Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
53
 

KADRAJ

Mangalın üzerine monte edilmiş bacadan çıkan dumanlar savrulup alabora oluyor ahşap piknik masalarının üzerinden “Sapanca Gölüne” doğru.
Elindeki yelpazeyle kömür ateşini harlamaya çalışıyor delikanlı.
Masanın etrafında haylice kalabalık bir aile arı gibi çalışıyor. Küçük çocuklarda var etrafta. 
Kontrollü bir şekilde mücavir alanın dışına taşmadan top oynuyorlar.
Masanın güneyine serilmiş kalınca büyük bir savan kilimin üzerine tam bir “L” şeklinde doksan derece açıyla oturmuş gözlerini sabit bir noktaya dikmiş bir “Babaanne”
Kucağına devrilmiş kocaman bir adam. Sırtı bize dönük. Muhtemelen “Babaannenin” yüzüne bakarak nazlanıyor. Belli bir aralıklarla yavaş hareketlerle saçlarını okşuyor kocaman adamın.
Annesi olmalı diye düşünüyorum.
Kısa sürede birleştirilmiş masaları donatıyorlar çepeçevre. Yemek faslı başlıyor.
Babaannenin kucağındaki adam kalkıyor, elindeki tepside hazırlanan yemeği kızından yerde serili kilimin üzerindeki yaşlı kadının karşısına oturuyor.
Şimdi anlaşılıyor Babaannenin “Alzehimer” olduğu.
Ağzına küçük lokmalarla kimi zaman eliyle, kimi zaman kaşıkla yedirmeye çalışıyor. Her lokmada sanki prematüre bebek gibi ağzını kenarlarını silerek, şefkatle yemeğini yediriyor. Hiç acele etmeden sabırla. Arada su bardağıyla küçük yudumlarla destekliyor.
Diğer taraftan birleştirilmiş masada kılıç kalkan oynar gibi yemeğe devam ediyorlar birkaç nesil bir arada.
Adamın umurunda bile değil. O kadar mutlu bir şekilde yediriyor ki iki dizinin üzerine oturmuş. Tamda karşısında. Ya yutamazsa diye; endişeyle çiğneyip yutana kadar her an müteyakkız bir şekilde hazır kıta bekliyor. Üzerindeki “bordo renk tişörtün kol biyeleri lacivert.” Göğsünde birde bir telefon şirketinin koca arması. Anlıyorum ki “Trabzon Spor Forması.”
Adamın yaşı takriben altmışların üzerinde. 
“Bu kadar merhametle Annesine sabırla yemek yediren evladın insanlığına, gözlerimden düşen damlalara engel olamıyorum. Bir kısmını da içime akıtarak. İnsanlığın, merhametin, evlat olmanın doruk noktasında yaşandığı ana tanık oluyorum.”
Diğer taraftan koca çınarların gölgesinin ve çimlerin yeşiline serpilmiş onlarca masalarda hafta sonunun keyfi yaşanıyor “Seka Kamp” piknik alanında.
Dumanların içine karışıp savrulan kokular bir “Kebabistan eyaleti” gibi görünüyor gözüme.
*Sosyal mesafe Kurallarının* ihlal edilmediği hoş bir görüntü eşliğinde göğün mavisinde asılı kalmış güneş “Sapanca Gölünün” üzerine yatık bir açıyla bakıyor. 
Gölün kenarında yüzen “Gövel Ördeklerin” sesleri de karışıyor aralara. 
Panayır gibi bir hafta sonu.
Evin kıymetlisi, yaktığı kamp ateşiyle harladığı mangalın üzerinde pişen kanatları çeviriyor cızırtılar eşliğinde.
Son beş aydır ilk defa doğaya ve dışarıya çıkmanın şaşkınlığını yaşayan birçok aile mutluluktan kuzeyden esen rüzgârın karşısında saçlarını dağıtmanın keyfini yaşıyor.
Kimi nargilesini çekiyor yudum-yudum. Kimi çayını yudumluyor. Kimi de telefonlarıyla anı ölümsüzleştirmek adına selfiyle karışık pozlamaların ayarlarını yapıyor.
Bizim kıymetlimizde elindeki fotoğraf makinesinin nostaljik manuel lens ile ince ayarlamalar yaparak anı ölümsüzleştiriyor.    
Yurdumun insanının tüm güzelliklerinin harman olduğu bir yaşam tarzı içinde “Korona İlletinin baskısı altında” bir hayatı inadına yaşamak için mücadeleye devam. 
“Hayatın tüm güzelliklerini paylaşarak İzmit’te yaşamağa devam….” 
Adil Bozkurt
Saygıyla…
jale kasap, Dr Atanur Yıldız bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kaç kişi gördü o anı, kaç kişi hissetti o duyguyu , kaç kişinin gözünden yaşlar damladı ve kaç kişi gerçek anlamda ölümsüzleştirdi o günü beyin objektifine..Kaleme sarılanların yüreği bu işte , güzeldi..

jale kasap 
 15.12.2020 16:32
Cevap :
Değerli yazar Jale hanım uzunca bir zamandır blog yazılarını açıp okumadım. Geç gördüğüm için özür dilerim. Empati ile bakıp farklı noktaları gören yüreğinize sağlık değerli yorumunuz için. Saygımla, selamla efendim.  24.12.2020 18:40
 

Adil Bey, İzmit Sekapark'ta piknik yapanları çok güzel betimlemişsiniz. Son yıllarda pek rastlamadığımız ve özlemini çektiğimiz bir tür yazı türü, ifade biçimi. Sizi kutlarım. Kalemine ve emeğine sağlık.

Dr Atanur Yıldız 
 17.11.2020 7:35
Cevap :
Ömrünüze bereket olsun değerli Yazar-Dr.Atanur bey. Günümüzde böyle vefalı insanların güzelliklerini görünce insan duygulanıyor mütemadiyen. Ben de paylaşmak istedim. Okuyan ve yorum yapan yüreğinize sağlık. Saygımla.  17.11.2020 17:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 177
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 399
Kayıt tarihi
: 10.11.17
 
 

 ÖNSÖZ: Ben ne uyak bilirim ne bir kafiye/ Yarım asırlık ömrüm geçti nafile/ İçimden geçenler hep..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster