Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '10

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
523
 

Kadının kıyafetini bırak, yaşam standardına bak!

Kadının kıyafetini bırak, yaşam standardına bak!
 

Kulaktan dolma geyiklerinize göre, Türkiye, kadınlara sağladığı yaşam kalitesi açısından eşi benzeri olmayan bir ülkedir. Bunun tersini düşünmek ihanettir.

Sallıyorsunuz…

Eğer, kriterleriniz dekolte kıyafetler giymek, alkol almak özgürlüğü gibi, uygar dünyada alay konusu olacak haklar ise, kabul siz haklısınız. Size göre yaşam kalitesini ölçüm araçları bu haklardır.

Size kötü bir haberim var. Somut ölçümler üzerinden elde edilen bir sonucu paylaşacağım. Ama, bu verileri ‘ Zaten bütün Dünya Türklere düşman’ abukluğu ile okuyacaksanız, kalsın… Zahmet etmeyin.

Şimdi şu aşağıdaki listelere iyi bakın. Türkiye ilk 15’te yok. Dördüncü 15’te de yok. Buyurun en sona bakın; Türkiye bu listede 126. sırada.

Siz bu listeye iyice bir bakın. Kimlerin gerisinde kalmışız, bunun utancını hissedin, ben de listenin altında gerekli bilgileri vermeye başlayayım.

İzlanda 1

Norway 2

Finland 3

Sweden 4

New Zealand

Ireland 6

Denmark 7

Lesotho 8

Philippines 9

Switzerland 10

Spain 11

South Africa 12

Germany 13

Belgium 14

United Kingdom 15

Peru 60

China 61

Botswana 62

Ukraine 63

Venezuela 64

Czech Republic 65

Tanzania 66

Romania 67

Malawi 68

Paraguay 69

Ghana 70

Slovak Republic 71

Vietnam 72

Dominican Republic 73

Italy 74

Gambia, The 75

Nepal 115

Lebanon 116

Qatar 117

Nigeria 118

Algeria 119

Jordan 120

Ethiopia 121

Oman 122

Iran, Islamic Rep. 123

Syria 124

Egypt 125

Turkey 126

Hani çok övünüyorsunuz ya bayanlar, baylar… Türkiye laiktir… Kadınlar özgürdür… Türban şudur, budur… İki perçemi görünürse olur, tamamen kapanırsa Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri sarsılır… Falan filan…

Aramızdan seçilip, atanıp bir takım idari görevler üstlendiniz diye kendinizi kamusal alan muhafızı, türban şekli belirleme modacısı olarak görmeye başlıyorsunuz ya…

Kadın ile erkeğe eşit yaşam koşullarını yaratma liginde işte bu sıradasınız. Yani, yazı ile yüzyirmialtıncısınız.

Hemen önünüzdeki birkaç ülkeye bakar mısınız? Suriye, Mısır, İran… Hani solcu ve demokrat geçinen entel zorbalar olarak meyhanelerde atıp tutuyorsunuz ya, Türkiye İran olmayacak, diye…

Yahu, iş, eğitim, sosyal hayat, sağlık ve benzeri kriterlere göre belirlenen Kadın/Erkek eşitliği endeksinde İran bile Türkiye’nin önünde… Yuh!

Bu sonuçlara göre kadın ikinci sınıf vatandaş olmaktan çok daha kötü bir konumda. Siz kalkmışsınız hala, kadına türbanı nasıl giydirelim derdindesiniz.

Size ne kardeşim? Açık ve net, kimsiniz siz? Size ne?

Şimdi gelelim bu sonucu doğuran kriterlere. Kadınların nerede olduğuna…

Ekonomik hayata katılım ve sunulan fırsatlar 131. sıradasınız.

İşgücüne katılım 125

Eşit işe eşit ücret 105

Elde edilen yeterli ücret seviyesi 125

Yasama, üst düzey yönetim, Müdürlük gibi görevlere gelebilme şansı 110

Profesyonel çalışma, teknik eleman olabilme 94

Eğitime ulaşabilme fırsatları 109

Okuryazarlık oranı 106

İlköğretim alma şansı 108

Orta öğretim alma şansı 114

Lise öğretimi alma şansı 103

Sağlıklı bir yaşam şansı 103

Politik güç dengesinde yer almak 99

Parlamentoda kadın oranı 104

Bakanlık yapan kadın oranı 98

Uzmanlar eşliğinde doğum yapabilme olanakları 83

Hamilelik önleyici sağlık hizmetleri 71

Bebek ölümleri oranına göre 20

Her bir kriterin yanındaki sayılar Dünyada kaçıncı sırada olduğumuzu gösteriyor. Bu rapor kafadan uydurma falan da değil, Sağlık Bakanlığının her yıl Dünya sağlık örgütüne iletmek durumunda olduğu verilerden derlenmiş.

Velhasıl kelam, bu ülkenin kadınına verdiği değer bu! Kadınına layık gördüğü yaşam kalitesi bu!

Neymiş?

Kadınlar üniversitede türban giysin, kamu alanına girdiğinde çıkarsın, ilk ve orta öğrenimde takmasın, yoksa devletin temelleri sarsılırmış…

Hadi oradan!

Önce Ülkendeki kadınlara, bir üstündeki Mısır’ın sağladığı yaşam kalitesini, fırsat eşitliğini, sağlık hizmetlerini ve eşit ücreti nasıl sağlayacağına kafa patlat!

Kırk yıllık Lafontaine masallarına değil!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye'de yasalar kadının lehine. Kaldı ki Avrupa'nın bir çok ülkesinde bu haklar yokken, 1934'te Mustafa Kemal tarafından altın bir tepside sunuldu benim "kazı her zaman koz anlayan" kadınıma. İnanılmaz şanslıydı yani. Bu haklar için İngiltere'de kadın hakları savunucuları, polis tarafından yerlerde sürüklendiler ve işkenceye tabi tutuldular. Tam bir korkak, mirasyedi, ezberci ve kolaycı kadınımızın edilgen çaresizliğine ve oportünist çevresine yüklüyorum bu vebali. "Kafamı kapatma özgürlüğü istiyorum" diyen kadınımızın mantıklı ve makul olduğunu söyleyebilir misiniz? Sorunu ortaya koymuşsunuz ama kadının konumunu yükseltmenin yollarını eklememişsiniz. Bunları zaten biliyoruz... Selamlar...

vakayinüvis 
 20.10.2010 11:25
Cevap :
Teşekkür ederim. Bir kadından çok cesurca çıkış bu. Yasal olarak hakların verilmesi o döneme göre muhteşem bir atılım. Peki sonra? Ata'nın ölümünden sonrası yani? İş, eğitim, feodal yapının çözülmesini hızlandırma? Ekonomik ve sosyal alt yapı ile desteklenmeliydi. selamlar.  20.10.2010 23:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 679
Kayıt tarihi
: 01.07.06
 
 

Hiç bir şey göründüğü gibi değildir. Olmamalı da. Biraz beynimizi yormalıyız. Dayatılan hiç bir dogm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster