Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
545
 

Kalabalık

Kalabalık
 

Şöyle her yanımıza dönüp bir bakıyoruz,
Bir yığın insanla çevrilmiş bir kalabalıktayız…
Kalabalık... yani olması gerekenden, daha bir fazlalık.
Demektir ki, safralar da var işin içinde
Toplum değil yani, topluluk aslında.
Bir kabile belki
Kabile deyince ilkelliği, ilkellikleri çağrıştırır ya hani
Bilirsiniz… 

İşte onun için gören gözler, bilen zihinler düşünürler ki,
Ne etsek biz bunlarla? 

Önce derim anlatmak gerek,
Ne nedir, ne değildir…
Uzun uzun, kısa kısa, tekrar tekrar
Ama hep anlatmak
Anlatmaktan hiç vazgeçmemek… 

Siz de anlatsanıza dedim,
Ne yapmak gerek… 

Dediler ki biz insan değiliz,
Anlama yeteneğimiz var tek
Duymazlar bizi
Anlatamayız pek
Ama derler ki, bazı insanlara anlatmak boş…
Anlayacak olsalardı, zaten yapmazlardı da böyle işler, boş boş! 

Dedim ki,
Ama onlar da cism-i insan yaratılmış,
Hani insan insana anlatırsa, duyacak belki
Henüz insan olmasa da, olacak belki, insanımsı… 

Dediler ki,
Olmaz olmaz, sen bizi dinle…
Kaç binlercesi geçti ki önümüzden
Duymadı hiçbiri!
Olmadı hiçbiri! 

Dedim ki, ama ben de bir insanım..
Ben duyduğuma göre,
Ben olduğuma göre, onlar niye olmasın? 

Dediler saçmalama!!
Olmadı dedik ya işte, nesine daha hala bir de “niye” diye soruyorsun?!! 

Doğru dedim, pardon…
Ama bakın ben de saçmaladım işte,
Demek ki insan işte bu, saçmalayabilir. 

Hayır dediler,
Onlar başka, sen başka..! 

Allah allah, tamam da niye ben başka? 

Dediler
Sen anında düşünüyorsun.
Bak duyuyorsun, bizimle konuşuyorsun bile
Hop dedik mi hem evvelini, ötesini görüyor, hem anlıyorsun bak! 

Hmm dedim…
E o zaman… bir de şu var:
Tamam, onlar kendileri anlamaz; doğrudur, haklısınız
Ama sadece onlar yok ki…
Yani saçmalığı yapanın dışında kalan başka insanlar da var o kalabalıkta. 

Bu defa onlar
Hmmmm… dediler…
Biliyoruz gerçi bundan sonra ne diyeceğini ama,
Sen yine de söyle bakalım,
Yani? 

Yanisi şu dedim.
Yine de anlatmak gerek,
Çünkü onlar değil ama,
Belki başkaları hani, hop dedimi, düşünür anlar diye…
Hani biri bile duysa, anlasa, o bile kâr değil mi insana? 

An kadar kısa birbirlerine baktılar,
Gülümsediler, bakışları sevgiyle sardı beni
Sevindiler…
Doğru dediler… haklısın! 

O ana kadar hiç ses çıkarmadan dikkatle bizi izleyen birine baktılar bu defa
Belli ki en üstleriydi.
Tamam, oturun der gibi hepsine şöyle bir baktı
Anında hepsi başını öne eğdi
Ve bana geldi durdu bakışları.
Tam o an hepsinin gözleri de bana çevrildi sanki
Ne desem? 

Merak mı desem, güven mi desem...
Yoksa saygı mı, sevgi mi, takdir mi, bilgi mi?
Belki de onay, kabul, itaat… ya da hepsi…
Ve birden, o dedi ki:
Tamam! Karar verildi!
Sen!
Gerçekleri anlatacaksın!!! 

Vicdan ve akıl heyetiydi bu…
O gün bugündür hep anlatırım. 


Filiz Alev
20.03.2011 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazen gerçeğin dışına çıkmak gerekebilir.

Kerim Korkut 
 22.01.2013 19:38
Cevap :
Asla! Gerçeklerden uzaklaştığı AN zarar görür İNSAN. İnsanın hayalleri bile gerçekçi olmalıdır ki "imkansız" diye birşey kalmasın, hayalleri de gerçekleşebilsin:) VE İNSAN BUNU İDRAK ETTİĞİ ZAMAN ANCAK ÇAĞ ATLAYABİLECEK. "Gerçek" o denli önemlidir ve gerçek gereklidir ve yararlıdır insana tek! Gerçeğin dışında herşey yalandır... sahtedir, sahteliktir, aldanmak ve aldatmaktır, YANILGIdır sadece. Yanılgının faydası insana nerde görülmüş?? Teşekkürler, sevgiler...  22.01.2013 20:56
 

Çünkü zaten kendim oldukça enerjik, hareketli biriyim. Fakat şimdi bir anda anlatamadım da galiba.. Kalabalığın içinde yalnızlığı severim desem hayır öyle de değil. Şöyle mi demeliyim acaba? Kalabalık beni rahatsız etmez, zira ben o kalabalığın içinde dahi kendime yalnız kalabileceğim zaman dilimini mutlaka yaratırım. Yalnız kalmaya ihtiyaç duyarım ama kalabalığı da yalnızlığı da severim çünkü zaten yalnız değilimdir bilirim. Zira en yalnız bile olduğum anda, Allah yanıbaşımdadır zaten her daim. Böyle hissederim. Yani yalnızken bile yalnız hissetmem ben kendimi. İnsan insana muhtaçtır bilirim, ancak insana Allah’dan daha fazla ihtiyaç duymam. İnsanlar arasında eğer gereğinden fazla kalırsam, Allah’ı ve kendimle başbaşalığı kesin özlerim. Kalabalıktan an gelir geçici ve kısa süreli bıkkınlıklar hissedebilirim ama yalnızlıktan şu anıma kadar yaşamım boyunca hiç bıktığıma rastlamadım. Üstelik sürekli insanlarla bir arada bir halim de yoktur esasen. Anlatabilmişimdir dilerim. Sevgiler...

Filiz Alev 
 27.08.2011 15:52
 

Merhabalar..Sevgili FİLİZ Hanımcığım..! :-) Bu blog yazınız olmuş bir şiir bence...Öyle değil mi..? :-)) Yok yok bence çok sevimli bir şiir tarzı olmuş bu.. Bazı insanlar KALABALIKTAN bazı insanlarda YALNIZLIKTAN hoşlanır.. Öyle değil mi.? :-)) Örneğin bakın şu anda bu blog sayfanızda herhalde benden başka kimse yok... Keşke KALABALIK olsa mıydı..? ACABA..? Ben kalabalıkları severim yerine göre, ee bazende insan yalnızlığı sevebiliyor kendince... BENİM TERCİHİM = İKİSİDE OLSUN..! :-)) Size ANTALYA'dan sonsuz sevgiler, selamlar ve saygılar...:-)) NECİP KÖNİ - ANTALYA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 27.08.2011 9:06
Cevap :
Benim nesir yazılarımda da zaman zaman ya da aralarda manzum bir tarz bulunur zaten. Ama her manzum yazı da şiir midir? Bence değildir. Şiir, daha farklı ve üst bir sanatsal ifadedir. Onun için çoğu şiiri de şiirden pek saymam ben. Bazılarının şiir dediğine ben şiirimsi diyebilirim sırf o yüzden mesela. Kalabalığın ise, bana göre ne olduğunu zaten yazımın başında belirtmişim. O nedenle, sosyalliği tabii ki severim ama kalabalığı "asla" tercih etmem. Esasen de yalnızlığa "özellikle" ihtiyaç duyanlardanım zaten.Onun için bu konuda da kendimce bir denge oluşturmuş durumdayım yaşamımda da. Yakın çevremde her an veya onlar istediğince ben istediğimce kesin "var"lığını bildiğim birkaç insan yeterlidir benim için manen. Ama gün içinde de düzenli olarak mutlaka belli bir zaman diliminde yalnız kalmak isterim. Buna karşın asla sessiz sakin, bir dağ başında ya da kasaba gibi bir yerlerde münzevi gibi bir hal de tarzım değildir. Şehir içinde olmalıyım, o hareketi de hissetmeliyim (dvm)  27.08.2011 15:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 1687
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3168
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster