Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '07

 
Kategori
Kahve
Okunma Sayısı
1292
 

Kahve ve biz

Kahve ve biz
 

Kahve ve Biz

Bir değişim yaşıyor gidiyoruz.

Neler olmuyor ki hayatımızda?

Bildiğimiz kahvehanelerin bile adı değişdi, “cafe’ye döndü.

Neden kahve içeriz hiç düşündünüz mü? Kahvede bulunan kafein merkezi sinir sistemimizde uyarıcı bir etkiye sahiptir. Bu uyarıcı etkinin bizi uyanık tuttuğunu biliriz. Bu etkiden yararlanmak için olsa gerek, geç saatlere kadar ders çalışmak isteyen bir öğrenci, uzun süre yola gitmek isteyip, uykusunun gelmemesini isteyen sürücü, gece çalışan doktor ve hemşireler için en iyi arkadaş kahvedir herhalde. Belki bilmezsiniz, kahve uyanık tutucu ve hareket katıcı etkisi sayesinde keşfedilmiştir. Şimdi siz, Kaldi'nin dans eden keçilerini de okumamışsınızdır. Özetleyelim, Kaldi diye birisi, Etiyopya'da yaşayan bir keçi çobanı. Anlatılanlara göre keçilerinin kiraza benzer bir meyve yedikten sonra inanılmaz enerjik ve hareketli olduklarını fark ediyor. Kendi de bu meyveleri yiyerek deneme yapıyor ve sonra da kahve keşfedilmis olunur. Kahve severlerin Kaldi’ye şükretmeleri gerekir.

Toplum olarak kahve tüketmeye başladı. Bir zaman sonra yapılan çalışmalarda kafeinin metabolizmayi artırdığı, yağ yıkımınız hızlandırarak, kilo kaybına neden olduğu söylense de, bu teorik bilgi pratik hayatta her zaman görülmez. Etrafımıza baktığımız zaman, çok kahve içine dostlarımızın filinta gibi ince zayıf olmasını görmemiz gerekir, bunu pek göremeyiz, hatta aksini gördüğümüz bile olabilir.

Bazı bilim adamları da, kafeinin mutluluk hormonu olarak da bilinen dopamin salınımını arttırdığı ileri sürerler. Belki de bu nedenle deriz “bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” diye. O kadar mutlu oluruz kırk yıl unutamayız, fincanın tadını.

Çocukken yaşlılar hep kahve içerken, çocuk merakı ile bakarız. Bu insanlar ne içerler deriz. Devir 80 öncesi, kuyruklar, yokluklar devri. 100 gram kahve alınması için 1-2 saat kuyrukda beklenmesi gerekiyor. Yurt dışından ithali için de döviz gerekiyor, döviz kıtlığı da var memlekette, ithal edilince de o zamanlar, ufak kahve tanelerini toz haline getiren kahve makinesi olan satıcılara az miktarda verilebiliyordu. O zamanlar yaşadığım Akdeniz ilçesinde, hemen duyurulurdu kasabadaki satıcıya kahve geldiği, yavaş yavaş uzardı kuyruk dükkanın önünde. Alabilenler şanslı idi tabiki. Akşamları zor bela alınabilin kahveyi, yaşlılar içerken, biz çocuklar da masum bakışlarla bakardık “ne içiliyor” diye. Az olduğu için olsa gerek, kahvenin kıymetini bilen yaşlılar, “sen içme, yoksa kara olursun, bunu çocuklar içmez” diye kandırırdı bizleri. Bizlerde kara olmaktansa, kahveyi içmemeye razı olurduk.

Aşırı kahve tüketiminin zararı da vardır elbette. Uyku, mide ve yüksek kan basıncı, kalp de çarpıntı problemleri yapabilir. Aşırı miktardaki kahve tüketiminin uyku kalitesini bozduğu söylenir. Gerçi bu durum herkes de görülmese de derin uykuya geçilemeyebilinir, o zaman da vücut tam olarak dinlenmeyebilir.

Her şeyin çoğu zarardır. Kahve tüketiminde de bu geçerlidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Siz gerçek boyuttan bakmışsınız. Biz yıllarca kahve yemenden gelir diye bildik. Tabi araştırınca Etiyopya'nın ana vatanı olduğunu anladık ama Kaldi'nin öyküsünü duymamıştım. Her ne kadar bizi gerçeklerle yüzleştirseniz de yazınız çok keyifliydi. Bakın bir başka blog da Mehmet Efendi'nin önünde hala uzayan kuyruklardan çıkabilir mesela. Güzel yazılarınızın devamı dileğiyle, saygılar...

Sema GÜZEL 
 12.09.2007 17:25
 

Bende Kaldiyi bilmiyordum ve sayende öğrendim:))Eline sağlık...

Akışına bıraksak 
 09.09.2007 9:10
Cevap :
teşekkürler, katkı için  09.09.2007 21:46
 

Olmasa olmazlar vardır, hani bir fincan kahveyi dost elinden içmek gibi. Kendi başıma oturupta bir fincan kahve içmedim bu yaşıma kadar, hatta sevdiğim bile söylenemez. Ama bir fincan kahvemin yanında bir dost sesi varsa, nasıl güzlleşir , nasıl nefis kokar kahve. Bu günlerde mis gibi kokan orta şekerli bir fincan kahve içemedim... Eksik hep bişiler ya dost, ya sohbet, ya o mis gibi koku . Sanırım yolunda gitmeyen bir şey var. Esen kalınız...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 01.09.2007 1:47
Cevap :
evet 4 yıl önce ankarada bir fincan kahve için 10 ytl vermiştim, iki kişi 20 ytl o zaman anlamamıştım bu insanların derdi ne, illede kafelerde kahve içiyorlar diye. Mekanında önemi var herhalde.  02.09.2007 12:15
 

gönül ne kahve ister ne kahvehane gönül bir dost ister kahve bahane teşekkürler dr ayhan bey kahveyi her yönüyle anlatmışsınız

gülcan aksoy 
 01.09.2007 0:08
Cevap :
beğenmenize sevindim, teşekkürler  01.09.2007 0:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 708
Toplam yorum
: 1698
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 2670
Kayıt tarihi
: 13.07.06
 
 

Tıp alanında doktor olarak çalışmaktayım, beyin cerrahi uzmanıyım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster