Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '12

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
543
 

Kafası koparılacak kadın...

Kafası koparılacak kadın...
 

milliyet.com.tr.


Çarşamba akşamı televizyondan  haberleri izlerken, bir taraftan da Muhteşem Yüzyıl dizisinin yeni bölümünün başlamasını bekliyorum. Haberlerde bir gün önce Yenibosna karakoluna saldıran iki kişiden biri olan N.A. adlı terörist kadının adliyede görevi Mücahit Daştan adlı bir polis memurunu takip ettikten sonra semt meydanında 8 kurşunla öldürdüğünden söz ediliyordu. 

Bu haberin sonunda Muhteşem Yüzyıl dizisinin yayınlandığı kanalı açtığımda şehzade Mustafa kardeşini yaralayan adamın kafasını kılıcıyla koparıyordu. 
 
DHKP-C örgütü üyesi olduğu söylenen teröristin Yunanistan'daki bir kampta terör eğitimi aldığı iddia ediliyordu. Peki DHKP-C örgütünün amacı neydi?
 
Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi, 30 Mart 1994 tarihinde Devrimci-Sol örgütünün partileşme kararı alması ile kurulmuştur. Örgütün hedefi mevcut anayasal düzeni silah zoruyla yıkarak yerine Marksist-Leninist ilkelere dayalı bir sistem getirmektir. 
 
Günümüzde bu ilkelere dayalı kaç tane devlet kaldı ki, hâlâ bu ilkeleri savunanlar terörist saldırılarda bulunuyorlar. Bunların amacı ne olabilir ki? 
 
Şehit olan polise gelince; Şehit polis Memuru Mücahit Daştan 2003 yılında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nü bitirdiği ancak kendi alanında iş bulamadığından 6 yıl önce polis olduğu, 2 yaşında bir kız çocuğu olduğu, ve eşinin de hâmile olduğu anlatılıyordu. 
 
Konuyu yine idam cezasına getireceğim.
 
Başbakan bir konuşmasında devlete yönelik suçlar dışındaki idam cezasını affetme yetkisinin devlette değil, maktulun ailesinde olduğunu savunuyor. Bu savunmayı islam hukukuna göre yapıyor. Yürürlükte olan anayasanın 24 üncü maddesi  ise "Kimsenin hukuki temel düzeninin kısmen de olsa, din kurallarına dayandırılamayacağını belirtiyor. İmam hatip mezunu olan Başbakanımız bu görüşlerini Kuran-ı Kerim'deki aşağıdaki ayete dayandırıyor.
 
2. Sure (Bakara Suresi), 178. Ayet
 
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.
 
Şimdi size, hâttâ idamın insanlık suçu olduğunu savunanlara soruyorum.
 
Siz bu polis memurunun eşi olsaydınız bu katili affeder miydiniz? Yoksa asılmasını mı isterdiniz?
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhaba, oncelikle sorunuza kesinlikle asilmasini isterdim ve hatta mumkunse kendim uygulamak isterdim demek istiyorum... seriat konusuna gelince de oncelikle vicdanimizi dinlememiz ve sonrasinda gercek seriatin ne oldugunu anlamamiz gerektigini belirtmek istiyorum kaldi ki bunu din konusuna indirgemeye gerek olmadigini ve idam uygulayan cin, rusya ve tabi ki abd gibi ulkeleri hatirlatmak isterim selamlar saygilar

Emrah Ozturk 
 08.02.2013 13:44
Cevap :
Sonuç olarak herkes hakettiği cezayı çekmelidir. %90 dan fazlası Müslüman olan bir ülkede, dinimiz de bunu vurgulamaktadır. ABD nde bazı eyaletlerde idam cezası yokken, Teksas gibi büyük eyaletlerde idam cezası uygulanmaktadır. ABD de yaşayan bir arkadaşımızın dediği gibi idam edilmese bile suçlular her zaman idam korkusunu hissetmelidirler. Teşekkürler Emrah bey. Selamlar...  08.02.2013 19:03
 

Bir fotoğrafa bakmak başka, o fotoğraf karesi içerisinde yer almak başka birşey. Ateş düştüğü yeri yakıyor her zaman, bizler de sadece yorum yapıyoruz:(( Saygılar...

Nuray Ors 
 22.12.2012 3:38
Cevap :
İnsan hakları savunucuları çok rahat konuşuyorlar. Acaba kendi başlarına böyle bir şey gelse tepkileri nasıl olur? Allah kimseye böyle acılar yaşatmasın. Teşekkürler sayın Lilacan. Saygılar....  22.12.2012 13:56
 

Aklı selim bir yazar olarak tanınmış bir kişi bu özelliğine gölge düşürmemeli. İş şeriat hukukuna gelip dayandığında, zina yapanı recmetmek, küçük bir hırsızlıkta el kesmek, Müslüman olmayanı Hristiyan ve Yahudi ise cizye vermeye değilse ölüme mahkum etmek vb. ..............) Dedim ya, aklı selim olarak tanınmış bir kişi yazarken sonunun nereye varacağını iyi düşünmeli. Saygılar.

Ahmet Elden 
 16.12.2012 9:25
Cevap :
Bu yazımda benim belirtmek istediğim nokta bu tip insanlara verilen cezaların orantısızlığıydı. Bu kişi müebbet hapse makkum olsa bile, sağlığı elverdiği sürece bir sonra sonra cezaevinden çıkacak olmasılıdır. Kuran'da recmetmek diye bir şey yoktur. İdam cezasındaki ailelerin affetmek konusunu ise bir konuşmasında Başbakan gündeme getirmiştir. Benim dikkat çekmek istediğim nokta, eğer Başbakan'ın istediği gibi bir düzen olsa, o polisin eşi bu katili affeder miydi? sorusuydu. Maalesef ateş düştüğü yeri yakıyor. Allah kimseyi o duruma düşürmesin. Teşekkürler Ahmet bey. Saygılar....  17.12.2012 13:26
 

Oo, siz de benim gibi çağ dışı kalmışsınız Erol Bey'ciğim:) Yeni trend şu: 3 küçük çocuğa tecavüz edip sonra da öldüren şirin yaratığı idam etmeyip besleyeceğiz, engelli vatandaşlarımızı ise toplum dışına alacağız ya da yakıp sabun yapacağız!! Allah bize sabır versin dostum! Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 15.12.2012 15:02
Cevap :
Gerçekten öyle Ata bey. Şu çağdışılıktan bir türlü kurtulamıyoruz. Bu yaratıklara bir çare bulmak gerek. Geçenlerde televizyonda "Yargısız infaz" adlı bir film izledim. ABD, terör zanlılarını ülke dışında, örneğin Guetemala'da sorguya çekiyor, gerekirse de infaz ediyor. İdam cezası olmayan eyaletlerde de buna benzer yöntemler uygulanıyor. Bence suç üstü yakalanan bu tip insanları yargılamaya bile gerek yok. Yazık...Olanlar hep geride kalanlara oluyor. Teşekkürler. Sevgiler....  15.12.2012 17:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3149
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster