Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
4185
 

İyi niyet ve özveri

İyi niyet nedir?

Robenson Crusoe gibi yaşanmayacağına göre, toplumun bir parçası olan insanların ilişkileri de kaçınılamaz.

Münasebetlerdeki ilk hareket noktası, düşünme ve bu doğrultudaki hareketlerdir.

Hareketlerimize start veren düşünmede esas, "özgürlük ve hür irade"... Bilgi, birikim ve sosyo-kültürel donanım ile kişinin karakterinin bileşimiyle ortaya çıkan düşünceler, şahsın kendisine ait olup, özeldir. Karşılıklı ilişkilerde benmerkezli düşünceyi muhatabına zorla kabul ettirmek bencilliktir, dayatmacılık olarak nitelendirilir. Dayatmacılık beraberinde iticiliği getirmektedir.

Düşünce ve fikirlerden sonra hareketlerde de bencillikten uzak bir tutum izlenmelidir. Başlanılan bir hareketin sonrasında oluşacak maddi veya manevi faydada orta nokta düşünülmelidir.

Hatta karşıdakinin menfaatini kendi menfaatinden daha öne alan düşünce sistemi vardır. Kendisini ikinci planda tutan bu kişiler "iyiniyetli" olarak tanımlanırlar.

Bazı kişiler böyle bir kavramı beyinlerine sığdıramazlar, görmemişler veya tanık olmamışlardır. Onun için beyinlerindeki bir modele, bir kalıba oturtamazlar. Yadırgamamak lâzım, beyinlerinde böyle bir "kod" yoksa, nasıl algılasınlar?

Onun için ben demek isterim ki; iyi niyetli bir hareketi, anlayabilecek olana, iyiliği iyi niyetli kişilere yapınız.. Aksi halde, anlaşılmadıktan sonra neye yarayacaktır?

Anlaşılmayı bırakınız, acaba bu hareket niçin? Ne amaçlı? gibi birtakım anlaklardan uzak beyinlerde, acabalara sebep olmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

İnançlarımızda vardır: "karşısındakinin nefsini kendinden üstün tutmak"...Her zaman bunu düşünerek yapılan hareketlerin anlaşılmasını beklemek boşa olsa da, "balık bilmese de, hâlık bilir" özdeyişinde kendisine teselli bulacaktır.

Empati yapmaya benzetirim bazen, "karşımdaki ben olsaydım" diye düşünür, kendimi onun yerine koyarım. % 99, 9 müsbet sonuç almışımdır. %100 diyemiyorum, istisnalar kaideleri bozmuyor.

İyi niyetli insanlar nadir olarak bu hareketleriyle mağdur olsalar da, genel olarak yaptıkları hareketten huzur duyarlar ve mutlu kişilerdir...

&&&&&

Özveri:

TDK büyük sözlüğüne göre; "Bir amaç uğruna yada gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi yararlarından vazgeçme, fedakarlık, gönül cömertliğidir." denilmektedir.

Özverili olabilmek, kendinden fedakarlık yapabilmek her kişiye mahsus bir olay değildir. Özveri, yüce gönüllü insanların özelliğidir.

İlk akla gelenler annelerdir. Evlâtları için, uyumazlar uykularından fedakarlık yaparlar. Keza, yemez yedirir, giymez giydirir, gezmez-eğlenmez, keyfinden vazgeçerler...O yüzden "Cennet anaların ayağı altındadır"...(Hadis-i Şerif)

Babaların hakkını yemeyelim, babalar da çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için bir fazla çalışmıyorlar mı?

Fedakarlıkta karşılık beklenmez, bir tek karşılık umulur: takdir edilmek...

Ne yazık ki, beklenilen sosyal seviyeye ulaşmamış toplumumuzda "takdir" yerine adeta aşağılanan bir kavram olarak algılanmakta fedakarlık...

Maddeciliğin ve egoizmin bu kadar ön saflarda olduğu zihniyetlerden daha ne beklenir? Ortada "psikoz bir durum var ama acaba egoizm (bencillik) mi, fedakarlık mı psikoz?...

Fedakarlık yapanların gönülleri huzurludur, insanlarla iletişimleri güzeldir. Kolaylıkla gönül köprüleri kurarlar. Güler yüzlüdürler, ışıltılı bakışlarıyla fark edilirler ve gerçekten mutludurlar...

Çok fazla uzun olmayan insan ömründe, iyi niyetli ve özverili olmak iç dünyamızı aydınlatacak ve huzur verecektir...

Mutlu değilim diyenler, lütfen blogumu okuyunuz, sonrasında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınıza açığım...

Yeni yılın gelişini mi kutlayalım, yoksa eski yılın gidişine mi üzülelim? Bence sağlık, mutluluk ve başarıların beklentisinde olalım...Yeni yılınız kutlu olsun, evinizden güneşiniz, yüzünüzden neşeniz eksik olmasın.

Gönüller dolusu selam ve sevgilerimle...

Yurdagül Alkan.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fedakarlık, iyi niyet, iyilik yapmak... aslında bunların tümü de insanın "kendisi için" yaptıklarıdır ve bir beklenti gözetilerek yapılırsa anlamını yitirir. Eğer kişinin bu yaptıklarından bir beklentisi varsa durum değişir. Soru şudur ? Neden fedakarlığı devamlı siz yapıyorsunuz ? Siz sürekli aynı insana "fedakarlık" yapıp, "iyi niyet" gösteriyor ve kendi deyiminizle karşılığını alamıyorsanız, bu bence sizin "probleminiz"dir... Mutlu yıllar :)

A.Nilgün Aktaş 
 13.01.2011 16:43
Cevap :
Fedakârlık, iyi niyet, iyilik yapmak; insani özelliklerden olup, asla karşılık beklenmemelidir...Karşılık beklentisi olursa durum değişir, irdelenmesi farklı bir boyuta girer. Sürekli aynı insana iyilik yapmak, karşılığını alamamak, blogumun genel temasının dışında. Emek verdiğiniz uzunca yorumunuz için teşekkür ederim, selam ve sevgilerimle...  13.01.2011 17:55
 

Maalesef ablacım; iyi niyetli olmanın, kendinden çok karşındaki insanın iyiliğini düşünmenin bedeli bazen çok büyük ve yıkıcı olur. Hatta kalp kolay kolay toparlanamaz yaşadığı hayal kırıklıklarından sonra... Ama yine de kişinin öz'ü değişmez kolay kolay; iyi niyetli insan her zaman iyi niyetlidir, bedelinin neler olabileceğini çok iyi bilse de. Değindiğin bu çok önemli manevi konular için teşekkürler Gül ablacım, sevgilerimle.

Mor Okyanus 
 03.01.2011 16:09
Cevap :
Okyanusum, gönlü güzel kızım, iyi niyetli ve özverili kişilerin, kendinden önce karşıdakini düşünmelerinin karşılığında mağdur olduklarını ve hatta "bedel" ödediklerini çok iyi bilenlerdenim. Yakın tarihte yaşadıklarım bunun kanıtıdır. Ama dediğin gibi, huylu huyundan vazgeçemiyor, kişi değişemiyor ki...Yorumuna teşekkür ederim ablacım, sevgilerimle...  03.01.2011 17:17
 

Aynen. Yeni yılınız kutlu olsun.

Recai Şahin 
 31.12.2010 22:23
Cevap :
Hocam, yeni yıl size de güzellikler getirsin, saygılarımla...  02.01.2011 14:20
 

...bulunmak, insanın kendinden bir şeyler vermesi, iyi niyet. Bunlar çok güzel duygular ama hayatta bazen bu duyguları sömürenler de karşımıza çıkıyor. Bir zaman geliyor, karşınızdaki kişiler tarafından kullanılmışsınız. Bunu farkettiğiniz an ise yıkılıyorsunuz. İnsan iyi niyetli olmalı ancak özveride bulunacağı kişileri de iyi seçmeli. Tekrar iyi yıllar Yurdagül hanım. Saygı ve selamlarımla.

Erol Özışık 
 30.12.2010 20:49
Cevap :
Erol bey, iyi niyetli ve özverili olurken kullanıldığını farkedince insan, ne biçim yıkılıyor, kahroluyor. Yıkılan kişi açıkca ifade etmese de, yakınındakiler hissederler. Ruhsal bir çöküntü ile ifade etmek mümkün...Teşekkürler, selamlar arkadaşım...  30.12.2010 21:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 334
Toplam yorum
: 5767
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1661
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster