Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
923
 

Kalitesi kendinden menkul

Kalitesi kendinden menkul
 

Çöl faresi... Doğu Afrika'nın iç bölgelerinde yaşarmış... tıpkı ilkel kabileler gibi!


Malum… insanlar çeşit çeşit…

Tüm insanlar içinde çok, çok az, gerçekten eğriyi doğruyu ayırdedebilen izan ve akıl sahibi insan…
Buna karşın muhteşem bir kalabalık, eğriyi doğruyu karıştıran, yanlışı doğru, doğruyu yanlış zanneden… henüz bir türlü doğruyu çözemediği için, genellikle yanılan!

Yanıldığı için de mecburen hep tahminlerle, zanlarla, peşin hüküm ve ön yargılarla hareket eden insan türü.

Aralarında mutlaka iyi niyetli, iyi insan özellikleri taşıyanların da bulunduğu, başka birçok gerekli gereksiz şeyi bilen ama doğruyu henüz bilemeyen insan ordusu.

Bunlardan da kimi bazan başka yönlerden kıymetli değerli, çünkü aklındaki bilinç boşluğunu kısmen de olsa sevgiyle, hoşgörüyle, doldurduğu için, doğruya dair bilinci olmasa bile sevgisi onu koruyan, o yüzden en azından kendi gibilerce belki sevilen, belki sayılan…
Ama kimi de, sevgiden yoksun, aklındaki bilinç boşluğu ancak egosuyla dolacağı için, sadece egoyla dopdolu bir akıl yüzünden, bırakın bir diğer insanın haklı olup olmadığını, değerini, sevgisini, bilincini anlamayı  veya doğru yapıp yapmadığını farketmeyi, kendinin dahi farkında olmaktan aciz birer zavallı.

Ve karakter de tabii işin tuzu biberi…

İnsan işte!
Kimi dürüst mert, kimi değil; kimi iyi niyetli, kimi kötü veya ard niyetli, kimi sahtekar, yalancı, riyakar, kimi çıkarcı, bencil, kimi insancıl, toplumsal; kimi onurlu, kimi gururlu, kibirli; kimi korkak kaygılı çekingen, çekimser veya cüretkar, kimi cesur ve yürekli, kimi olgun kimi ham, kimi ahlaklı kimi ahlaksız… kimi asil, kimi sefil… saymakla bitmez!

Zararlısı, yararlısı, kalitelisi kalitesizi, değerlisi değersizi, önemlisi önemsizi içiçe!
Mecburen!!

Dolayısıyla çokça insanın bulunduğu heryerde de bu her türden mutlaka mevcut.
Doğal olarak bu durum, aynen MB için de geçerli.

Adam bir yazıya yorum yazmış, kraldan çok kralcı, ama kendi de ve kral da kendisi gibi yanılanlar türünden olduğu için, kralın çıplak olduğundan da habersiz, kendi çırılçıplak kalmış:

Demiş ki:

“Alemin ağzı torba mı ki büzesin!!!!...Arkadan konuşurlar önden yandan yancıktan konuşurlar bee yaa...Sana ne kiiii...Aaaa...MBDedikodu Meyhanesi burası iki duble içen kendini Şekispir ile Dostuyevski'nin gayri meşru çocuğu sanıyor...Cılız alevlerde kahve cezveleri elden ele el ele...şeytanın avukatı perileri kovalarken...''toplasan tüm yazılarını imbikten geçirsen bir tek MELEK ÇORUH yazısı bile etmez''ler gidenlerin arkasından sallıyor...sallama çayyyy hem cılız hem filizzz...sallama kahveee...perisi de bedeva...vayyy ki vayyy...sağlık ve saygı ile tabii ki de...”

Kaliteye dikiz :))
İnsan, yaptığı herşeyle olduğu gibi, her yorumuyla da yine  kendini anlatır, kendini ispatlar aleme aslında, ama eminim o bunun da yine farkında bile değil!
Tanımam etmem, tanımaz etmez, daha bir kez karşılıklı  bir selam, bir yorumumuz bile yoktur. Ama kendi ifadesiyle bizzat kendi sallamış durmuş işte. Salla sallayabilirsen, sallamak sallanana mahsus! Üstelik bu ilk kez de değil… Kendiyle ya da hayatla ne alıp veremediği varsa… kimbilir..? Ruhu aklı mayası siyahî demek ki!

Vah vah:((((

İnsana acımam ben genellikle, Allah acısın derim, çünkü acıyacak olan Allah’tır,  O acımalı ama, böylesine O da acımayacağı için, bu zevata acıdım doğrusu.


Yorumun yollandığı asıl yazı sahibi de zaten yine aynı çapla müsavi, aynı kraldan kralcı olduğu için ve de onun da kalitesi zaten yazısına seçtiği görselden bile belli olduğu için, çok doğal ki böylesi bir yorumu yayına da alabilmiş!


Normaldir… Tam dediğim gibi işte, insanlar çeşit çeşit… ama bazıları da birbiriyle aynı. Ve tür mü ararsın, aramadığın kadar çok, ama türler de… yani sınıf sınıf, derece derece! Aşağının da altına yuvarlananlar da var!

Onun için, kıssadan hisse: Neidim dememeli, neyim demeli insan,  attığı adım, dediği söz, yazdığı yazı, ahlak mı, hak mı, kalite mi, sonrasında ben hangi sınıfa girerim acaba diye bi düşünmeli… Yoksa alimallah, bilinen adıyla Üstün’ken yerlerdesürünür, aşağılıkbirhaledüşürüverirkendini!

Ne güzel demiş diyen: Altın çöpe bile atılsa altınlığından bir şey kaybetmez, ama teneke, tenekedir daima! Tenekeler de tenekelerin kuyruğuna bağlanırlar, altın gibi tek başına bir ederleri yoktur çünkü.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Valla ne deyim bilemedim...

Kerim Korkut 
 30.05.2016 18:28
 

(Sn.Köni dvm) Susmak, yanlışı yapana taltiftir! Yanlışı yapandan yana olmaktır! Ben susmam yanlışı yapan karşısında. Susanı da makbul bulmam, saygı duymam, duyamam. Anlaşılmasını beklemem, zaman değerli, anlatmayı seçerim sabırla, bıkmadan yılmadan, uzun uzun. Zor yıldırmaz beni. Zor olanı seçerim, doğruyu seçerim daima. Kolaycılık makbul bir yere vardırmaz insanı! Sanki yazıma konu olan terbiyesizliği fazla mı hafifsemişsiniz kimbilir? Sanki öyle gibi geldi bana. Kaba, küstahça veya ukalalık tanımları bu adamın yaptıkları yanında çok hafif kalıyor Necip Beycim.. Onun için yorumunuz da kimi övüyor kimi yeriyor yada övüyor mu yeriyor mu inanın bir karar veremedim. Sertlik ve keskinlik konusu ise, evet n’olmuş? Bir sakıncası mı vardı??… Adam sefilin teki işte… Sefil yontmuyor kendini de, sefile taltif gibi bir de üstüne promosyon, sefile karşı ben mi yontucaktım kendimi?!!? İlahi Necip Beyciğim, alemsiniz valla:) Sevgiler…

Filiz Alev 
 16.10.2011 23:18
 

Merhabalar...Sevgili FİLİZ hanımcığım..! Sizin yazılarınızı neden beğeniyorum..? Çok doğru ve mertce yazıyorsunuz... Kesinlikle içinde YAĞ ve SU BULAMACI YOK..! Gerçekten DOĞRUYA DOĞRU, EĞRİYE EĞRİ teşhisleriniz bence % 80 yerinde ve tam isabet.. % 20 ne mi..? Çok keskin ve çok sert...! Gerçi bir bayan olarak size de arada sırada saldırılarda oluyor, takip edebildiğim kadarı ile...Birde hatırlarmısınız size ilk HOŞGELDİNİZ yorumumda çok çok uzun yazmayın demiştim...Neden mi..? Çünkü bizim milletimizin % 70 'i okumayı sevmez de ondan... :-))) İnanmazsanız şöyle bloglara bir özet olarak bakınız.. ÖRNEK * 1- -:) 2- Teşekkür 3- Aayy canım :-) 4- aslında bunlar hadi iyi olanlardan diyelim... 5- KABA ve KÜSTAHÇA yazılanlara ne demeli..? Yahu burası sanal bir BLOG... Neden sanal olarak ukalalık yaparsın be birader demek geliyor insanın içinden... BEN BAZEN ALTIN (Sükut) BAZENDE GÜMÜŞ (Söz) olmayı tercih ederim... Asla ve asla TENEKE olmak istemem..! :-)) Sevgiler ve selamlar..NECİP KÖNİ

Necip Köni - Adana / TR 
 09.10.2011 19:26
Cevap :
Teşekkürler ilk cümleleriniz için. Evet, doğruya doğru, eğriye eğridir bende! Dürüst, mert, cesur, tam da hakça-adil, doğruyumdur… Tıpkı kendim gibidir de yazılarım, maskesiz! Her ne ise olan, aynen olduğu gibi, gerçek, arı, duru, şeffaf. Gürül gürül akan, güçlü, coşkun, derin akarsu gibi. Keşke herkes benim gibi olaydı. Keşke herkes benim gibi yazaydı. Zaten o zaman, böyle yazılara da gerek olmazdı ki:) Kısa olmuş uzun olmuş hiç farketmez ama KENARI KÖŞESİ BELLİ OLMALIDIR bir yazının, “yuvarlak” olmamalı!! Sükût değil, “doğru söz, gerçek söz” ALTINDIR. Çirkin söz, kötü söz, yalan söz, alakasız-densiz söz, haksız söz, yersiz söz, gereksiz söz TENEKE! Sükût ise, çok ender olarak, bazan gümüştür, ama genellikle o da teneke! Çünkü, hele de ortada bir haksızlık, bir yanlış, bir terbiyesizlik, bir ahlaksızlık varsa, yanlıştır susmak. Susmak bilmemektir, susmak, haksızlıktır haklı olana. Susmak ya kararsızlıktır, ya korkmaktır, ya da çıkarcılıktır. En önemlisi de susmak, (dvm)  16.10.2011 23:11
 

"önce lafa bakarım,laf mı diye...sonra söyleyene bakarım adam mı diye..."demiş Mevlana.MB de olmak, benim için çok özel bir anlam taşıyor. Rahmetli teyzem,20 yıldan fazla Milliyet Gazetesi Büro Şefiydi.ona sözüm var,yazmak adına.Blogda,malesef kendini tanıyamamış,yazmayı algılayamamış kişilerde olacak.Dediğiniz gibi,insan çeşit çeşit.Ama inanın yazdıklarınız,almak isteyene ders diye okutulur...kucak dolusu sevgiyle,iyi ki varsınız:)))

Didem KANDEMİR 
 05.10.2011 21:07
Cevap :
Merhaba Didem Hanım, öncelikle bu çok özel ve güzel sözlerinize, yorumunuza, katkınıza, katılımınıza gönül dolusu teşekkür ederim. Ve evet, doğru söze ne denir, önünde saygıyla eğilinir, sevgiyle gönüllere dahil edilir. Ben de bu vesileyle değerli teyzenizi rahmet ve dua ile yad ediyor, sizin de zaten çok başarılı olduğunuz o doğru yolunuzda ve sözünüzde, hep doğru, hep güzel yazılarınızla var kalın, hep varolun diyorum. Ve sevdiklerim için yine hep ettiğim bir duayı yolluyorum yüreklerce size... Allah her daim değerinizi bilenlerle karşılaştırsın... Sevgilerimle...  05.10.2011 22:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 1643
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3039
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster