Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
834
 

Karşı pencereden bakmanın tadı

Karşı pencereden bakmanın tadı
 

Hafta içinde yakın bir arkadaşımın yaşadıklarını paylaşırken bu konuda yazmak aklıma geldi. Ve sorunlarını dinlerken tekrar anladım ki her zaman karşılaşabileceğimiz ve ihtiyacı olan bir arkadaşımıza yardım eli uzatabileceğimiz mesafedeyiz. Hani hep dilimizden düşürmediğimiz “empati” sayesinde.

Empati kurmak, kendini karşı tarafın yerine koymak, olaylara onun bakış açısından bakması ve hissetmesi çabası değildir. Kısaca ‘ben olsam ne yapardım’ diye sormak değil, bu insan böyle bir durumda nasıl davranır diye anlamaktır.

Neden olsun ki? Kendinizi kimin yerine koyarsanız koyun, siz yine de o durumda aynı şeyi yaparsınız, çünkü siz sizsiniz. Empati kurmak, karşı tarafı tanımak ve “bu insan böyle bir durumda ne yapar, nasıl davranır” sorusuna cevap bulmak değil midir? Peki, karşımızdaki kimdir? Yetiştiği çevre, aile ortamı, öğrenim ve eğitimi, sosyoekonomik ve kültürel durumu, hobileri, amaçları ve korkuları nelerdir? Dünyası nasıl bir dünyadır ?

Yine okuduklarımdan aklımda kaldığı kadarı ile empati kurulurken aşırıya kaçılmaması. Unutmayalım ki, empatinin aşırısı, ‘sempati’dir. Sempati ise bildiğiniz gibi sözcük anlamıyla; yakınlaşma, acımak, taraf olmak demektir. Bazı kişilerin güçlü empatik yaklaşımı sempatiye kaçabilir. Kendimizi sempati duyduğumuz kişinin yerine koymamıza, onu anlamamıza gerek yoktur; sempatide “taraf” olmak esastır. Karşımızdaki kişiye sempati duyuyorsak, onunla acı çekeriz ya da seviniriz. Empati kurduğumuzda ise karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini daha iyi anlama fırsatını yakalarız.

Evet, mükemmel olmamız gerekmiyor ama empati konusunda ne kadar kendimizi geliştirebilirsek sorunu olan veya sorun yaşadığımız arkadaşımıza o kadar ulaşmayı başarabiliriz. Kendi cümlelerimiz ile ve mümkün olduğunca basit bir dille, ne söylediğini anladığımızı gösteren kısa ve öz cümleler kurmaya özen göstermeli, hem beden dilini kullanarak hem de sözlü olarak kendisini anladığımızı ifade etmeliyiz. Böylece karşımızdaki arkadaşımız, bizim kendisini dikkatle dinlediğimizi ve değer verdiğimizi hissedecektir. Onun duygularını anlamalı ve kalbimizle dinlemeliyiz. Ve yine konuşmalarımızda arkadaşımıza “ben” yerine “sen “ duygusunu vermeliyiz.

Empati kurmak, algıladıklarınızı açık açık ortaya dökmek değil, sadece anlamak ve arkadaşımıza anladığımızı hissettirmektir. Anlamak ve anladığımızı hissettirmek.

Şimdi düşünüyorum da insanlara itici gelen davranışların bunların tersi davranışlar olduğunu anlıyorum.Ne kadar büyük zaman kaybı.Ne kadar büyük insan kaybı.

Kıssadan hisse anonim bir yazı ile yazımızı noktalayalım isterseniz ;

“ Bir köylü eşeğiyle katırını iyice yükleyerek şehre doğru yola çıkmış. Yol uzun, hayvanların yükü ise oldukça ağırmış. Katıra göre biraz daha yaşlıca olan eşek düz yolda, zorlanarak da olsa vaziyeti idare edebilmiş. Ancak dağa tırmanırken, bakmış ki dayanamayacak, katıra yükünün ağır geldiğini ve birazını alıp ona yardımcı olmasını rica etmiş. Katır bu ricayı duymazlıktan gelmiş ve bir süre daha yola böylece devam etmişler. Sonra birden, zavallı eşek o ağır yükün altında düşmüş ve ölmüş.

Yola devam etmek zorunda olan köylü, bunun üzerine; önce, ölen eşeğin üzerindeki yükü almış ve katırın yükünün üstüne eklemiş. Daha sonra, ölen eşeğin derisini yüzmüş ve onu da katırın sırtına atmış.

Katır yaptığından pişman, yükü eskisinin iki katından fazla, “Ettiğimi buldum. Eğer eşeğe ihtiyacı olduğunda biraz yardım etseydim, şimdi bu halde olmazdım” diyerek, iç çekmiş. “

Resim: www.img.blogcu.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Karşı Pencereden bakmanın tadı …Anneler günü, doğum günü, evlilik yıldönümü, bayram, yılbaşı hediyesi, gülleri istemem! Unuturlarsa da gönül koymam! Yeter ki gündelik yükü biraz olsun hafifletsinler! Yeter bana! Katırın akıbetine düşecekler sonunda. Erol Bey! Nasıl desem bilmem ki, Bu yazıya nasıl teşekkür edilmez ki! Harika! Selamlar Alev Meisel.

Alev Meisel 
 23.04.2007 3:02
Cevap :
Bardak taşmak üzereymiş meğerse, ne desem ki şimdi. Senin pencerene gelip oradan bakıyorum, haklısın, ne desem ki ; sen çamaşırı yıka -ben balkona asarım , sen topla- ben katlarım, sen ütüle ben askılara takarım, sen elbise dolabına as- ben sana bir yorgunluk çayı demlerim.. Teşekkürden sonra çayı hak etmiştin :) teşekkürler ve sevgiler..  23.04.2007 22:32
 

Sözde olur da özde biraz zor sanırım.Tamamıyla objektif olmak gerek. Kıssadan hisse daha anlamlı... İş işten geçtikten sonra aklımız başımıza gelebiliyor..

Fatma Köse  
 21.04.2007 22:58
Cevap :
Haklısınız, aklımızın başımıza gelmesi için zamanın geçmesini bekliyoruz inatla. Ama yeterince içten olduktan sonra sözde olanlar özümüze de yansır. Fakat yaşam şartları, gazetelerden okuduğumuz güncel olaylar ve çevremizde şahit olduğumuz olaylar, yaşananlar bizleri bu duygulardan uzaklaştırıyor sanırım. sevgilerimle..  21.04.2007 23:26
 

Doğru "yazı" ya ne denir; elinize sağlık. :)

derinmavi.. 
 10.04.2007 11:19
Cevap :
:) teşekkür ederim. sevgiler.  10.04.2007 17:05
 

Karsi yaka da böyledir. Bu yakadasindir. Yüzerek karsiya gecersin, saf degistirirsin. Örnegin sigara icen birisi idiysen, karsiya gecince sigara icmeyen biri olursun. Yeni yakadan keyifle eski yakayi izlersin. Ama sevinmeye pek gelmez. Cünkü (yine sigara örneginden devam edersek) gün olur, aninda kendi gönlünle yüzerek eski yakana dönebilirsin. Esekle katirin öyküsünden bunu anladim. Belki kel alaka, ama bunu anladim... Güzel blog keyifleri diliyorum size.

pirmete 
 07.04.2007 19:21
Cevap :
:) sorun sigara ise orada içmiyorsan diger tarafta da içmeyebilirsin. İçmek istersen her iki tarafta da içebilirsin. Göze almışsın demektir. teşekkürler.  07.04.2007 22:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 629
Toplam mesaj
: 100
Ort. okunma sayısı
: 807
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

Hayatta iki şey vardır; masallar ve sonuçlar. (Erol Aslan)      ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster