Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
4801
 

Kadınların fantezileri: Kadınname 5

Kadınların fantezileri: Kadınname 5
 

"İşte kadın! Ne olurdu ellerine düşmeden kollarına düşsebilseydik" [1] diyor A. Birce.

Bir kadın, erkeği kılıçsız, topsuz kolayca zapetedebilir ve ipe gerek duymadan bir Gordion düğümü atabilir.

Bunun nedeni kadın benliği ve vücudunun bitmek bilmez olanaklarıdır. Her kadının vücudu güzeldir. Geçirdiği milyonlarca yıllık evrim sonunda büyük bir değişime uğrayarak ve son derece hassas yapısıyla, bu mavi planetteki en olağanüstü varlıktır.

Ve sanıldığının aksine, kadınların da erkekler gibi "cinsel fantezileri" olmasıdır. Ancak şu da bir gerçektir ki, fantezilerini yaşayabilen kadınların sayısı oldukça düşüktür.

Üstelik, "İngiltere'de 2003 yılında yapılan bir araştırmaya göre, dört kadından birinin seviştikten sonra orgazma ulaştığın saptanmıştır. İki kadından biri genellikle, sekiz kadından biri nadiren orgazm olabilmekte, yirmi kadından biri ise 'hiç' orgazm olamamaktadır. Geçmişte bu tip rakamlar, kadınların erkeklerden çok daha zor orgazma ulaştığını göstermek için kullanılırdı. Aslında kadınlarla erkeklerin orgazma ulaşmaları arasında bir fark olmadığı ama kültürel baskılar nedeniyle erkeklerin kadınları uyarmak konusunda daha acemi ve duyarsızca davrandıkları çok daha olasıdır.

Aynı araştırmaya konu olan kadınları yüzde altmışının mastürbasyon yoluyla orgazma ulaştıklarını söylemeleri, bu durumun cinsel dürtülerden değil de çiftlerin uyguladıkları sevişme tekniklerinin yetersizliğinden kaynaklandığını ortaya çıkarmaktadır." [2]

Bir çok kadının hayal gücünün, erkekten çok daha yaratıcı olmasına rağmen tabu, baskı ve erkek anlayışsıszlığı nedeniyle ortaya çıkamaması, cinsel fanteziler için de geçerlidir.

Bir çok kadın bu cinsel fantezileri gizler, açıklamaz. Kocalarına ya da sevgililerine fantezilerini anlatmaya korkarlar. Çünkü yanlış anlaşılma korkusu yanıbaşlarındadır.

Ünlü yazar Nancy Friday, "Benim Gizli Bahçem" adlı kitabının önsözünde şöyle demiş:

"Son günlerde sevgilimin doktor olduğunu hayal etmeden onunla yatağa giremiyorum. Bu odaklandığım fantezinin seksi gözümde yüceltip yüceltmediği konusunda herhangi bir fikrim yok. Tek bildiğim hayal ettiğim doktorun, başlığı ve maskesiyle biraz kendi doktoruma benzediği... Oysa şimdiye kadar hiçbir doktorla romantik bir ilişki yaşamadım. Tanrı biliyor ki, muayeneler sırasında da tahrik olmadım. Zaten çocukken de komşu çocuklarıyla hiç doktorculuk oynamamıştım! Ama şu sıralar bir erkekle yatağa girdiğimde onu hep doktorum gibi görüyorum.

Orgazmdan sonra doktorun maskeli suratı bana doğru yaklaşıyor ve o sevgi dolu gözler bana harika durumda olduğumu söylemeden önce her şey olması gerektiği yere dönüyor." [3]

Friday'ın kitabında yer alan diğer bir fantezi ise evli bir kadına ait:

"Size 3.5 yıldır evli olduğumu söylemeliyim. Kocama cinsel fantezilerimi hiç anlatmadığımı söylemeliyim. İşte zaman zaman düşündüğüm fantezilerden biri...

Kocamla sevişirken arkadaşlarımızdan birinin benimle seviştiğini düşünmek bana müthiş bir heyacan veriyor. Başka biriyle ilişkiye girmek gibi bir isteğim yok. Ama bu ekstra heyecanı düşünmek istiyorum. Bu çok mu yanlış? Bunu kocama anlattığımı düşünemiyorum. Kesinlikle onun erkeklik egosunu incitmek istemem, bunu ona anlatmam yanlış olabilir".

Fanteziler, bir bakıma kadındaki yaratıcılığın, yenilenmenin, duygusal doyumun anahtarı... Ancak çoğu erkek için gizli bir tehdit olarak görülmeye devam ediyor...

Bilin ki: "Benimle yeteri kadar ilgilenmiyorsun!" diyen bir kadın, aslında "Benim ve ilişkimiz hakkındaki düşüncelerini merak ediyorum." demektedir. "Benimle daha fazla yakınlaş" demektedir.

Bir Rus atasözü der ki: "Kadının arzuları hiçbir zaman dolmayan dilenci torbası gibidir."

Ya da Dave Barry'nin dediği gibi: "Kadınlar ne ister: Sevilmek, dinlenilmek, arzu edilmek, saygı duyulmak, kendisine ihtiyaç duyulmak, güvenilmek ve bazen de sadece dokunulmak. Erkekler ne ister? Dünya kupasına bilet!"

Erkekler o bileti istedikçe, sanırım daha çoook aşk ve fantezi treni kaçıracaklar!

[1] "Kadın ve Aşka Dair Sözler", Deleyen: C. Erşahin, Tutku Y., 2006.
[2] "Kadın Vücudu", Desmond Morris, İnkılap Y. 2006.
[3) Hürriyet gazetesi...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3672
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster