Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1460
 

Kahraman boyacı hazır boyaya karşı!

Kahraman boyacı hazır boyaya karşı!
 

Ayakkabı boyacılarının hazır ayakkabı boyalarına karşı yürütmeye çalıştığı asimetrik psikolojik savaşı gıpta ve takdirle takip ediyorum. Onlar süpermarketlere karşı direnen kahraman bakkalların, İKEA’nın amansız saldırısına yiğitçe göğüs geren son Mohikan marangozların, Bauhaus’un, KOÇTAŞ’ın kuşatmasını yarmaya azimli nalburların silah arkadaşı, siper yoldaşı… Onların en büyük rakibi de hazır ayakkabı boyaları… Kutusu bir buçuk iki liraya satılan hazır boyalarla ayakkabını yirmi defa boyayabiliyorsun. Oysa bırak lostra salonlarını, bugün büyük şehirlerin merkezi yerlerinde köşe kapmış bir profesyonel ayakkabı boyacısına boyatayım desen en az beş papeli gözden çıkarman gerek. Bu durumda da millet haliyle hazır boyalara meylediyor. Hem pratik hem ekonomik.

Ancak boyacıların pes etmeye hiç niyeti yok. Bu yolda psikolojik harp tekniğini, kara propagandayı esas alan gayet ustalıklı, stratejik derinlikli bir savunma konsepti geliştirmişler. Şahsen ayakkabımı boyatmaya her gidişimde bu propagandaya maruz kalıyorum. Boya sandığının önündeki yüksek tabureye oturup sol ayağımı sandığın üzerindeki ayaklığa koyar koymaz boyacım girişiyor bilinçaltına bilinçaltına çalışmaya… Önce "abi, ayakkabının derisi çok kaliteli" diye ince bir bağlamayla giriş yaptıktan sonra sözü asıl konuya getirip başlıyor diskur çekmeye: "Hazır boyalar ayakkabının anasını s..iyor abi; sakın hazır boyayla boyama. O boyalar deriyi çatlatıyor. Ayakkabına yazık. Paran yoksa getir bedava boyayalım ama bu güzelim ayakkabıya hazır boya vurma abi"


Bu lafı hemen her seferinde duyuyorum. Sadece benim ayakkabımı boyayan usta değil, yan yana dizilmiş öteki meslektaşları da gelen her müşteriyi bu türden bir introyla karşılıyor. Bu minvalde kararlı bir psikolojik savaş yürütüyorlar. Zavallı müşterileri bu propagandayla zehirliyorlar. Bilinçaltına bu mesaj işlenmiş tüketici Carrefour’da, Migros'ta hazır ayakkabı boyası standının önüne geldiğinde o boyaların cazip fiyatlarını görüp bir kutu almak için uzandığı anda boyacıdan aldığı o dehşetengiz enformasyonu hatırlıyor: "hazır boya ayakkabının anasını s..iyor abi, o boyaların içine mum katıyorlar mum." Ve böylece GDO’lu domatesle karşılaşmış sağlıklı beslenme düşkünü bir organik gıda sevdalısı gibi paniğe kapılıp hemen o güzelim, 1,99 TL'lik "Sitil Special Active" kutusunu raftaki yerine geri bırakıyor. İşte psikolojik harbin, kara propagandanın, bilinçaltı mesaj verme tekniğinin başarısı!


Sana sesleniyorum usta; tamam şimdilik bir muharebeyi kazandın ama "paran yoksa getir bedava boyayayım" deyip bir ayakkabıyı 7 buçuk kâğıda boyar, üstelik her seferinde de ücrete zam yaparsan, savaşın kendisini kaybedeceksin.

Benden söylemesi. Demedi deme.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Haftada bir 5 liraya ayakkabı boyatmak yerine o parayla iyisinden yılda iki ayakkabı alınır. Orta hallisinden dört ayakabı almak işten bile değil. Hazır boya alıp haftada bir boyayarak orta halli bir ayakkabıyı 6 ayda telef etsek bile daha karlı çıkıyoruz. Değişik değişik ayakkabılar giyiyor olmak da cabası :)) Boyacılık sektörü can çekişiyor Celal bey, nerde bu devlet diye sorasım var.

Nilgün Akad 
 16.02.2010 0:24
Cevap :
Merhaba Nilgün Hanım. Bu hesabı ben de yapmak zorunda kaldım ve neticede hazır boyayı seçtim. Yani psikolojik savaş da bir yere kadar :) Halbuki sürümden kazanma yöntemini izleseler onlar da kazanacak bizler de :) Ayakkabı boyatmak lüks oldu resmen! Teşekkürler güzel katkılarınız için.  16.02.2010 10:15
 

Ama doğru gerçektende, hazır boyalar caanım pabuçların canına okuyor.Kuaförlerde daima sakın hazır boya kullanmayın derler, saçı mahvedermiş hazır boyalar:)) sanki kendi kullandıklarının ana maddesi başka :)) çok önemli konular bunlar:)) Ellerine sağlık Celal Bey...Sevgilerimle...

Nuray Ors 
 12.02.2010 10:25
Cevap :
Demek bir de kuaför versiyonu var bunun! Aynı taktikler, aynı propaganda :) Çok önemli konular, çook :) Sevgilerimle...  12.02.2010 17:12
 

Bence son derece yakıcı bir konuya değinmişsin Celal Hocam... Bende ayakkabı boyacıları ile zaman zaman takışıyorum. "Yahu hazır boya parasına ayakkabı mı boyanır" diyorum. Gerçi hazır boyaya bende inanmıyorum. Hatta "hem hazır boya kullanmayayım, hem de bu işi ucuza mal edeyim" diye bir kez gidip o ünlü "nuri lef lef" boya ve cilalarından almıştım. Ama iki şey beni bu uğraştan caydırdı. Bekarken, evde boya yaptığımı gören babam, annem ve kardeşim de ayakkabılarını boyamamı istiyorlardı, yani boya işi çok zaman almaya başlamıştı. İkincisi boya yaptıktan sonra -acemi bir boyacı olduğum için- elimden boyayı arındırmak güç oluyor, bazen 2-3 gün elimdeki lekeler gitmiyordu. O günden beridir, cebimde para varken boyacılara boyatıyor, züğürtsem hazır boyaya sığınıyorum. Ama boyacıların işinin zor olduğu bir gerçek...Çok hoş bir gözlemdi...ellerine sağlık

Bibliyofil 
 11.02.2010 16:10
Cevap :
Boyacıların işleri zor ama zorlaştıran biraz da kendileri. Bir ayakkabının ömrü boyunca boyatmaya verilen para ayakkabının kendisine verilen parayı geçiyor neredeyse. Bu da ayakkabının bakım ve amortisman giderlerini çok yükseltiyor! Bu durumda maliyeti düşürmek için hazır boyaya başvurmak kaçınılmaz :) Teşekkürler katkı için. Selamlar.  12.02.2010 9:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3603
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster