Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '16

 
Kategori
Genetik
Okunma Sayısı
114
 

Kanser ölümsüzlük Şifresi

Kanser ölümsüzlük Şifresi
 

şimdilik illet


KANSER,  EVRİMİN TA KENDİSİ Mİ ?….

Hani canlı doğanın evrimsel süreçlerle çeşitlendiği, ilkel kimyasal yapılardan bunca canlı türlere ulaştığı iddiasını taşıyan Darwinist teorinin süregelen işlevini gözden kaçırıyor olmamızın nedeni insan merkezci düşünce yapımız olduğuna dair hadimi aşan bir konuya dalıyorum. Affınıza sığınarak.

Her şeyin insan için olduğuna dair inançların kutsal metinlerdeki anlatımı nedeniyle sorgulamadan tıkanmış insan merkezci kültür, bilimle çok büyük bir çelişki taşıdığına bakılmaksızın halen hararetle savunulan bir yanlış olarak genel kabul görmektedir. Çok yakın zamanlara kadar – Böyle gelmiş böyle gider – sanılarak tarif edilen Evren ve içinde yuva kurduğumuz gezegenin uzun bir zaman yolculuğundan insansız geldiği ve gene uzun bir zamanı da insansız sürdüreceği büyük ihtimali göz ardı edilir. Sürekli ve bizim Dünya boyutlarına ve hareketine göre kavramakta zorlandığımız büyük hızlarla değişim içinde olan Evren ve içindeki yuvamızın şu anki durumunun sabit ve kalıcı olduğunu algılamamızın yanılgısı içinde olduğumuzu kabullenmeliyiz öncelikle.

Dünyanın güneş etrafındaki dönüş hızı 108.000 km,
Güneş sisteminin galaksi merkezi etrafındaki dönüş hızı 720.000 km,
İçinde 200 milyar yıldızı bulunduran Samanyolu galaksisinin uzay içindeki hızı ise 950.000 km dir.

Nihayet Evrenin genişleme hızının ışık hızından yüksek olduğu bilimcilerin son verisi.

Bu bilgiler ışığında, içinde bulunduğumuz, varlığı kuantum fiziğine göre soyut ya da gözlemleyip, nedensellik ilkelerini deneyleyebildiğimiz somut madde olarak algılamak ve  etrafımızı saran her şey hareket ve değişim halindeyken, şu anki durumun sabitlenmiş bir düzen ve bu düzen içinde insanoğlu, tüm canlılar ve tüm şeyleri amaca ulaşmış son ürün gibi görmek yanlışlığından kurtulmalıyız.

Dünyamıza baktığımızda bizden önce ve bizimle birlikte yaşarken dahi nesli tükenmiş bitki, böcek ve diğer gelişmiş canlıların ve halen gerek yaşam alanlarının yok olması gerek değişen çevre koşullarına ayak uyduramaması sonucu yok olmakta olan türleri de izah etmekte aciz kalırız.

Gelişmiş, karmaşık organizmaların değişim hızına ayak uyduramadan elemine olmaları türlerinin son bulması ile sonuçlanırken, daha basit fakat zor gözlemlenebilen yaşam formlarının değişim ve adaptasyonlarının daha süratli olduğu bakteri ve virüsler dünyasında zamanımız bilimsel imkanlarıyla takip edilebilir duruma geldiğini görüyoruz.. Gün geçmiyor ki değişim geçirmiş bir virüs, genetiği değişmiş bir bakteriden oluşan hastalıktan bahsetmez olsun, mikrobiyologlar, tıpçılar. Bir bakteri ve hücre kolonisi olan vücudumuzun da elbirliği ile enerji dengesi açısından daha sürdürülebilir olması için her an değişim içinde olduğu bilinen bir gerçek. Aslında doğanın kendisi mutasyonlarla değişimi sürdüren bir yapı.

İşte Bu bakış açısından sorgulandığında kendi hücrelerimizden daha akıllı, yeterli, yaşam becerisi olan kanser hücrelerinin uzun, hatta bilindiği kadarıyla sonsuz yaşam için bir evrim mutasyonu olduğunu, kesin olmayan bir yargıyla da olsa ifade etmekten çekinmiyorum.

ÖLÜME ÇALIM ATAN KANSER HÜCRELERİ

 

Açıklama: http://img03.blogcu.com/v2/images/editor/e/s/e/esenkal/309397773458319_1260733199.jpgÇin’de yapılan bir araştırma kanserli hücrelerin, normal hücreler gibi ölmediğini ortaya koydu.

Hong Kong’taki Çin Üniversitesi araştırmacıları, kanserli hücrelerin, normal ömrünü tamamlayan sağlıklı hücrelerin intihar etmelerini sağlayan mekanizmayı bozarak yaşadıklarını ortaya çıkardı.

Kendileri için yeni damar yolları üreterek beslenen, vücudumuzun savunma sistemine karşı savuma stratejileri geliştirip, B ve T lenfositlere karşılık bir dizi kimyasal üreterek direnen vücudun katil hücrelerinden gizlenen , hücre dış yapısını kalın bir yağ tabakasıyla koruma altına alan, hücre ölümü apoptozisi engelleyen ve sınırsız, sonsuz çoğalmayı becerebilen bu evrimleşmiş hücre bizim arkaik hücrelerimizin milyon yıllardır beceremediği ölümsüzlük ipliği – telomer i de – yenileyerek sonsuz yaşamı şimdilik hücre bazında becermiş görünmektedir.

Bu hücre, doğal seleksiyonun bir parçası olarak bu duruma henüz yatkın olmayan sistemin çökmesine yani ölümlerle sonuçlanan bir yıkıma sebep olurken, insanoğlunun önemli bir adım ötesine doğru evrimleşmesinin bedeli olarak kayıplarımız daha uzun müddet devam edecek gibi görünüyor.

Tek bir hücrenin yaşamda kalım için, evrende bildiğimiz en zeki varlık olarak trilyonlarca nörön hücresinin iletişimi ile çalışan beynimizden ve tüm insanoğlunun ortak zekasından daha bilgiç oluşunu anlamamızda, inanılır gibi değil.

Neticede evrim devam ediyor. Geleceğin belki çok uzun belki de sonsuz yaşamlı türünün ortaya çıkmasına neden olacak bu süreç, ölümsüz olarak çok kıymetli ve kolay harcanamaz bir yaşam sunacağından hiçbir dava uğruna ölümün göze alınamayacağı alt soylarımız insanlık geleceği için günümüzün belası kansere katlanan bir geçiş nesli olarak anılacağız.

Bu illete yakalanarak hayatını kaybetmişlerin yakınlarına sabır, halen mücadele eden hastalara şifalar dleğimle.

Saygılar.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 248
Kayıt tarihi
: 14.10.11
 
 

İstanbul 1946 doğumlu, gazetecilik yüksek okulu eğitimliyim. Müzik ve her türlü spor aktivitesi y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster