Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '07

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
559
 

Kaldırımlarımı istiyorum

Kaldırımlarımı istiyorum
 

Nereden yürümeliyiz kaldırımlardan, hatta kaldırımlarında giderken sağından? İlkokulda öğretmişlerdi trafik dersimiz olmamasına rağmen.

Ve yine trafik kuralları ile ilgili bir reklam filmi vardı. Gayet beyefendi, bir şahıs evden eşi trafından öpücüklerle uğurlanıyor. Ne zamana kadar direksiyona geçene kadar, geçince gözler fırlıyor, gülüşler değişiyor... ve oluyor bir trafik canavarı.

Nereye gelmek istiyorum: bugünlerde bir kaldırım çarpıklığı, keşmekeşliği almış başına gidiyor. Öyle özlüyorum ki bazen, sadece kaldırımlarda yürümek özlemi kaplıyor içimi. Yorgunluk kahvesi gibi. Evet, neymiş efendim;

- trafik rahatlayacakmış
- peyzaj çalışması imiş
- kaldırım düzenlemesi vs. vs. aslında yapılan iş sadece kaldırım katliamı.

Kaldırımlar düştü neredeyse 1 metreye. Yaya yürürken neredeyse Triatlon yarışmasına hazırlanan yarışmacılar gibi. Gidiyorsun kaldırımda tam karşısında bir fidan veya bir elektrik direği, hızlı bir tercih yapacaksın sağından veya solundan karşıdan gelen ile çarpışmadan geçmek için.

İlk engelden geçiyorsun, o da ne? Bir Telekom kutusu, enlemesine konulmuş. Bu defa sağı / solu veya (c) şıkkı olarak üzerinden zıplayarakta geçebilirsin ( tavsiye etmem diğer tarafta su birikintisi üzerine konabilirsiniz veya bir çukur olabilir)

İkinci engel de tamam ve bir ağaç dalları salkım saçak. Bu defa (c) şıkkın yok, sağından veya solundan geçerken eğilmen gerek. ( dalları çok iyi markaj altına almalısın anında bir hasret öpücüğü koyabilir yanağınıza)

Bu defa bordür taşları ve kaldırım taşlarından bir öbek... Ya yüksek atlamayı deneyeceksin ama çıkkk, yemezler. Kaldırımdan inmeden araçları kontrol edeceksin ve 100 mt. koşucusu gibi engeli geçeceksin aksi takdirde bir korna sesi ile irkilebilirsin veya acı bir fren sesi ile...

Araç park edenler mi? Yok canım daha neler. Hiç yapar mı yurdum insanı! Kaldırımlardaki büfeler zaten beş yıldızlı cafeler gibi. Kaldırımlarda masalar, sandalyeler.. sakıncası olur mu hiç canım?!.

Bir de araç girmesin diye konulan demir bariyerler, mantarımsı beton engeller vs.. bunlar da bonusları..

Uzayıp gidiyor böyle... Neden düşünülmez anlamıyorum. Yaya hakları bildirgesi mi hazırlamak gerekiyor bunun için? Hiç mi görmüyorlar, dikkatlerini çekmiyor görevlilerin anlamıyorum. Ararsanız toplantı halindeler ve çözüm bulacaklardır en kısa zamanda.

Hani bir söz vardı; "külliyen toplantı, harfiyen talimat, mafiş icraat, en nihayetinde ikram"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dersem ayıpmı olur.Ama bilmemek ayıp değil dimii. öğrenmemek ayı.:)

ay.şe 
 11.07.2007 22:24
Cevap :
:)) son cümle kısaca " bol bol toplantı yapılıyor, devamlı emir, talimat veriliyor ancak yapılan hiç iş yok, ama her defasında ise bol bol ikram, kokteyl var"  15.07.2007 19:29
 

Otapark sorunu ve toplu taşımacılık halledilmeden korkarım kaldırımlarımız bize kalmayacak...

derinmavi.. 
 10.04.2007 11:43
Cevap :
haklısınız ve en önemli etkenlerden biriside kişilerin diğer kişilere olan saygısı :) sevgilerimle..  10.04.2007 17:14
 

Yazınıza içtenlikle katılıyorum...ama lütfen birde trafik hakkında bir yazı yazsanız.. her arabayla çıkışımda pişman oluyorum...

mutlumavi 
 30.03.2007 23:17
Cevap :
Teşekkür ederim. Trafik konusunda ise bu kadar kuralsızlık, park sorunu, kazı, çukur varken neden olmasın.  31.03.2007 0:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 629
Toplam mesaj
: 100
Ort. okunma sayısı
: 797
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

Hayatta iki şey vardır; masallar ve sonuçlar. (Erol Aslan)      ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster