Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '21

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
20
 

Kaşgarlı

Kaşgarlı, Dîvânu  Lugâti’t-Türk

Dilin Önemi

Kaşgarlı Mahmut, dilin ulus demek olduğunun bilincindedir. Dil olmadan ulus olamaz; çünkü dil, ulusun çimentosudur. Dil, bir ulusun var oluş nedenidir. Bireyler arası iletişimi sağlayan, onları birbirine bağlayan, onlardan bir ulus oluşturan dilin gücüdür. Dil, ulusları hayat sahnesine çıkarmakla kalmaz; onları çeşitli etkenlere karşı da korur. Uluslar, var olmak için daha çok kültürel birikimlerinin tüm olanaklarını kullanıldıkları siyasal, ekonomik etkinliklerini sürdürmek için başarılı olmak zorundadırlar. Bu etkinliklerin evriminde kültürün taşıyıcısı olan dili kullanırlar, Dili etkin olarak kullanan uluslar, dünyanın güçlü ülkeleridir.

Diline gereken özeni göstermeyen uluslar, varlıklarını sürdürmekte zorlanır; güçlü ulusların kültürlerinin etkisinde, ulus olma bilincinden uzaklaşırlar. Kısacası dil, ulusların var olmalarının başat öğesidir.

Yapıtın adı

 Kaşgarlı,  Türk yazı dillerinin, diyalektlerinin ve ağızlarının dil özelliklerini saptar. Türk dillerinin, söz varlıklarını derleyerek bir araya getirir Kaşgarlı Mahmut.  Türk dillerine kaynak sağlaması dileğiyle elde ettiği bu bilgileri yazıya geçirerek ortaya koyduğu eserine Dîvânu Lugâti’t-Türk adını vermiştir.

Kaşgarlı Mahmut,yapıtıyla tam olarak bağdaşan bir ad seçmiştir. Gerçekten de Dîvânu Lugâti’t-Türk, Türk soylu halkların dil özelliklerini ve o dönemin söz varlığını olabildiğince ayrıntısıyla ortaya koyan bir “divan” dır…

Kaşgarlı Mahmut, Dîvânu Lugâti’t-Türk Ne Zaman Yazmıştır?

İstanbul Millet Kütüphanesi’nde bulunan elimizdeki tek nüshanın son sayfasında verilen bilgiden Kaşgarlı Mahmut’un Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü 25 Ocak 1072 günü yazmaya başladığı, 10 Şubat 1074 günü tamamladığı açıkça anlaşılmaktadır.

Yazılma amacı

.Araplara, Türkçe öğretmek amacıyla yazılmış olan yapıt, sadece sözlük değildir; sözcüklerin anlamının yanı sıra verilen örnek tümceler, dörtlükler ve dilbilgisi bilgileri ile dönemin kültürü, dil ve ağız özellikleri hakkında da bilgi edinmemizi sağlamaktadır. Kaşgarlı Mahmut, yapıtında belirttiği gibi şu sözüyle böyle bir sözlüğü yazmaktaki amacını dile getirmiştir:

"Türkçe ve Arapça sözcükleri, bu yapıtta birlikte yazmak, ara sıra gönlüme doğar dururdu...”

Kaşgarlı Mahmut, bu yapıtını, Araplara Türkçeyi öğretmek, Türkçenin zengin bir dil olduğunu, Arapçayla boy ölçüşecek nitelikte olduğunu kanıtlamak amacıyla yazmıştırBu nedenle Arapça yazılmıştır. Dîvânu Lugâti’t-Türkün Türk dili ve kültürü bakımından önemlidir. Amacı, Türk dilini Araplara öğretmektir. Bu nedenle Arap alfabesiyle yazılmıştır.

Döneminin yazı dilinin dilbilgisi kurallarını ve söz varlığını, yapıtında toplayan Kaşgarlı Mahmut, bu ölçünlü dil çerçevesinde diğer Türk topluluklarının ağız özelliklerini hem ses hem de söz varlığı bakımından ayrıntılı biçimde ele almıştır. Zaman zaman biçim bilgisi yönünden belirlediği farklılıklara da işaret eden Kaşgarlı Mahmut bu nedenle yapıtına Türk Dilleri Sözlüğü adını vermiştir.

Kaşgarlı, en önemli yapıtı olan Divan’ı Arapça-Farsça Ansiklopedik Sözlük ’ü 1072’de Araplar ’a Türkçe öğretmek amacıyla kaleme almıştır. Divan’da bir de dünya haritası vardır. Sözlük’ te, 8624 sözcüğe yer verilmiştir.

Dîvânu Lugâti’t Türk'ün tek yazma nüshası vardır. Bu nüsha Diyarbakırlı Ali Emiri Efendi tarafından 1917 yılında bir sahaftan satın alınmıştır.

Kaşgarlı,Türkçe sözcüklerin ne anlama geldiğini ve nasıl kullanıldığını gösterir. Dîvânu Lugâti’t-Türkönce Kilisli Rıfat tarafından Türkçeye çevrilmişse de, bu çeviri basılmamıştır. Kitabın çevirisini başkaları da denemiştir. Sonunda Besim Atalay ve Türk Dil Kurumu uzmanlarınca üç cilt halinde Türkçeye çevrilmiş ve TDKtarafından yayınlanmıştır. Dîvânu Lugâti’t-Türkyayınladığı tarihten başlayarak Türkologlarca büyük ilgi ile karşılanmış ve bu konuda bir hayli araştırma ve inceleme yayınlanmıştır.

Yapıtın Besim Atalay tarafından Türkçeye çevrilmesinden sonra Divan üzerinde kitap, makale ve tez çalışmaları olmak üzere birçok yayın yapılmıştır, Türk dünyası için zengin bir belge olan yapıtla ilgili çeşitli çalışmalar devam etmektedir. Besim Atalay'ın çalışması 1939-1943yılları arasında yayınlanmıştır:

Atalay’ın üç ciltlik çevirisinin 1943 yılında yayımlanan “endeks ”inde verilen sözcük sayısı ise 8.783’tür. Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün Özbekistan’daki yayımında ise 9.222 sözcük bulunmaktadır. M. Vefa Nalbant’ın çalışmasında ise Dîvânu Lugâti’t-Türk ’te 5.147’si ad, 3.477’si eylem olmak üzere 8.624 sözcüğün madde başı olarak bulunduğu belirtilmiştir. Verilerdeki bu farklılığın nedeni, bazı çalışmalarda madde başı sözlerin yanı sıra madde içinde örnek tümcelerde geçen sözlerin de söz varlığına katılmış olması ve madde başı sözlerle birlikte değerlendirilmesidir.

Kaşgarlı Mahmut,Türkçenin İslamiyet’ten dolayı Türklerin bulunduğu coğrafyada önem kazanmış olan Arapçadan geri kalmadığını göstermeye çalışmış; sözlüğünde yer verdiği lehçeler (diyalektler) arasındaki farklılıklar, şiirler, atasözleri ve deyimlerle bu amacını gerçekleştirmiştir. Kaşgarlı Mahmut'un bu sözlüğü yazmasındaki diğer önemli bir neden de Araplara Türkçeyiöğretmektir.

Dîvânu Lugâti’t-Türk, Türk dilinin ilk sözlüğü… Türkçenin ilk dilbilgisi kitabı…Bin yıl öncesi Türkçesinin ilk veri tabanı, ilk derlemi…(Akalın,Kaşkarlı Mahmut ve Dîvânu Lugâti’t-Türk ön söz)

Kaşgarlı Mahmut, yapıtını oluştururken o devir Türk illerini dolaşarak notlar alması, kendi derlediği verilere dayanması, yapıtın değerini daha da artırmıştır. Kaşgarlı, yaklaşık 1350 sayfa tutan Divan’ın söz başında, ”Gördüm ki Tanrı devlet güneşini Türkler ’in burçlarından doğdurdu, onlara Türk adını kendisi verdi ve onları ülkelere sahip etti.” Bu övgüyü, Türk” sözcüğünde daha abartmalı olarak yinelemesi çok anlamlıdır:“ Yüce Tanrı,’Benim bir ordum vardır, ona Türk adını verdim, onları doğuda yerleştirdim.” ’Bir ulusa kızarsam, Türkleri o ulus üzerine musallat kılarım.’ diyor. İşte bu Türkler için, bütün insanlara karşı bir üstünlüktür.” (Kurgan, Divan,1,350 [Türk] sözcüğü, Türk Dili, S 253, 1Ekim 1972.

Kaşgarlı,Oğuzcayada ayrıcalık tanımış, Oğuzlar, Oğuzeli ve Oğuzca üzerinde de genişlemesine durmuştur.(Zeynep Korkmaz, Türk Dili, S 253,1Ekim 1972) Kaşgarlı Mahmut, Divan’ı yazma yöntemini şöyle açıklamaktadır: “Türklerin hemen tüm illerini, obalarını, bozkırlarını inceden inceye gezdim, dolaştım. Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil, Yağma, Kırgız boylarının dillerini tümüyle belleğime yerleştirdim.

Dîvânu Lugâti’t-Türk ‘ün önemi

Bu dönemin en önemli yazın yapıtı, kuşkusuz Dîvânu Lugâti’t-Türktür. Bu yapıt, Türk topluluklarının dili, yazını, tarihi, politikası, ekonomik durumu, etnik yapısı, dini inanışı gibi sosyal ve ekinsel  (kültürel) yaşantısını yansıtır. Bir sözlük olan Dîvânu Lugâti’t-Türk’te örnek olarak verilen halk şiirleri, atasözleri, deyimler dil ve ekin( kültür) tarihimiz bakımından son derece önemlidir.

Yapıtının pek çok yerinde Türkleri ve Türklüğü öven Kaşgarlı Mahmut, sözü kendisine getirerek Türklerin en güzel ve en etkili dile sahip bir kişisi olarak en açık anlatan, en akıllı, en iyi eğitimli, en soylu olmakla övünür. Çok iyi kargı kullandığını sözlerine ekleyen Kaşgarlı Mahmut, bu özellikleri sayesinde bütün Türk illerini dolaşıp Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil, Yağma ve Kırgızlarındillerini, sözlü edebiyat ürünlerini öğrendiğini belirttikten sonra bütün bu bilgileri kitabında en uygun bir biçimde sıralayarak düzenlediğini anlatır. ansiklopedik sözlük,  ansiklopedi.

Kaşgarlı Mahmutaynı zamanda ilk Türk dili bilginidir. Türk dilinin tüm inceliklerini bilen Kaşgarlı Mahmut’un amacı, Türkçeyi tüm dünyaya yaymaktı. Türk topluluklarının söz varlığını, sözlü yazın ürünlerini yazıya geçirir. Uygur, Oğuz, Kıpçak, Türkmen, Kırgız, Çiğil,   Yağma, Argu... diyalektlerini(lehçelerini)  Hakaniye Türkçesinde toplayarak Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü yazan Türkoloğumuzdur.(Tahircan Muhammet, Türk Edebiyatı, sayı 420,s.35)

Kaşgarlı,sözlükte dilbilgisi kuralları üzerinde de durur.  Sözgelimi, ”Oğuzlar zaman ve yer adlarındaki –gu ekinin yerine –ası ekini kullanırlar. Örneğin:    Bargu  yerine barasıderler,diye bilgi verir. Türkçenin uzun ünlü yapısını ilk kez Kaşgarlı ortaya koyar.”…Lehçelerin çağdaş sınıflanmasında ilk olarak fonetik ayraçları koyan da odur  (Türkçedeki’ zsesinin temel ses olduğunu, Moğolca ve Çuvaşçadaki” r” sesinin bu harften türediğini ileri süren Altayist görüştür.) ‘g’ sesinin düşmesi gibi fonetik ayraçları ilk saptayan odur.”(Mustafa Canpolat,”Kaşgarlı Mahmut ve Etimoloji”1999)

Kaşgarlı Türkçesi        Günümüz Türkçesi

 aaw                             av                                                                                                       aaq                              ak                                                                                                      aaç                              aç                                                                                                      balığ                           yaralı                                                                                                 kööz                            göz     

Bozkurt, Ön. Ver, s.120)

Kaşgarlı,sözcükleri üçe ayırır: Ad, eylem, harf(edat)=ek. Adları yapıları bakımından şöyle açıklar: Adlar iki türlüdür: Aslında ad olarak konulmuş, türetme yoluyla elde edilmiş olan adlar, mastarlar

Mastarlariki türlüdür: Birincisi: Kendi başına, doğrudan doğruya mastar olanlardır. İkincisi: Aslında mastar olmayıp bağıntı yoluyla mastar olanlardır. Bu çeşitlerinde ”durum” anlamı da vardır .Eylemlerin çekimleri, yapıları verilmiştir. Sözgelimi, emir kipinin çekimi:”bar,kel” günümüz Türkçesi’yle “git,gel”.(11,43)  Eylem türeten ekler:”-len,-ele,-(i)t,-ir,-tir,-gır,-çır,-(i)n,-(i)ş...(Er tarıglandı=Adam ekin sahibi oldu).(Gencan, Türk Dili,S. 253,1Ekim 1972)

Bu yapıt, yalınızca bir sözlük, dilbilgisi değil; Türk ekin ( kültür) değerlerimizi aydınlatan; dil ürünleridir. Yapıtta; şiirler, atasözleri, deyimler, bilmeceler, bulmacalar, ağıtlar, türküler, terimler, efsaneler. halk etimolojisi, destan, halk hekimliği, oyun, halk takvimi vb.  gibi farklı birçok alanda önekleriyle bilgi veren ansiklopedik sözlüktür.  Anlatımı renkli, güçlü bir başvuru kaynağıdır. Sözlük, yalnız Türk dilini değil; gelenekleri, töreleri, inanışları, yaşayışları , Türk folkloru, inançları, töreleri, oyunları, hastalıkları tedavileri, savaşları, tarım araç ve gereçleri, yemekleri, içkileri konusunda bilgi veren seçkin örneklerle zenginleştirilmiş;Türklerle ilgili hemen hemen her bilgiyi içeren ölmez bir yapıttır. Sevgi, aşk, güzellik konularına da değinilmiştir. Sevi kavramı, olağanüstü nitelikte ve somuttur.

Könglüm angar kaynayu                                                                                                                         İçtin angar oynayu                                                                                                                                Keldi manga boynayu                                                                                                                         Oynap mini argarur

Günümüz Türkçesiyle:(Evde sevgilimle oynaşırken/ Gönlüm coştu, kaynaştı./ Kurularak bana geldi,/ Benimle yorasıya kadar oynadı )(I,225,226;Kurgan, Türk Dili, Ekim,1972,s.66–71).

Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün özelliği

Dîvânu Lugâti’t-Türkbesmele ile başlar. Her yazma yapıtta olduğu gibi yapıtın başlangıç bölümünde, Tanrı’ya ve Hz. Muhammed’e övgü cümleleri yer almaktadır. Ancak Kaşgarlı Mahmut bu övgü sözlerinden sonra diğer yazma yapıtlarda örneği pek görülmeyen bir biçimde Türkleri ve Türklüğü över, Türkçe öğrenmenin gereğini bir de hadise dayandırır

Baştan yirmi yedi sayfa tutan ve Türklerle ilgili çok önemli bilgileri içeren bu bölümde, Türk topluluklarının yaşadığı bölgeleri gösteren ilk Türk haritası da yer almaktadır.

Yıllarca birçok güçlüğe göğüs gererek hazırladığını belirttiği Dîvânu Lugâti’t-Türk’te sözleri arayanlar kolayca bulsun diye belirli bir düzene göre sıraladığını da belirten Kaşgarlı, atasözü, deyim ve şiir gibi yazın ürünlerle Türkçenin anlatım derinliğini ortaya çıkardığını söyler. Bunun için yapıtının sözlük bölümünde tanımladığı hemen her sözün, içinde geçtiği örnek tümceleri, şiirleri, atasözleri ve deyimleri vermeye özen gösterir, Kaşgarlı Mahmut.

Sonuçolarak diyebiliriz ki: Kaşgarlı Mahmut’un Türk dili, Türk kültürü, Türk dünyası bakımlarından eşsiz bir değere sahip bulunan ve tükenmez bir inceleme kaynağı niteliğini korumakta olan Dîvânu Lugâti’t-Türk üzerinde daha birçok araştırma yapılabilir

Zehra Çiçek, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 378
Toplam yorum
: 1287
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2360
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster