada bir öneri iyi ki açtınız bu siteyi ve gözünüze çarptı bu yazı ve benim yazdıklarımı okudugunuz için beni mutlu ettiniz ve dolayısıyla sizde benim mutlulugumla mutlu oldugunuzu şu an hisseder gibiyim pozitiflik paylaştıkca çogalan bir enerjidir.

Sizleri seviyorum...

Sevgiyle kalın bir sonraki yazıma kadar...

Hanife ÇITA bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence de iyi ki Polyanasın sevgili dostum:))

Selma GÜRBEY TAŞDELEN 
 12.03.2012 17:06
Cevap :
canımmm senin yazılarında bir harika ve bu güzel yazılarının devamını diliyorum ..ve.. yakında çıkaracagın kitabını merakla bekliyorum sevgiler...  13.03.2012 9:05
 

Merhabalar ne güzel böyle düşünebilmek ama bu biraz yapıyla da alâkalı sanırım.Hele bugünlerde bunları yapmak imkansız benim için.Bloğa bir bakın, yazılanlar iç karartıcı;ülkem ne durumda,insanlar delirmiş sanki.Memleket meselelerini ne çok bilen varmış meğer.Nasıl da ahkâm kesiyorlar her konuda,tv ler zaten canlı bomba mübarek.Ama yine de yazılarınızı takip edeceğim. Kalın sağlıcakla

SAHAFÇA 
 25.01.2012 1:21
Cevap :
hadiye hanım güzel sözleriniz için teşekkür ederim. dediginiz gibi memleket meselelerini ne çok bilen var ama yapıcı degil hepsi yıkıcı önce bakış açımızı degiştirmeliyiz bence , kötü yerine iyileri koyarak başlayabiliriz.önce beynimizdeki olmusuz düşünceleri temizlemeliyizki sonrasında onların yerine olumlamalar yapalım ..hayatımız çok daha güzel olur ..hayat hep gülstanlık degil elbette ama başardıgımız şeylere bakalım neler olumsuzdu nasıl olumlu yaptıkla başlayalım. mesela ben göz kaybı yaşamadan önce de bu kadar saglıklı düşüncelerim varmıydı diye düşünürüm.. sizde her gün gözlerinizi açıp uynadıgınızda her yeri ne kadar net gördügünüz için mutlu olmayla başlayabilirsiniz..bu cidden harika bir duygudur GÖREBİLMEK .. sevgiyle kalın...  25.01.2012 13:16
 

Selam meslektaşım, bütün bankacılar Polyanna mı oluyorlar, sanırım "evet"...Ben de, geniş hoşgörü çemberimde kolay affeden, küçük şeylerle, büyük mutluluklar yaşayan biriyim. İyi kilerinizin çoğalması dileklerimle,

Yurdagül Alkan 
 24.01.2012 15:13
Cevap :
merhaba yurdagül hanım; ne güzel sizin gibi bir meslektaşımla yazışıyorum...ama dogruyu yazmak gerekirse tüm bankacılar asla hoşgörülü degil hatta bankada çalışan o kadar negatif insan toplulugu varki iyi niyetliler bana göre az ve bizde azların içinde oldugumuz için sevinelim..iyiki kötü niyetli insanlar varki bizde iyi niyetliligi daha iyi anlıyoruz..bu arada her cumartesi akşamı saat 22:00 de canlı yayınım oluyor '' engelsiz gazete radyosunda'' sizide beklerim .googledan sadece engelsiz gazete yazın ve işte ya oto yayın yada canlı programlarla hoş sohbetleri dinleyebilirsiniz..ve eger sizde güzel şeyler paylaşmak isterseniz ki bilgi birikiminiz çok bana göre sizde evinizden internet üzerinden program sunabilirsiniz ve daha fazla güzel gönül dostlarımız olur hayat paylaştıkca güzeldir sevgiyle...  24.01.2012 16:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 127
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 1922
Kayıt tarihi
: 15.01.10
 
 

Emine Zaimoğlu 21/12/1971 doğumlu. Nişantaşı Rüştü Uzel Kız Meslek Lisesi resim bölümünü okudu. R..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster